İsrail'in İran'a saldırıları sonrası iki ülke arasında başlayan çatışmalarda sekizinci güne girildi. İki ülke arasında karşılıklı saldırılar sürerken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İngiltere, Fransa ve Almanya dışişleri bakanları ile İsviçre'nin Cenevre kentinde bir araya geldi.

Görüşmelerin ardından konuşan Abbas Arakçi, "İran'ın saldırganlık durduğunda diplomasiyi bir kez daha düşünmeye hazır olduğunu" ve "saldırganın işlediği hain suçlardan sorumlu tutulacağını" söyledi. İran'ın nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu yineleyen Arakçi, tesislere saldırıların uluslararası yasaların ihlali olduğunu belirtti.

İran'ın "meşru savunma hakkını kullanmaya devam edeceğini" ekledi ve "İran'ın savunma kabiliyetinin pazarlık konusu olmadığını çok net belirtiyorum" dedi.

İsviçre'nin başkentindeki toplantının ardından yaptığı kısa açıklamada, Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bölgede gerilimin tırmanmasının "kimseye fayda sağlamadığını" ve bu nedenle müzakere kanalının açık tutulması gerektiğini söyledi.

Kallas, her iki tarafın da nükleer ve "daha geniş konularda" görüşmeyi kabul ettiğini ekledi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ise basına verdiği demeçte, "İran'ın nükleer sorununa" askeri bir "kesin çözüm" olmadığını düşündüklerini söyledi.

İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, "İran'ın nükleer silahı olamayacağı konusunda açıktık" dedi. Lammy, kendisinin ve diğer Avrupalı dışişleri bakanlarının İran ile müzakereleri sürdürmeye "istekli" olduklarını ekledi.

İran basınına göre Arakçi, görüşmelerden önce İsrail'in saldırıları durmadan diyalog ve diplomasinin mümkün olamayacağını söyledi. Cenevre'deki toplantı sürerken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de New York'ta İran-İsrail gündemiyle toplanıyor.

19 Haziran'da İngiltere Dışişleri Bakanı Lammy'nin Washington'da Rubio ile yaptığı görüşmede iki taraf, "İran'ın asla nükleer silah geliştirmemesi ya da edinmemesi gerektiği" konusunda hemfikir olduklarını yinelemişti.

"Önümüzdeki iki haftalık süreçte diplomatik bir çözüme ulaşmak için bir fırsat penceresi açıldı," diyen Lammy, bu sürenin iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştı.

İngiltere, bölgedeki güvenlik durumu nedeniyle Tahran'daki büyükelçiliğinde çalışan personeli geçici olarak tahliye ettiğini duyurdu.

Büyükelçilik uzaktan faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek.

Öte yandan İsrail, İran'ı gece boyu savaş uçaklarıyla bombaladığını açıklarken, İran da Cuma günü İsrail'in çeşitli kentlerini hedef almaya devam etti.

İsrail ordusu gece boyunca 60 savaş uçağıyla Tahran'daki hedeflere 120 roket gönderildiğini, hedef alınan tesislerin İran'ın nükleer programıyla ilişkili olduğunu açıkladı. Tahran'daki nükleer silah geliştirmeyle ilgili bir araştırma kuruluşunun da vurulan yerler arasında olduğu bildiriliyor.

Tahran yönetimi ise, Cuma günü erken saatlerde İsrail'e yeni bir füze saldırısı başlattı ve İsrail'in güneyindeki Beerşeba şehrindeki apartmanların, ofis binalarının ve endüstriyel tesislerin yakınlarını vurdu.

Beerşeba kentindeki Gav-Yam Yüksek Teknoloji Parkı vurulan yerlerden biri. Bölgeden gelen fotoğraflarda, Microsoft'un binası yakınlarında başka bir binanın dumanlar içinde kaldığı görülüyor. Bu saldırıda yedi kişinin yaralandığı açıklandı.

Cuma günü ilerleyen saatlerde yapılan hava saldırısı uyarılarının ardından İsrail basını Tel Aviv, Negev ve Hayfa'da füze faaliyetleri olduğuna dair işaretler olduğunu yazdı.

ABD merkezli İran'ı izleyen bir insan hakları örgütü olan İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na göre, İran'da İsrail'in hava saldırıları nedeniyle 639 kişi hayatını kaybetti. Yetkililere göre İsrail'de ise, İran'ın füze saldırılarında 24 sivil öldü.

ABD Başkanı Donald Trump da daha önce İran'a yönelik askeri müdahaleye ilişkin kararını "iki hafta içinde" vereceğini duyurmuştu.

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail ile İran arasındaki çatışmalarda "tarafsız olmadıklarını" ve gelişmelere "gerektiği gibi karşılık vereceklerini" söyledi.

Kasım, çatışmaları "İsrail-Amerikan vahşeti" olarak tanımlarken, Hizbullah'ın bu süreçte pasif kalmayacağının sinyalini verdi.

İran'da şimdiye kadarki en büyük internet kesintilerinden biri yaşanıyor. Ülke genelinde iletişim tamamen durma noktasında.

Dijital haklar savunucuları, İran'daki mevcut internet kesintisini ülke tarihinin "en kötü" internet sansürü olarak tanımlıyor.

Hükümetin 91 milyonluk nüfusun büyük çoğunluğunu dış dünyayla iletişimden koparan ülke çapındaki internet erişimini durdurmasının üzerinden 24 saatten fazla zaman geçti.