Belene mağdurları ve yakınları, ülkede 1989'a kadar 45 yıl iktidarda olan eski komünist rejimin 1949-1987 döneminde siyasi muhaliflerini cezalandırmak üzere işlettiği toplama kampı alanında geleneksel anma töreni için bir araya geldi.

Törene katılan Adalet Bakanı Georgi Georgiev, kamp girişinde kurulan anı levhasının açılışını yaptıktan sonra Belene'nin müzeye dönüştürülmesi için devlet tarafından gerekli adımların atıldığını duyurdu. Georgiev, Belene Kampı'ndan, kimileri hüküm giymemiş 20 bini aşkın mağdurun geçtiğini, onların bir bölümünün burada hayatını kaybettiklerini söyledi. Bakan Georgiev, "Hiçbir şey unutulmadı ve biz var olduğumuz sürece Belene'de yaşananlar anlatılacak. İnsan haklarına ve demokrasinin temel değerlerine yapılan saldırılar affedilemez." dedi.

"Bir daha asla totalitarizm olmasın" yazılı anı levhasıyla ulusal hafızanın korunması yönünde bir adım atıldığını belirten Georgiev, şunları kaydetti: "Bulgar tarihinin bu insanlık dışı ve kabul edilemez olayları asla tekrarlanmamalıdır. Adalet Bakanlığı ve hükümet, Belene'nin tarihi hafızasını korumak için birlikte tedbirler almıştır. Belene'ye 'tarihi kültürel miras' statüsü verilecek, ki bu yıllardır talep edilen ve bizim de geçen haftalarda gereğini yaptığımız bir husustur."

Zamanında komünistlerin yaptığı gibi şaka ya da eleştirel siyasi tutum nedeniyle bir kişinin yargılanmadan ve mahkum edilmeden cezalandırılmasının "kabul edilemez" olduğunu anlatan Georgiev, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu uygulamalar insan haklarının en açık ihlalidir. Unutmayacağız ve var olduğumuz sürece hatırlayacağız. Gençler bu eski binanın ne olduğunu öğrenmek için buraya geldiklerinde bilgi alacaklar, geçmişi görecekler. Anıt statüsü verilmesi konusundaki çabaları destekliyoruz. Daha fazla insanın buraya gelebilmesi, neler olduğunu görmesi ve duyması önemli."

Anma törenin organizasyonunu yapan ve ülkenin komünizm dönemini araştıran "Hafza 1945-1989" Vakfı kurucusu, gazeteci Hristo Hrisov, Belene'nin müzeye dönüştürülmesi kararının yıllardır beklenen bir müjde olduğunu söyledi. Hrisov, "Belene'nin ulusal kültür anıt statüsüne kavuşturulması için 7 yıl önce başlattığımız girişimde nihayet ilerleme kaydedildi. Cesur, siyasi sorumluluk taşıyabilecek politikacılara ihtiyacımız var." dedi.

Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, Belene Kampı kurbanlarını anmak ve ailelerine destek vermek üzere anma törenine katıldığını belirtti. Uyanık, "Komünist rejimi döneminde 1984-1989 arasında bu sözde soya dönüş adındaki asimilasyon politikaları çerçevesinde Belene Kampı'nda 550'den fazla soydaşımız tutuldu, işkenceler gördü. Buradaki kampın bir milli anıt statüsüne kavuşturulması ve halka açık bir müze haline dönüştürmesiyle ilgili proje üzerinde çalışılıyor. Kampta yaşanan acıların unutulmamasına, unutturulmamasına çok önem veriyoruz. Bu konuda hem soydaşlarımızın hem ülkemizdeki tüm vatandaşlarımızın ciddi bir duyarlılığı var." ifadelerini kullandı.

Mağdurların acı dolu anıları hala canlı. Kampın kapatılmasının yıldönümünde anma törenine katılan Türk kökenli mağdurlar ve yakınları, asla unutamadıkları acılarını ve beklentilerini AA muhabirine anlattı. Belene'de 1,5 yıl geçiren Adem Özkan, unutmadığı anıları olduğunu söyledi. Özkan, "İsimlerimiz değiştirildikten sonra çocuklarımın gözyaşlarıyla hüngür hüngür, 'Baba bizim adımızı nasıl koruyamadın' dediğini hatırlayınca şu anda da duygulanıyorum. Ağladıklarını hiç unutmuyorum." şeklinde konuştu.

Belene Toplama Kampı, İkinci Dünya Savaşı sonrası eski SSCB ordusunun desteğiyle 1944'te darbeyle iktidara gelen Bulgaristan Komünist Partisi tarafından muhalifleri yargılamak üzere kurulmuştur. Kamp, 1949'da kurulmuş ve kapatıldığı 1987 yılına kadar 20 bin kişinin geçtiği tahmin edilmektedir. Ülkedeki eski komünist rejimin 1984-1989 döneminde Türk ve Müslümanlara karşı uyguladığı asimilasyon kampanyası kapsamında, 550'den fazla Türk ve Müslüman hüküm giymeden Belene Kampı'na sürülmüştür.