Modern futbolun 10 numara rolünü ölü ilan ettiği bir dönemde, Arda Güler geçmişten gelen bir hayalet gibi ortaya çıkıyor. Bazı görevlerin asla modası geçmez; '10 numara' da bunlardan biri. Takımlar üç merkez orta saha ya da sahada serbestçe dolaşan sahte dokuzlarla oynamayı benimserken, Türk oyuncu pek çoklarının lüks sayıp vazgeçtiği o lanetli “ara çizgi” bölgesini yeniden hatırlatıyor.

Real Madrid’de şu anda bu rolde sahada bulunması tesadüf değil. Takıma katıldığında, birçok kişi Güler’in Mesut Özil’in doğal devamı olacağını öngörüyordu. 2010-2013 yılları arasında Madrid forması giyen Özil, Bernabéu tribünlerini ayağa kaldıran imkânsız paslarla ’10 numaranın markisi’ olmuştu. Ardından bu bölgede Isco ve James Rodríguez oynadı, ancak pozisyon zamanla ön liberoya feda edildi.

Sakatlığından ekim ortası ya da sonuna doğru dönmesi beklenen Jude Bellingham da 2023/24 sezonunda bu rolde görev almıştı, ancak çok yönlü yapısı onu bir 10 numaradan ziyade gizli bir forvete dönüştürüyordu. İngiliz oyuncu ceza alanına bir kuşatma aracı gibi girerken, Güler bu bölgede doğal bir akışla var oluyor. Hücum kimliğini yeniden tanımlamaya çalışan Madrid’de, oyunun temposunu Arda belirliyor.

İstatistikler ve oyun tarzı
Modern futbolda 10 numara sadece yaratıcılık değil, aynı zamanda özel bir futbol DNA’sı gerektiriyor. Arda Güler bunun vücut bulmuş hâli. %89,8 pas isabetiyle Avrupa’nın beş büyük liginde en isabetli dördüncü 10 numara konumunda. Ancak asıl farkı yaratıcılığında: maç başına 3,3 gol pozisyonu üretiyor (pozisyonundaki tüm oyuncular arasında en yüksek rakam) ve 2,22 kilit pas veriyor. Bu veriler, Xabi Alonso’nun fikirlerini kendi notasına dönüştürebilen bir futbolcunun göstergesi.