Girit'ten 100 yıl önce Çanakkale'deki Adatepe köyüne göç eden Mavrazade ailesinin dördüncü kuşak temsilcisi Melda As, 6 yıl önce İstanbul'dan dönüş yaptığı memleketinde zeytinyağlı doğal sabun üretiyor. Kadın girişimci As, "Bitkileri araştırmayı ve onlardan yağlar yapmayı çok seviyorum. Bunlarla sabunlarımı geliştiriyorum. Her zaman en doğalını nasıl yapabileceğimi araştırıyorum" diyor.
ÇANAKKALE (AA) - ÇİĞDEM ALYANAK-MEHMET YAVAŞ - Girit Adası'ndan göçen bir ailenin dördüncü kuşak temsilcisi Melda As, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesinde, imalathane ve müzeye dönüştürdüğü ata yadigarı asırlık zeytinyağı fabrikasında, Kazdağları'ndan topladığı bitkilerinden doğal sabun üretiyor.
Melda As, 6 yıl önce aile geleneği olan zeytinyağlı sabun üretimi için kolları sıvadı. "Antik Sabunhane 1924" markasını kuran As, Küçükkuyu'da babası Hasan As'a ait eski zeytinyağı fabrikasında, Kazdağları'nda yetişen bitkileri, zeytinyağı ile harmanlayıp her cilt tipine uygun 50 çeşit sabun üretiyor.
Melda As, AA muhabirine, zor yıllar olması nedeniyle 1924 yılında Küçükkuyu'da zeytinyağı fabrikası kurmanın kolay olmadığını, büyük dedesinin zeytinyağını Küçükkuyu'dan Yunanistan'a göç edenlerin fabrikalarında sıktırdığını anlattı. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu geleneği 1980'li yıllarda babasının devraldığını ve 2018 yılına kadar sürdürdüğünü aktaran As, İstanbul'daki hayatına son verip memlekete dönme kararı aldığını ifade etti.
As, toprağına ve işletmesine sahip çıkmak istediğini belirterek, "Üretim köklerimizde var. Bunu devam ettirmek istedim ve sabuna gönül verdim." dedi. Eskiden odun ateşinde yapılan sabunu, zeytinyağının yanında hediye etmenin bir gelenek olduğunu aktaran As, "Aile defterlerimiz var. Ben de aynı şekilde bu defterleri dolduruyorum. Hangimiz neyi, nasıl yaptıysak aynı şekilde devam ettik. Eğitimlerimi, sertifikalarımı aldım ve sabun üretimini geliştirmeye karar verdim. Kazdağları'nın eteklerinde bize öyle güzel şeyler sunulmuş ki bütün bitkiler elimizin altında. Bitkileri araştırmayı ve onlardan yağlar yapmayı çok seviyorum. Bunlarla sabunlarımı geliştiriyorum. Her zaman en doğalını nasıl yapabileceğimi araştırıyorum." diye konuştu.
As, Küçükkuyu'da eski zeytinyağı fabrikasından dönüştürdükleri "Antik Sabunhane 1924"te hem sabun üretimini yaşattıklarını hem de insanlara kendi hikayelerini anlattıklarını söyledi. Yörede bol miktarda bulunan zeytinyağından sabun ürettiklerini belirten As, "Otlarla maserasyon (bitki materyallerinin su, alkol veya yağ gibi sıvılarla etkileşime girip etkin bileşenlerini serbest bırakması) yöntemiyle sabunları çeşitlendiriyoruz. Örneğin kantaron sabunu. Bölgemizdeki kantaron bitkilerini toplayıp 6 ay zeytinyağında bekletip kantaron yağını üretiyoruz. Zeytinyağı ve kantaron yağı ile karıştırıp sabunu yapıyoruz." diye konuştu.
As, imalathanede 50 çeşit sabun ürettiğini belirterek, daha çok insanların kullanımına yönelik sabunlar yapmak istediğini söyledi. "Sabun özellikle Kovid-19 salgınından sonra önemli bir hal aldı. Cildimiz nemlensin, temizlensin ve kurumasın istiyoruz. Kolajen de kullanarak buna yönelik sabunlar yapmaya başladık. Egzaması, sedefi olanlar için cildi rahatlatacak ve kimyasal madde kullanılmayan sabun üretiyoruz. Doğal yöntemle cildimizdeki birçok problemi çözebiliyoruz. Tüketicilere de temizleyici olarak sabun kullanın diyoruz. Ancak kuru cilt ve yağlı cilt farklı, o yüzden doğru sabunu seçmek çok önemli."
As, sabun yapımının yanı sıra aynısefa, kantaron ve civanperçeminin kremlerini de kimyasal kullanmadan doğal yağlarla yaptığını anlattı. Türkiye'nin yanı sıra yurt dışına da satış yaptıklarını belirten As, "Atölyede 4 kişi çalışıyoruz. 2 günde 1 üretim yapıyoruz. Bir gün döküyoruz ertesi günü kesiyoruz. Sabunun kuruması lazım. Bir ay bekletiyoruz. O yüzden stoklu çalışıyoruz. Ayda 10 bin sabun satışı yapıyoruz." dedi. Melda As, butik üretime devam etmek istediğini ve dünyanın birçok ülkesinde ürünlerini satmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.



