Aydın, Anadolu Ajansının (AA) "Dünden Bugüne Arabesk" isimli dosya haberinin üçüncü bölümünde, sanatçı Müslüm Gürses üzerinden arabeskin serüvenine dair açıklamalarda bulundu.

Müzisyen Selçuk Küpçük, arabeskin sadece kendisini dönüştüren bir form olmadığını belirtti. Yazar Muhammed Berdibek ise arabeskte meseleyi göç üzerinden okuyamayacaklarını ifade etti. Aydın, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ve Müslüm Gürses'in arabesk müziğin 3 "baba" isminden biri olduğunu vurguladı. Sanatçının kitlesi itibarıyla özel biri olduğunu belirtti.

Aydın, Müslüm Gürses'in müzikal serüveninde kendisiyle üretime başlayan birçok ismin de önemine değindi. "Müslüm Gürses, bir yandan kendi hikayesini taşırken, etrafındaki söz yazarlarının ve bestekarların hikayesini de taşıyor," dedi.

1970'li yıllarda arabesk kelimesinin müzikal anlamda kullanılmaya başlandığını aktaran Aydın, "Arabeskin kavramsal olarak kullanılmaya başlamasına dair yeterince araştırma yok. 1940'lı yılların ortasında arabesk kelimesinin müzikal anlamda kullanıldığı bir dergi var," diye konuştu.

Aydın, 2000'lerde arabesk müziğin merdiven altı modelinde üretim yapan bir kol haline geldiğini, buna taşra arabeski denildiğini vurguladı. Öne çıkan isimlerin hâlâ dinlendiğini belirtti.

"Arabeskin bittiğini veyahut köreldiğini düşünmüyorum," diyen Aydın, 2000'lerden sonra değişen algılar ve toplumsal yapı ile arabeskin de formunun dönüşmeye başladığını ifade etti.

Aydın, arabesk müziğin zamanla rap, rock gibi tarzlarla dönüşerek dinleyiciyle buluşmaya devam edeceğini söyledi. Ayrıca, arabeskin arka planının detaylı çalışılması gerektiğini vurgulayarak, "Arabesk sadece yorum veya baba figürleri üzerinden değerlendirilince, alanı kısır bir döngüye giriyor," dedi.

Serdar Aydın, arabesk müzik üzerine "Arabesk Antolojisi" adlı bir çalışma yürüttüğünü ve 400 ismin biyografisinin yer alacağı toplamda 7 ciltlik bir eser tasarladığını belirtti. Henüz 2 cildinin yayınlandığını kaydetti.