Ankara
Büyükelçilik konutunda düzenlenen etkinliğe, Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd, Pakistan-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik, Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) Genel Direktörü Zehra Zümrüt Selçuk, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, Jeostratejik Öngörü Enstitüsü Başkanı Güray Alpar, Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkan Yardımcısı Alper Tan ve çok sayıda davetli katıldı.
Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, iki ülkenin marşlarının okunmasıyla devam etti. Davetlilere, "Keşmir ile dayanışma" konulu video gösterimi yapıldı. Cüneyd, burada yaptığı konuşmada, "Kısa süre önce vefat eden ve Keşmir'in haklı davasının simgesi olarak bilinen Bakan Sukarno'nun kaybı nedeniyle en derin taziyelerimi sunarak başlamak istiyorum." dedi.
Programın, mazlum Keşmir halkı için Türk halkının sesini yansıttığını belirten Cüneyd, "Buradaki varlığınız, dünyada hala adaletin ve hakkaniyetin var olduğunun bir göstergesidir. Kalpten ve akıldan gelen sözleriniz, sadece kelimeler değil; insanlık, onur ve özgürlük hakkına inanan tüm özgürlük severler için çok değerli mesajlardır." dedi.
Cüneyd, Türkiye'nin, Keşmir konusunda dünyaya her zaman örnek olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Türk halkının Keşmir davasına verdiği desteğin olağanüstü olduğunu kaydetti. "Türkiye gibi ülkelerin Keşmir davasına verdiği destekten gurur duyuyoruz. Filistin ile Keşmir arasında açık paralellikler vardır. Her ikisi de Birleşmiş Milletler'in çözümsüz bırakılmış en eski meseleleridir. Daha ne kadar Gazze'de ve Keşmir'de çocukların ölmesini izlemek zorundayız? Bu soruya insanlık cevap vermelidir." diye konuştu.
Pakistan–Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Şahin, Keşmir Dayanışma Günü'nün bütün özgür dünyaya hayırlı olmasını dileyerek, Pakistan'ın terörle mücadelesinde ve Keşmir mücadelesinde asla yalnız kalmayacağını ifade etti. "Türkiye'deki Türk kardeşleri de hem terörle mücadelesinde hem de Keşmir mücadelesinde Pakistanlı kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz." dedi.
Selçuk, "Bugün, direnişçi Keşmir halkına desteğimizi bir kez daha teyit ediyoruz. Bugün, Keşmirli kardeşlerimizle birlik içindeyiz; onların meşru öz belirleme mücadelesini tanıyor ve haklı davalarına bağlılığımızı yineliyoruz." ifadelerini kullandı. İslam İşbirliği Teşkilatının, Cammu ve Keşmir halkının meşru ve haklı mücadelesinin daima yanında durduğunu vurguladı.
Alpar, "Keşmir'de tekrar tekrar yaşanan insan hakları ihlallerini kınıyoruz." dedi. 1947'den bu yana BM tarafından çözümsüz bırakılan bir meselenin doğurduğu acılarla karşı karşıya kalındığını belirtti.
Kayatürk, Keşmir halkına kendi kaderini tayin hakkının BM tarafından vaat edildiğini hatırlatarak, Türk milletinin Keşmirli kardeşlerinin haklı davasında omuz omuza durmayı sürdüreceğini ifade etti. Mustafa Kaya, uluslararası toplumun, Hindistan'ın yasa dışı işgali altındaki Cammu ve Keşmir'de devam eden insan hakları ihlallerinin sona erdirilmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
SDE Başkan Yardımcısı Tan, Türkiye'nin Keşmir halkının meşru kendi kaderini tayin hakkına verdiği ilkesel desteği yineledi.



