Evdeki ana konunun her zaman futbol olduğu bir ortamda yetişen Ayaz Özcan, oyunun sadece sahada değil, zihinsel yönünü de erken yaşta öğrenme fırsatı buldu. Gençlerbirliği altyapısında futbola başlayan Ayaz, 15 yaşındayken giydiği kırmızı-siyahlı formayla kulüp tarihinin en genç forma giyen oyuncusu oldu. 2009 doğumlu genç santrfor bu sezon 3'ü Süper Lig olmak üzere 5 resmi maça çıktı.
Futbolcu bir babanın oğlu olmanın kendisi için büyük bir avantaj olduğunu söyleyen Ayaz Özcan, "Babam futbolun içinden geldiği için ben oynarken beni izliyor, yorum yapıyor ve benim daha iyi olmam için çabalıyor. Onun dediklerini yaparak her geçen gün kendimi geliştiriyorum," dedi. Babasıyla birlikte maç izlerken aralarında geçen sohbetlerin gelişimine katkı sağladığını belirten Ayaz, "Geçmişe dönebilseydim babamla aynı takımda oynamayı isterdim," diye ekledi.
Ayaz, bu sezon ilk kez Süper Lig'de forma giydiği Samsunspor maçında çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini belirterek, "O sahaya çıktığımda emeklerimin karşılığını aldığımı düşündüm ve çok mutlu oldum. Babam da dedem de çok mutlu oldular," ifadelerini kullandı. Ayrıca U17 Milli Takımı'nda forma giydiğini ve Mart ayında yapılacak Avrupa Şampiyonası'nda başarı hedeflediğini söyledi.
Ayaz'ın babası eski profesyonel futbolcu Erman Özcan ise aile geleneğinin çocuklarla birlikte sürdüğünü vurguladı. "Şu anda da iki evladım Gençlerbirliği'nde oynuyor. Ayaz futbola küçük yaşlarda evde başladı. Hiçbir zaman bunu baskı haline getirmedik, sadece sevdiği şeyi yapmasını istedik," dedi. Eski futbolcu ve antrenör olarak oğlunun gelişimini takip ettiğini söyleyen Erman Özcan, "Başarılarını baba, hatalarını ise hoca olarak izliyorum," diye konuştu.
Özcan ailesinde futbol geleneği yeni kuşakla birlikte sürüyor. Şimdi bu hikâyenin 3. baskısı piyasaya çıkıyor.




