Moğol göçebelerinin yaptığı narin, antika bir Budist parşömeni, onlarca yıl müze deposunda saklandıktan sonra Almanya'daki Helmholtz-Zentrum Berlin (HZB) araştırma enstitüsündeki ekip, Journal of Cultural Heritage dergisinde yayınlanan bir makalede bu değerli eseri fiziksel olarak açarak zarar verme potansiyelinden dolayı 3 boyutlu X-ışını tomografisi ve yapay zeka yardımıyla parşömenin içini inceledi.

Yüzyıllar boyunca Moğolistan'ın göçebe halkları, sadece kendilerinin ve yük hayvanlarının taşıyabileceği kadar eşyaya sahipti. Budist aileler için bu eşyalar arasında genellikle içinde sanat eserleri, süs eşyaları ve manevi anlam taşıyan nesneler bulunan taşınabilir bir tapınak olan gungervaa da olurdu. En dikkat çekici parçalardan biri ise "dharani" adı verilen, genellikle 4,8 x 1,8 x 1,8 cm boyutlarında, ipek kumaşa sarılı, sıkıca rulo yapılmış küçük dua parşömenleriydi. Bu gelenek, 1921'deki Sovyet destekli Moğol Devrimi sırasında neredeyse tamamen yok oldu ve birçok eser bu süreçte tahrip edildi. Ancak bir tapınak bu dönemi atlatmayı başardı. Kökeni tam olarak bilinmese de bu kalıntı 1932 yılında Almanya'daki Etnoloji Müzesi'ne ulaştı.

Koruma uzmanlarını asıl üzen bir durum ise parşömenin arşive ilk geldiği gibi düzenli olmamasıydı. Depolama için parçalara ayrıldıktan sonra, bazı eşyalar 2. Dünya Savaşı sırasında hasar görmüş ve dört adet yaldızlı bronz heykel ile küçük bir tablo tamamen kaybolmuştu. Yine de kumaş çiçekler ve heykeller de dahil olmak üzere 20'den fazla obje hâlâ Etnoloji Müzesi'nde korunuyor. Bunlar arasında sarı ipek keselerde saklanan üç küçük dharani de bulunuyor.

Birkaç yıl öncesine kadar, bu parşömenlere ulaşmak için arkeologların bu kâğıtları zarar vermeden çıkarması ve açması gerekiyordu. Bu da oldukça riskli bir işti. Bu riski almak istemeyen ekip, ülkenin Federal Malzeme Araştırma ve Test Enstitüsü'nden (BAM) 3 boyutlu bir X-ışını topografik tarayıcı ödünç aldı. Tarayıcı, mikroskobik seviyeden başlayarak bir nesnenin 3 boyutlu görüntülerini oluşturmak için sert X-ışınlarını kullanan gelişmiş bir görüntüleme yöntemi olan sinkrotron tomografisine dayanıyor. Genellikle mühendislik ve malzeme bilimlerinde kullanılsa da koruma uzmanları bu tekniği kültürel ve arkeolojik çalışmalar için giderek daha fazla kullanmaya başlıyor.

Ancak tarayıcıyı bu parşömenler üzerinde kullanmak bir zorluk çıkardı. Cihaz, parşömenin tamamını tek seferde tarayamayacak kadar dar bir görüş açısına sahipti. Bu yüzden operatörler, parşömeni farklı yüksekliklerden birkaç parça halinde taramak zorunda kaldılar. Tarama sonucunda toplamda 2570 ayrı görüntü birleştirilerek parşömenin tek ve detaylı dijital görüntüsü oluşturuldu. Her bir parşömen, ipek keselerinde saklanmadan önce yaklaşık 50 kez sıkıca sarılmış, 80 cm'yi aşan parşömen şeritlerinden oluşuyordu. Keşifler bununla da sınırlı kalmadı. Araştırmacılar, yapay zeka analiz programlarından yararlanarak parşömenlerdeki kalan mürekkep izlerini de inceleyebildiler. Çin mürekkebi genellikle hayvan tutkalı ve is karışımından oluşsa da uzmanlar, dharani'lerdeki mürekkepte metal parçacıkları tespit etti.

Bir başka beklenmedik keşif ise parşömenlerden birinin içindeki okunabilir bir yazı kısmından geldi. Bir noktada, Tibet karakterlerinin evrensel şefkat için söylenen Tibet Budist mantrası olan "Om mani padme hum" (Tür: "nilüferdeki mücevhere selam olsun") yazdığı görüldü, ancak bu metin anadillerinde değildi. Yazar duasını kaleme alırken Sanskritçe dilbilgisini kullanmıştı. Araştırma ekibi, yöntemin mevcut durumunu ve potansiyelini şu sözlerle ifade ediyor:

Son derece faydalı olmasına rağmen X-ışını tomografisi zahmetli ve henüz standartlaşmış değil. Yine de bu yöntem, içinden umut vadeden metinlerin çıkması beklenen parşömenleri sarmal veya katlı halden açmak için benzersiz fırsatlar sunuyor. Etnoloji Müzesi konservatörü ve araştırmanın ortak yazarı Birgit Kantzenbach ise bu tür çalışmaların önemini şöyle vurguluyor: Bu tür teknolojiler, koruma çalışmalarında büyük bir rol oynuyor. Bir nesne, insanların onda gördüğü anlamla değerlenir, önemli olan da zaten bu anlamın kendisidir zaten.