Dr. Muhammed Berdibek’e göre ABD ile İran arasında henüz ortak bir müzakere zemini oluşmuş değil. İran, özellikle ablukanın kaldırılması şartı karşılanmadan masaya oturmak istemiyor. Trump’ın çelişkili açıklamaları ise bir müzakere stratejisinden çok “kontrol kaybı” olarak değerlendiriliyor. Savaşta beklenen sonucu alamayan ABD’nin yeniden abluka politikasına yöneldiği, Trump’ın ise artan ekonomik ve siyasi maliyet nedeniyle hızlı bir anlaşma arayışında olduğu ifade ediliyor.

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Muhammed Berdibek, ABD ile İran arasındaki müzakere sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Berdibek, mevcut tabloya bakıldığında iki tarafın da henüz ortak bir anlaşma zemini oluşturamadığını belirterek, “Çok sorun oluşturacağını zannetmiyorum. Çünkü iki taraf da belli bir düzeyde bir anlaşma çerçevesi çizemiyor. Masaya getirilecek bir düzlem oluşmamış gibi duruyor. İki tarafın açıklamaları da son ana kadar birbirlerini beklediklerini gösteriyor. Ancak nihai bir sonuç çıkmayacağını düşünen özellikle İran tarafı, masaya gelmemekte ısrar ediyor.” dedi.

İran’ın müzakere öncesi bazı şartlarının olduğunu vurgulayan Berdibek, “İran, kendi şartlarının masaya gelmeden önce karşılanmasını istiyor. Bunların başında ablukanın kaldırılması geliyor. Daha önce Lübnan şartını öne sürmüş ve bu kısmen karşılanmıştı. Şimdi ise abluka kartını masaya koyuyor ve bu şart karşılanmadan masaya oturmayacak gibi görünüyor. Bu durumun İran’a çok büyük zarar oluşturacağını düşünmüyorum.” ifadelerini kullandı.

Tarafların her an yeniden masaya oturabileceğini belirten Berdibek, “İki tarafın da masaya oturma ihtimali her zaman var. Ancak bu tür süreçlerde taraflar birbirlerini dengeleyerek ve gözetleyerek hareket eder.” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın çelişkili açıklamalarına da değinen Berdibek, “Trump, anlaşma sanatını çok iyi bildiğini ifade ediyor. Ancak sadece aynı gün içinde değil, aynı konuşma içerisinde bile birbirine tezat açıklamalar yapabiliyor. Bu durum, bence bir müzakere ustalığından ziyade kontrol kaybıyla ilgili.” değerlendirmesinde bulundu.

Berdibek, savaş öncesinde daha avantajlı bir anlaşma ihtimali olduğunu savunarak, “Trump savaş öncesinde hem nükleer hem de ticari anlamda daha kârlı bir anlaşma yapabilirdi. Ancak savaş yolunu seçti ve istediğini elde edemedi. Şu anda ise ABD’nin 1979’dan beri uyguladığı çevreleme ve abluka politikasına geri dönmüş durumda.” dedi.

Trump’ın süreçte ciddi bir baskı altında olduğunu ifade eden Berdibek, “Trump bu süreçte sıkıştı. Kasım ayı yaklaştıkça ekonomik maliyetin farkında. ABD’de orta ve alt sınıf üzerindeki etkileri görüyor. Bu nedenle bir an önce anlaşma yapmak istiyor.” diye konuştu.

Trump’ın Venezuela ve Vietnam örneklerine yaptığı atıfları da eleştiren Berdibek, “Trump, ‘Venezuela’yı 45 dakikada çözdüm, Vietnam’ı daha erken çözebilirdim’ diyor. Ancak İran, Vietnam’dan bile daha karmaşık bir senaryo. Önce mevcut krizi çözmesi gerekir. Bu tür açıklamalar, ne yaptığını tam olarak bilmediğini gösteriyor.” dedi.

ABD’nin savaş sürecinde en etkili hamlesinin abluka politikası olduğunu vurgulayan Berdibek, “Abluka, savaştan daha etkili olabilir. Eğer Trump baştan planlı hareket etseydi, böyle bir sürece girmez ve istediği anlaşmayı savaş öncesinde elde edebilirdi. İran da o dönemde hem nükleer hem ticari konularda belirli esneklikler gösteriyordu.” ifadelerini kullandı.

Savaş sürecinde beklenmeyen gelişmelere dikkat çeken Berdibek, “İran’ın ciddi bir balistik füze kapasitesine sahip olduğu görüldü. Ayrıca Hürmüz Boğazı kartını çok etkili kullandı. Eğer bu iki unsur olmasaydı, bugün çok farklı bir Orta Doğu konuşuyor olabilirdik.” dedi.

Trump’ın hızlı sonuç alma beklentisinin başarısız olduğunu belirten Berdibek, “Grönland ve Venezuela örneklerinde hızlı sonuç alınması, Trump’ta yanlış bir algı oluşturdu. Ancak İran’da bu yaklaşım duvara çarptı.” değerlendirmesinde bulundu.

Son olarak sürecin siyasi boyutuna değinen Berdibek, “Trump, İsrail’i karşısına almak istemiyor. Ancak savaşın beklenen sonucu vermemesi nedeniyle bir ara formül üretmeye çalışıyor. Ateşkes süreci bir yandan İsrail’i sınırlarken diğer yandan İran’ı abluka ile baskı altında tutuyor. Trump’ın bu süreci kademeli şekilde yöneterek İran dosyasından çıkmaya çalışacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.