Türk yat ve tekne endüstrisi 21–28 Şubat tarihleri arasında Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) organizasyonu ve ED Fuarcılık desteğiyle “Can-Am Bosphorus Boat Show” fuarına hazırlanıyor.
Fuar öncesi düzenlenen basın toplantısında sorularımızı yanıtlayan YATED Başkanı Murat Bekiroğlu, son yıllarda gelen ilave vergi ve vergi artışlarının yanında maliyetlerde yaşanan sıçrama sonucu özellikle küçük ve orta boy teknelere olan talebin düştüğünü söyledi. Bekiroğlu’na “Türkler tekne alıyorlar mı?” diye sorduğumuzda, “Nasıl alsınlar? Önceden diş doktoru, manifaturacı, banka yöneticisi biraz da leasing desteği ile hafta sonu arkadaşları veya ailesi ile balığa çıkmak, denizde vakit geçirmek için 50-150 bin euro arasında değişen tekneler alıyordu. Ne oldu? KDV yüzde 1’den yüzde 20’ye yükseldi. ÖTV geldi. 100 binlik tekne sadece vergilerle 128-130 bin euro oldu. Harçlar, bağlama maliyetleri yükseldi. Finansmana erişim zorlaştı” yanıtını verdi.
Lüks yatlarda pazar değil boy küçüldü
Üç metreden başlayıp 15-16 metreye kadar çıkan küçük tekne ve yatlar satın alan Türk tüketicilerin fiyat ve diğer maliyetler yüzünden kendini geri çektiğini anlatan Bekiroğlu, “Örneğin yılda 70-90 adet satış olurken 30’lara düştü. Bundan en çok yerli üretici zarar gördü. Çünkü bu tip tekneleri daha çok yerli küçük işletmeler üretiyordu. Bir de finansal olarak güçlü olmayanlar zora düştüler” dedi. Lüks taraftaki duruma ilişkin de bilgi veren Bekiroğlu, “Lüks tarafta yerli üretici de ithalatçılar da iş yaptı. Bütün dünyada zengin hâlâ zengin. ‘Kaç yazım kaldı?’ hesabını yapıyor. Kriz de olsa yat alıyor. 50 metre almıyor da 30 metre alıyor. Ama bu sene lükste de zayıf başladı. Hafif bir gevşeme var ama küçülme yok henüz. Esas düşüş küçüklerde. İhracat tarafında ise lükste yüzde 10’u aşan oranda düşüş var” bilgilerini paylaştı.
Yıllık marina maliyeti 1,7 milyonu buluyor
Marinaların aldığı ücretlerin yüksekliği konusundaki eleştirilerini yineleyen Bekiroğlu, “Marinacılara yüklenmiş olmayayım ama tabi bu arz ve talep biraz da devletin aldığı bedellerle ilgili. Tekne ile gelen turist fuar, etkinlik için gelenden kat kat fazla değer bırakıyor. Yatçılık açısından dünyanın en iyi koyları bizde. Herkes buraya gelmek ve kalmak istiyor. Yurt dışından gelen dostlarımız bir sene geçti mesela bir daha gelmek istiyorlar. Rüzgâr, demirleme ve temizlik olarak iyi durumdayız. Sıvı atık toplama teknesi ile 2 milyon litre sıvı atığı topladık koylardan. Bazı marinalarda 40 metre yelkenlinin yıllık maliyeti 650 bin TL’den 1,7 milyona kadar çıkıyor. İstanbul’daki marinalarda yer ve kapasite sorunu var. Yunanistan’da fiyat uygun olsa da kapasite belli. Onlar da fiyatlarını yukarı çektiler. Bir de gitmek gelmek, vize almak onun maliyeti var” ifadelerini kullandı.
Fuara 50 bin kişi bekleniyor
YATED Başkanı Murat Bekiroğlu, YATED Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Aksan, YATED Genel Sekreteri Orhun Şentürk, YATED Genel Müdürü Kadir Karakaya, ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan, ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Emel Yılmaz ve Ataköy Marina Genel Müdürü Artun Ertem’in katıldığı toplantıda verilen bilgilere göre, İstanbul Fuar Merkezi’nde ‘Dünyanın en büyük ikinci kara fuarı’ unvanıyla anılan Can-Am Bosphorus Boat Show’da, 500’ün üzerinde marka, 500’den fazla tekne ve 200’ü aşkın katılımcının yer alması bekleniyor. Sektörün küresel pazardaki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen organizasyonda, 50 binden fazla ziyaretçiyle önemli bir ticari hacim yaratılması hedefleniyor.
Dış pazarlarda zorluklar artıyor
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, 2025’te yüzde 17,4 artışla 2 milyar 243 milyon dolarla tarihinin en yüksek yıllık ihracat seviyesine ulaşan gemi, yat ve hizmetleri sektörü, 2026’ya da hızlı başladı. Sektör ihracatı ocak ayında yüzde 102 artarak 166,9 milyon dolar oldu. Murat Bekiroğlu, ihracatın tekne refit hizmetleri ve bakım-onarım çalışmalarını kapsayan ‘refit’ projelerinden elde edilen gelirle desteklendiğini belirterek, “2026 için beklentilerde bir düşüş öngörülüyor. Özellikle ABD’ye yönelik yeni vergi düzenlemeleri ve Kuzey Avrupa’daki artan rekabet, sektörün karşılaştığı zorlukları artırdı. Avrupa pazarında, en büyük rakipler Polonya ve Norveç olarak öne çıkarken, işçilik maliyetlerinin Polonya’da Türkiye’ye kıyasla daha düşük olması, bu ülkelerin rekabet gücünü artırıyor. Sektörde 2025 yılına kıyasla genel pazarda bir miktar düşüş beklentisi var. Ancak spesifik olarak kaybedilen bir pazar olmadığını söyleyebiliriz” dedi.
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin