Avrupa başkentlerinde, Washington’ın Moskova-Kiev hattındaki süreci kendi inisiyatifiyle ve hızla ilerletmesi ciddi rahatsızlık yaratıyor. Alman Der Spiegel’in aktardığına göre, Avrupalı liderler bu endişelerini kapalı kapılar ardında açıkça dile getiriyor. Habere göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçtiğimiz günlerde Ukrayna lideri Volodimir Zelenski ile yaptığı telefon görüşmesinde “ABD, Ukrayna’yı satabilir” uyarısında bulundu.
Ukrayna savaşı bağlamında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yürüttüğü görüşmelere Avrupa cephesinde giderek daha kritik ve olumsuz bir yaklaşım sergileniyor. Avrupa liderleri, “Washington, Zelenski’yi yalnız bırakmaya hazırlanıyor” mesajını vermeye başladı. Önce Der Spiegel, ardından The Wall Street Journal, Zelenski ile on Avrupa ülkesinin liderleri arasında yapılan telekonferansın detaylarını yayımladı. Görüşmeye Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Polonya Başbakanı Donald Tusk, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın da katıldığı belirtildi. Bu kayıtlara göre Fransa, Almanya, İngiltere, Finlandiya ve NATO yönetimi, Trump’ın Ukrayna’yı Moskova’ya taviz olarak sunabileceği görüşünde birleşiyor.
Kayıtları basını sızdırılan çoklu liderler görüşmesinde ABD’nin izlediği Ukrayna politikasını en çok eleştiren kişi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron oldu. Habere göre Zelenski’yi ABD konusunda uyaran Macron, “Ukrayna toprakları konusunda ABD’nin ihanetiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Washington ile herhangi anlaşma yapmadan Ukrayna için çok sağlam güvenlik garantileri talep etmeniz ve bunları almış olmanız lazım” ifadelerini kullanıyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in de durumun son derece kritik bir aşamada bulunduğuna dikkat çekerek, “Önümüzdeki günler son derece dikkatli olmalısınız. Onlar (Steve Witkoff ile Jared Kushner) sizinle ve bizimle tuhaf bir oyun oynuyorlar” sözleriyle Zelenski’yi uyardığı belirtiliyor.
Avrupa ülkeleri arasında ABD Başkanı Trump’a en yakın isimlerden biri olarak tanınan Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksander Stubb da ABD tavrını eleştirerek, “Biz Avrupa olarak Zelenski ve Ukrayna’yı adamların (Steve Witkoff ile Jared Kushner) eline bırakmamalıyız. Bir şekilde devreye girmemiz gerek” dediği aktarılıyor. Görüşmede söz alan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de, “Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksander Stubb ile hemfikirim. Ukrayna’yı bu adamlardan korumalıyız” diyor.
Avrupalı liderlerin endişesinin arka planında, Washington’ın Moskova ve Kiev’le yürüttüğü barış temaslarında Avrupa’yı dışarıda bırakması ve süreci “yüksek hızda” ilerletmesi yatıyor. Avrupa başkentlerinde, ABD’nin olası bir anlaşmanın ihlali durumunda Rusya yeniden saldırırsa ne yapacağına dair netlik sunmamasından ciddi rahatsızlık duyuluyor.
ABD’nin Ukrayna ve Rusya politikalarına sert eleştiriler getiren Avrupa ülkeleri bir yandan da müzakere masasında kendisine yer bulmaya çalışırken, Kremlin’den “tek muhatabımız ABD” açıklaması geldi. Rusya lideri Vladimir Putin’in dış politikadan sorumlu yardımcısı Yuriy Uşakov, Rus ordusunun yayın organı “Zvezda” kanalına, “Rusya, Ukrayna ihtilafının çözüme kavuşturulması için ABD ile çalışmaya devam etmeye kararlı. Avrupa’nın sunduğu plan ve öneriler artık geçerliliğini yitirmiştir, muhatabımız değiller” açıklamasını yaptı. “Avrupa ülkeleri ihtilafın çözümüne katkı sağlamıyor” diyen Uşakov, “Ortaya attıkları öneriler bizim açımızdan kabul edilir değil ve Rusya çıkarlarını göz önünde bulundurmuyor. Başkan Putin’in Amerikan tarafıyla yürüttüğü görüşmeler bence çok daha olumlu ve verimli” ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği ülkeleri Rusya Merkez Bankası’na ait dondurulmuş varlıkların Ukrayna için “tazminat kredisi” teminatı olarak kullanılması yönündeki tartışmaları sürdürürken, Bloomberg, Washington yönetiminin de tartışmaya dahil olduğunu ve “paraya dokunmayın” baskısı yaptığını ileri sürdü. Bloomberg’e konuşan Avrupalı diplomatlara göre ABD’li yetkililer, bu varlıkların Kiev ile Moskova arasında bir barış anlaşmasını kolaylaştırmak için gerekli olduğunu ve “savaşın uzatılması amacıyla kullanılmaması gerektiğini” öne sürüyor. ABD cephesinin bazı AB ülkelerini olası planı engellemeleri için ikna etmeye çalıştığı iddia edilirken, Washington Rus varlıklarını Moskova ile yapılacak gelecekteki barış müzakerelerinde olası bir pazarlık aracı olarak görüyor ve fonların savaş sonrası yatırımları ABD denetimi altında finanse edebileceğini savunuyor. Washington’ın ilk Ukrayna barış planı taslağında, Rus varlıklarından 100 milyar doların Ukrayna’nın yeniden inşasında kullanılması öngörülüyordu.




