Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çökmeye başladığının görüldüğünü, bu dönemde çok daha fazla diyaloğa ve belli kurallara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Fidan, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında moderatörlüğünü TRT World sunucusu Maria Ramos'un yaptığı programda konuştu.
Bakan Fidan, ADF'de her geçen sene işlerin biraz daha iyiye gittiğini ifade ederek, "Daha verimli bir doğrultuda devam ediyor. Katılımcıların sayısı, kapsadığımız konuların sayısı artıyor. Çok çok daha fazla etki yaratmaya başladı dünya siyasetinde." diye konuştu. ADF kapsamında bölgesel konulara odaklanmak istediklerini belirten Fidan, "Diplomasi forumları veya benzer platformlar dünyanın dört bir tarafında, çoğunlukla oralara gittiğiniz zaman hep benzer sorular soruluyor. Küresel sorular veya batı dünyasını ilgilendiren konular hep ele alınıyor. Ancak bizim bölgemizle alakalı olan bölgesel konular bizim için çok daha önemli. Bunları derinlemesine tartışmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Fidan, Ukrayna meselesinin Avrupa ve ABD'de birçok farklı platformlarda ele alındığını örnek göstererek, "Ancak Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar, Akdeniz Bölgesi bunların çok fazla platformda ele alındığını görmüyoruz. O yüzden ADF bize eşsiz bir fırsat sunuyor bölgemiz için ve bölgemiz içerisinde bölgesel çözümler ve fikirler ortaya çıkartması açısından bizim için çok önemli." dedi.
Bakan Fidan, diplomasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu kaydederek, "Bizler çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çökmeye başladığını görüyoruz ve çok daha fazla diyaloğa ihtiyacımız var, belli kurallara ihtiyacımız var." şeklinde konuştu. Fidan, çoğu zaman ülkelerarası ilişkilerin "oto pilotta" gittiğini belirterek, "Ama bir şeyler zorlanmaya başladığında daha fazla işbirliğine, daha fazla iletişime ihtiyacınız var ki taraflardan biri veya hepsi bir kazaya uğramasın veya çökmesin." diye ekledi.
Bakan Fidan, uluslararası sistemde ulus devletlerin daha fazla önem taşıdığını ve bu bağlamda devletler içinde diplomasinin daha önemli olduğunu ifade etti. Fidan, "Soğuk Savaş sonrasında belirlenmiş olan normlar var. Uluslararası camia hep 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan zorlukları ve yıkımları gidermek için çalışmıştı ama 1990'dan sonra uluslararası sistemin yine güncellenmesi gerektiğini düşünüyordu." dedi.
Fidan, bir araya gelinmesi, temel soruların sorulması ve samimi cevaplar verilmesi gerektiğine işaret ederek, "Eğer biz alışageldik sistemin kendi yolunda gitmesini beklersek o zaman önce bir savaş göreceğiz sonra yıkım göreceğiz ve insanlık olarak buradan bu kötü deneyimlerden dersler çıkaracağız." diye konuştu.
Fidan, "Hepimizin bir araya gelmesi, olgun bir şekilde kendi problemlerimizi sahiplenmemiz lazım" diyerek, bölgesel sahiplenmenin önemli bir dış politika kavramı olduğuna dikkati çekti. Fidan, "Biz esasında kendi bölgesel ortaklarımızla çok daha fazla görüşüyoruz. Bu sadece Orta Doğu'yla sınırlı değil, Kafkaslarla sınırlı değil. Balkanlar, Karadeniz bölgesi ve Akdeniz bölgesi de bunun içerisine dahil." dedi.
Fidan, bölgedeki dış politika önceliklerinin başında savaşların ortaya çıkmamasını sağlamanın ve devam eden çatışma varsa buna son vermenin olduğunu belirterek, ancak bu şekilde bölge içerisinde ticaret, kalkınma, güvenlik ve istikrarın mümkün kılınabileceğini söyledi. Fidan, "Aksi takdirde bitmek bilmeyen çatışma ve savaşların istikrarsızlık, ızdırap ve yıkım getirdiğine işaret etti.
Fidan, çok çalışılması gerektiğine dikkati çekerek, "Ukrayna'dan başlayarak Gazze, İran, Afrika ve gerekiyorsa Balkanlar'da mevcut yangınların söndürülmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye'nin perde arkası arabuluculuğuna dair Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda inişler çıkışlar olduğunu kaydederek, her iki tarafa ve arabuluculara bakıldığında ilerleme isteğinin olmasının iyi olduğunu söyledi.
Fidan, Türkiye'nin tarafları diyaloğa devam etmeleri, ateşkese ulaşmaları ve sonrasında bu durumun kalıcı bir anlaşmayla ve çözümle sonuçlanması için cesaretlendirdiğini ifade etti.
Fidan, son olarak, "İsrail güvenlik adı altında daha fazla toprak peşinde" diyerek, İsrail'in politikalarının bölgesel güvenlik mimarisine etkisine dikkat çekti.



