Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan Türkiye Raporu taslağı Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu'nda (AFET) ele alındı. Taslak belgede, Türkiye'nin, Avrupa Birliği'nden (AB) öncelikli beklentileri arasında olan vize muafiyetiyle ilgili bir çağrı da yer aldı. Diğer AB kurumları gibi AP de vize serbestisinde adım atması gerekenin Türkiye olduğu görüşünde ve uzun süredir bu çizgisini koruyor. Taslak belgede, "AP, Türk hükümetini vize serbestisi diyaloğunun yeniden başlatılmasına mani olan kalan engelleri gidermeye çağırır" ifadeleri kullanıldı. Türkiye, kendisinin de onay verdiği 72 kriterden 6'sını aradan 13 yıl geçmesine rağmen yerine getirmedi. AB Komisyonu'nun geçen yılki raporu temel alınarak hazırlanan 11 sayfalık taslak raporda Türkiye'deki durum ve AB'yle ilişkiler de farklı boyutlarıyla ele alındı. AP, Türk hükümetinin katılım sürecini etkileyen eksikliklere ilişkin ciddi endişeleri gidermediği görüşünde.

Gümrük birliğinin güncellenmesi gerektiğinin kaydedildiği taslak raporda Türkiye ile ilgili eleştiriler ise olumlu değerlendirmelerden daha fazla yer aldı. Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı ile ilgili eleştiriler dile getirilirken, hükümetin "Terörsüz Türkiye" adı verdiği süreç olumlu karşılandı.

Türk vatandaşlarına vize muafiyeti sağlanmasına ilişkin süreçte yıllardır ilerleme kaydedilemiyor. Bunun nedeni olarak ise Türkiye'nin vize serbestisi için yerine getirilmesi gereken 72 kriteri tamamlamamış olması gösteriliyor. Ankara, son dönemde eskisine oranla daha az dile getirilse de kalan kriterleri yerine getirmek için çalışmaların sürdüğü vurgusunu zaman zaman yineliyor.

AB kanadı, kalan kriterler konusunda Türkiye'yle görüşmeye ve çalışmaya hazır olduğunu sık sık ifade ediyor. Türkiye'nin vizesiz seyahat hakkından yararlanamayan tek aday ülke olduğunu söyleyen Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas, Türkiye ile çalışmaya hazır olduklarını söylemişti.

AP, Türk hükümetinin AB üyeliği hedefine olan bağlılığını defalarca yinelemesine rağmen katılım sürecini etkileyen eksikliklerle ilgili endişelerin giderilmediği görüşünde. Bu durum, "Türk hükümetinin katılım sürecini yeniden canlandırmaya yönelik gerçek bir kararlılığının olmadığının açık bir işareti" olarak değerlendirildi.

Belgede, "AP, Türk hükümetini, söylemlerden eyleme geçmeye ve hukukun üstünlüğü ve temel özgürlükler alanlarında süregelen eksiklikleri gidermeye davet eder" denildi. AP, Türkiye'deki hukukun üstünlüğü alanındaki erozyon karşısında diğer AB kurumlarının ve birçok AB üye devletinin sessiz kalmasından derin endişe duyduğunu metne yansıttı.

Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci 2018'den bu yana fiilen durmuş durumda. AP, belli bir süredir, mevcut durumda ilerlemenin mümkün görülmediği üyelik sürecinin ötesine bakılmasını savunuyor. Türkiye'nin stratejik öneme sahip bir ülke olduğunun teyit edildiği taslak belgede, karşılıklı stratejik çıkar alanlarında yapıcı diyaloğun sürdürülmesinin ve işbirliğinin derinleştirilmesinin önemine vurgu yapıldı.