Yayınlanma:
17.10.2026- 09:59
Son Güncelleme
17.10.2026 - 10:21
(Fotoğraf: Reuters)
Avrupa'da öğrencilerin eğitim hakkı için başlattığı eylemler, işçi sınıfının ücret, sosyal haklar ve kamu hizmetleri mücadelesiyle kesişmeye başladı. Fransa'da 13 Ekim'de düzenlenen gösterilere İçişleri Bakanlığı'na göre 161 bin 500, gençlik sendikalarına göre ise yaklaşık 480 bin kişi katıldı. Haftalardır okulları bloke eden lise öğrencileri, öğretmen açığına, kalabalık sınıflara ve eğitim bütçesindeki yetersizliğe karşı mücadele ediyor. Hükümetin 3 bin yedek öğretmen görevlendirme kararı da eylemleri sona erdirmedi. Şimdi gözler bugün Sarı Yelekliler, öğrenciler ve sendikaların ortak katılımıyla gerçekleşen protestolara çevrildi. Sendikalar ve grupların açıklamalarında ülke genelinde 768 ayrı protesto gerçekleştirildiği vurgulandı. Fransız hükümeti, protestoların genişlemesi ihtimaline karşı sert önlemler aldığını açıklarken öğrenci kuruluşları, farklı toplumsal mücadelelerin birleşmesi çağrısını sürdürüyor.
Fransa'da öğrenciler, öğretmenler ve sendikalar bugün Sarı Yeleklilerle birlikte binden fazla noktada protesto gösterileri düzenleyecekler. Belçika'da işçilerle öğrenciler kemer sıkma politikalarına karşı yürürken Arjantin'de üniversite öğrencileri ve akademisyenler, Milei hükümetinin bütçe kesintilerine karşı protestolarını sürdürüyor. (Reuters)
FRANSA'DA 1968'İN HATIRASI
Fransa'daki hareketin başlangıcında, eylül ayında Paris'teki liselerde yaşanan öğretmen eksikliği ve eğitim koşullarına yönelik protestolar bulunuyor. Ancak eylemler kısa sürede Paris'ten Marsilya, Lyon, Lille, Nantes, Bordeaux ve Toulouse'a kadar yayıldı. Öğrenci sendikası Union Syndicale'in Başkanı Ryad Rani, bugün Sarı Yeleklilerle birlikte kitlesel gösteriler düzenleneceğini açıkladı. Öğretmen sendikası SNES-FSU'nun Genel Sekreteri Sophie Vénétitay da ortak taleplerin bulunduğu yerlerde eylemlere katılacaklarını ifade etti. Sarı Yeleklilerin gündeminde akaryakıt fiyatları ve hayat pahalılığı bulunurken öğrenciler de daha fazla öğretmen, eğitim bütçesi ve kamusal yatırım istiyor. 1968'de öğrencilerin eylemlerinin işçi grevleri ile birleşmesini hatırlatan gelişmeler, Fransa'da farklı toplumsal taleplerin ortak bir mücadeleye dönüşebildiğini de gözler önüne seriyor.
KEMER SIKMAYA KARŞI AVRUPA'DA ORTAK MÜCADELE
Belçika'da 9 Ekim'de yaklaşık 30 bin kişi, hükümetin bütçe kesintilerine karşı Brüksel'de düzenlenen sendika eylemine katıldı. Öğrenciler, işçilerle birlikte yürüyerek eğitim harcamalarının azaltılmasına, artan yaşam maliyetlerine ve sosyal hakların geriletilmesine karşı çıktı. Polis, gösterilerin bir bölümünde göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. İtalya'da öğrencilerin eğitim koşullarına yönelik eylemleri sürerken Taranto'daki eski Ilva çelik fabrikasının işçileri, binlerce kişinin geleceğini etkileyebilecek hükümet planlarına karşı beş gün boyunca grev ve yol kapatma eylemleri gerçekleştirdi. İspanya'da ise gençlerin barınma ve ücret talepleriyle bağlantılı protestolar, 11 Kasım tarihi için duyurulan genel grev hazırlıklarıyla gündemdeki yerini koruyor. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC), dün yayımladığı açıklamada Fransa, Belçika ve İspanya'daki gençlik hareketleriyle dayanışma çağrısında bulundu. Konfederasyon, düşük ücretleri, güvencesiz çalışmayı, erişilemez durumdaki konut fiyatlarını ve kamu hizmetlerindeki gerilemeyi Avrupa gençliğinin ortak sorunları arasında gösterdi.
LATİN AMERİKA'DA ÜNİVERSİTELER AYAKTA
Avrupa'daki protestolarla aynı dönemde Arjantin'de kamu üniversitelerinin güçlendirilmesini savunan öğrenciler, öğretim üyeleri ve çalışanlar, Devlet Başkanı Javier Milei'nin kemer sıkma politikalarına karşı kitlesel eylemler düzenliyor. 15 Ekim'de başkent Buenos Aires'te binlerce kişi, üniversitelerin finansmanını güvence altına alan yasanın uygulanması talebiyle sokaklara çıktı. Buenos Aires Üniversitesi öğrencileri halka açık toplantılar düzenlerken akademisyenler, maaşlarının temel ihtiyaçları karşılayamadığını ve kamu üniversitelerinden ayrılmak zorunda kalan öğretim üyelerinin sayısının arttığını belirtiyor. Başkentteki federal mahkeme, üniversitelere ayrılan kaynaklara ilişkin yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hükümete günlük para cezası uygulanmasına karar vermiş durumda. Gösteriler sırasında ise polis göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullandı ve en az 25 kişi gözaltına alındı. Benzer gösteriler ve talepler Avrupa'nın doğusunda da devam ediyor. Arnavutluk'ta eğitim maliyetleri ve yolsuzluk iddialarına karşı, Sırbistan'da ise demokratik hesap verebilirlik talebiyle öğrencilerin öncülük ettiği ayrı protesto hareketleri sürüyor. Avrupa'dan Latin Amerika'ya kadar uzanan protesto ve eylemlerin kesişiminde, kamusal eğitimin liberal piyasa koşullarına terk edilmesine ve ekonomik krizin yükünün emekçilere yüklenmesine yönelik itiraz bulunuyor.




