Yeni düzenleme, AB’ye gelen sığınmacıların sınırda daha hızlı ve detaylı bir ön incelemeye alınmasını öngörüyor. Kimlik, sağlık, güvenlik ve risk taraması gibi işlemler, birlik sınırlarında oluşturulacak merkezlerde yapılacak.
Amaç, hem gerçek sığınma hakkı arayanların sürecini hızlandırmak hem de başvurusunun kabul edilmeyeceği belli olan kişileri erkenden tespit edebilmek.
AB uzun süredir göçmen yükünün özellikle Yunanistan, Malta, İtalya ve İspanya gibi ön cephe ülkelerinde yoğunlaşması nedeniyle eleştiriliyordu. Yeni sistemle birlikte:
Üye ülkeler zorunlu dayanışma mekanizması kapsamında ya göçmen kabul edecek ya da kabul etmeyi reddederse mali katkı yapacak. Brüksel, bunun göç krizinin adil paylaşımı için “en güçlü adım” olduğunu savunuyor.
Hızlandırılmış ret sistemi genişliyor. Başvurusu reddedilme ihtimali yüksek olanların süreçleri kısaltılacak. Bu kişiler, ülke içinde normal iltica prosedürüne alınmadan, sınır merkezlerinde hızlandırılmış bir idari işlemle değerlendirilecek. Bu model özellikle “güvenli ülke” kategorisinden gelen başvurular için uygulanacak.
İnsan hakları örgütleri endişeli. Uluslararası örgütler yeni düzenlemenin:
- Sığınmacıları uzun süre kapalı merkezlerde tutabileceği,
- Sınırda hızlı işlem yapılırken hak ihlallerine yol açabileceği,
- Dayanışma mekanizmasının göçmenlerin “pazarlık konusu” haline gelmesine neden olabileceği yönünde ciddi endişeler taşıyor.
Birçok insan hakları kuruluşu, “Avrupa’nın kendini daha kapalı bir kaleye dönüştürdüğü” uyarısında bulunuyor.





