Kayseri’de, ağabeyi Mehmet Turhan (55) ile onun boşandıktan sonra birlikte yaşamayı sürdürdüğü eski eşi Firdevs Öztürk’ü (52) iple boğarak öldürdüğü ve cesetleri tandıra gömdüğü suçlamasıyla hakkında 1’i ağırlaştırılmış olmak üzere 2 kez müebbet hapis cezası verilen Yusuf Turhan (56) ile ilgili süreç devam ediyor. Turhan’ın, kız kardeşi Havva Turhan’ı (19) da 35 yıl önce öldürdüğü iddiasıyla yargılandığı davada yerel mahkemenin delil yetersizliği nedeniyle verdiği beraat kararı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunarak onandı.

Kocasinan ilçesi Emmiler Mahallesi'nde yaşayan, boşandıktan sonra yeniden bir araya gelen Mehmet Turhan ve Firdevs Öztürk, 19 Mayıs 2021 tarihinde kayboldu. Çiftin çocuklarının kayıp ihbarı üzerine polis, çalışma başlattı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, çiftin bulunması için yakınlarıyla iletişime geçti. Polis, kayıp Mehmet Turhan'ın kardeşi Yusuf Turhan'ı çelişkili ifadeleri üzerine takibe aldı. Yusuf Turhan'ın evinin yanına yeni tandır yaptırdığını belirleyen polis, kadavra köpeğiyle burada arama yaptı. Aramada, beton dökülen tandırda çiftin cansız bedenleri bulundu. Tandırı kürekle kıran ekipler, kaybolduktan 22 gün sonra Mehmet Turhan ve Firdevs Öztürk'ün çuvallarda bulunan cesetlerini çıkardı. Olayın ardından Yusuf Turhan ile eşi N.T. ve oğlu Bedirhan Turhan gözaltına alındı. Şüphelilerden Yusuf Turhan ile oğlu Bedirhan Turhan tutuklandı, N.T. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

22 Kasım 2021’de Kayseri 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sanıklardan Yusuf Turhan, 'Kardeşi kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, yengesine karşı eyleminden dolayı da 'Kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, Bedirhan Turhan'a ise 2 kişiyi öldürmekten 2 kez müebbet hapis cezası verdi. Tutuksuz sanık N.T. ise delil yetersizliğinden beraat etti. Yerel mahkemenin bu kararı, yapılan itirazlar sonrası geldiği Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi tarafından da hukuka uygun bulunarak onandı.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, en son 1990 yılında görülen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Havva Turhan'ı öldürdüğü gerekçesiyle ağabey Yusuf Turhan hakkında 'Yakın akrabayı kasten öldürme' suçundan dava açıldı. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede Yusuf Turhan hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

İddianamede Yusuf Turhan'ın öldürdüğü yengesi ile cesedini tandıra gömdüğü ağabeyi Mehmet Turhan'ın yazdığı mektuba da yer verildi. Mektupta, "Kardeşim dışarıda dursun, cezaevinde dayanamaz dedim. Şimdi sıra bende. Aile içi şiddet ve öldürme zaman aşımı 30 yıl olduğunu savcılıktan öğrendim. Hemen şikayet edeceğim. Ama önce diğerleri ile yüzleş. Sonra Havva'nın dosyası açılacak" ifadeleri yer aldı.

Mahkeme heyeti, sanık Yusuf Turhan’ın ‘yakın akrabayı kasten öldürme’ suçlamasından delil yetersizliğinden beraatine karar verdi. Karar sonrası sanık Turhan, “Bu mahkeme böyle bitmesin. Elini ayağını öpeyim başkanım” dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları karara itiraz ederek, dosyayı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşıdı.

Dosyanın geldiği Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1'inci Ceza Dairesi, yapılan inceleme sonrası, davayı karara bağladı. 1'inci Ceza Dairesi'nce yerel mahkemenin verdiği kararda, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delil ve işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı ve ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu belirtilerek, yapılan başvuruların esastan reddine karar verildi.

Öte yandan, Ceza Dairesi’nin hukuka uygun bularak onadığı karara, istinaf savcısı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatının itiraz ederek, dosyayı temyiz edip Yargıtay’a taşıdıkları öğrenildi.