Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, güçlü savunmanın sadece sınırda değil; fabrikalarda başladığını vurguladı. "Ordusu olmayanın yurdu olmaz! Ama çağımızda yurdu korumak yalnızca silahaltında bir kuvvete sahip olmakla değil, o kuvveti çağın gereklerine göre besleyen teknolojiye, üretim gücüne, veri kapasitesine ve stratejik akla sahip olmakla mümkündür" dedi. Savunma sanayinde bağımsız bir ekosistem kurulmasının önemine değinen Ardıç, "Yeni dünyada ekonomik güç ile stratejik güvenlik artık birbirinden ayrı düşünülemez. Üretim gücü zayıf olan, kritik teknolojilerde dışa bağımlı kalan ekonomilerin ayakta kalması giderek zorlaşmaktadır" diye konuştu.

Savunma sanayiinde yakalanan ivmenin daha geniş bir sanayi dönüşümüne yayılması gerektiğini belirten Ardıç, "Artık güçlü ülke olmanın yolu, sadece sınırı korumaktan değil, üretim omurgasını da çelikleştirmekten geçiyor" ifadelerini kullandı. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyümesinin beklendiğini belirten Ardıç, ancak büyümenin niteliğinin önemine dikkat çekti. Ekonominin dayanıklılığına karşın, üretim tarafında sağlıklı bir büyüme olmadığını kaydetti.

Tarım sektörünün yüzde 8.8 daraldığını ve sanayinin milli gelir içindeki payının son beş yılda yüzde 26.1'den yüzde 18'e gerilediğini vurgulayan Ardıç, bunun üretim kapasitesinin güç kazanmadığını gösterdiğini belirtti. Ayrıca, net dış ticaretin büyümeyi aşağıya çeken bir unsur haline geldiğini ve bu durumun fiyat istikrarını zorlaştırdığını ifade etti.

Arz kapasitesinin yeterince güçlendirilmediği bir ekonomide, enflasyonla etkili bir mücadelenin mümkün olmadığını dile getiren Ardıç, "Mesele üretimdir, verimliliktir, tarımda ve sanayide arz kapasitesini yeniden güçlendirmektir" dedi.

Son olarak, savaşların ekonomik sonuçlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Ardıç, enerji fiyatlarındaki artışın küresel enflasyon baskısını artırabileceğini ve bu durumun sanayi açısından daha pahalı enerji ve daha zor bir dış ticaret iklimine yol açabileceğini belirtti. Savaşların artık sadece sınır hattını değil, üretim bantlarını da etkilediğini söyledi.