Katoliklerin ruhani lideri Papa 14. Leo'nun yapacağı ziyaretin merkezinde; 1700 yıl önce toplanan Birinci İznik Konsili'nin anılması ve Hristiyan dünyasına birlik çağrısı var. Aslında ziyaret, geçtiğimiz Nisan ayında hayatını kaybeden selefi Papa Francesco tarafından planlanmış ancak Francesco'nun vefatı sonrası ertelenmişti. 14. Leo ise göreve gelir gelmez anma töreninden vazgeçmediğini açıklarken, Eylül ayında yayımlanan bir söyleşide ise, “Günümüz kilise hayatındaki en derin yaralardan biri, Hristiyanlar olarak bölünmüş olmamızdır” diyerek İznik ziyaretinin mesajını vurgulamıştı. Teologlar, Papa 14. Leo’nun bu ziyaretle hem tarihi mirası hatırlatmayı hem de farklı Hristiyan mezhepleri arasında uzlaşma mesajı vermeyi hedeflediğini belirtirken, bir yandan da siyasi ve dini hassasiyetleri tetikleme riskine dikkat çekiyorlar. Eleştirilerin odağında ise ziyaret öncesi Fener-Rum Patrikhanesi'nden yükselen "ekümeniklik" vurguları bulunuyor.
Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretinin merkezinde 325 yılında toplanan Birinci İznik Konsili bulunuyor.
DUA AYİNİ YAPACAK
Papa'nın Türkiye ziyaretindeki ilk durak Ankara olacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek Papa, Anıtkabir’i ziyaret ettikten sonra İstanbul’da din adamlarıyla bir araya gelecek. 28 Kasım’da İznik'teki antik Aziz Neophytos Bazilikası kalıntılarında düzenlenecek Dua Ayini’ne katılacak olan Papa, 29 Kasım tarihinde İstanbul’da 6 bin kişinin katılacağı büyük bir ayin yapacak ve ardında Hristiyan kiliselerin liderleriyle görüşecek.
TEPKİ ÇEKEN SÖZLER
Papa'nın ziyaretine ilişkin tartışma ve tepkilerin odağında ise kullanılan bazı semboller ile Fener Rum Patrikhanesi'nden yapılan açıklamalar bulunuyor. Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi Silivri Metropoliti Maksimos Vgenopoulos, İznik’in bir hac merkezi olduğunu ve Birinci İznik Konsili’nde üzerinde mutabık kalınan öğretilerin günümüzde de geçerliliğini koruduğunu açıklaması tepki toplarken, teologlar bu sözlerin İznik'i Türkiye'den ayrı bir parça gibi gösterme çabası olarak anlaşılabileceğini dile getiriyorlar.
EKÜMENİKLİK VURGUSU
Tartışmaların odağındaki bir diğer konu, Papa 14. Leo’nun ziyaret öncesinde kiliselere gönderdiği “İnanç birliği içinde” başlıklı mektup oldu. Mektupta, kiliseler hem dini tartışmaları bir kenara bırakmaya hem de geleceğe yönelik ekümenik işbirliğine davet edildi. Bu çağrı, birçok çevrede “ekümenik planın merkezi” olarak yorumlandı. Fener Rum Patrikhanesi ise Yunan basınına, Türkiye’den ekümenik tüzel kişiliğinin tanınmasını talep ettiklerini açıkladı.
BİLDİRGE RAHATSIZLIĞI
Tartışmaların odağındaki bir diğer başlık, Papa’nın Fener Rum Patrikhanesi Ruhani Lideri Bartholomeos ile imzalayacağı ortak bildirge oldu. Vatikan programına göre, Papa 29 Kasım’da Patrik ile ortak bir bildirge imzalayacak ve İznik Konsili’nin 1700’üncü yılı gerekçesiyle, Patrikhanenin dünya çapındaki tüm Ortodoks kiliselerinin lideri olduğu tezini yeniden gündeme taşıyacak. Bu durum, Lozan Antlaşması’na aykırılık tartışmalarını yeniden alevlendirirken, Yunan basını da ısrarla Bartholomeos’u 300 milyon Ortodoks Hristiyan’ın ruhani lideri olarak tanımlamayı sürdürüyor. Bu söylemlerin, Yunanistan-Türkiye ilişkileri, Lozan Antlaşması ve uluslararası diplomasi açısından tartışmalı olacağına özellikle dikkat çekiliyor.
Emekli büyükelçi Ahmet Süha Umar ise her fırsatta, “Patrikhane Türk hukukuna bağlı bir kurumdur. Patrik, Türk vatandaşıdır ve devletin protokol düzenine tabidir. Bu gerçeği unutan bir yaklaşım, Lozan dengelerini bozar” ifadelerini kullanıyor.
LOZAN'A UYULMALI
Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol ise Papa’nın ziyareti ve Fener-Rum Patrikhanesinden yapılan açıklamalara eleştirirken, şu uyarılarda bulunuyor: “Ekümenikliği 1949 yılından bu yana, ABD’nin dayatmasıyla ilan ettirmeye çalışıyorlar. Bu oyun, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünü ve ulusal egemenliğini tehdit ediyor. Fener Rum Kilisesi, Lozan Antlaşması ve Anayasamız ile sınırları çizilmiş bir azınlık kilisesidir ve hiçbir temsiliyete sahip değildir.






