Azerbaycan basını, 1875'te yayımlanan Ekinci gazetesiyle birlikte milli kimlik ve özgürlük ideallerinin taşıyıcısı haline geldi. Hasan Bey Zerdabi'nin çıkardığı bu gazete, halkın uyanışı için bir okul işlevi gördü ve Türkçe yayımlanmasıyla halkla doğrudan temas kurdu. 20. yüzyılın başlarında, Çar Rusyası'nın baskıları altında basın, özgürlükçü fikirlerin taşıyıcısı oldu. İrşat, Terakki, Füyuzat, Molla Nasrettin gibi yayınlar, milli hareketin zeminini hazırladı. 1918'de kurulan Azerbaycan Cumhuriyeti'nin en güçlü destekçilerinden biri yine basın oldu. Gazeteler, bağımsızlık fikrini halka taşıdı ve Parlamento kararları, hükümet programları ve anayasa tartışmalarını duyurdu.

1920'de Sovyet işgalinin ardından Azerbaycan basını, ağır sansür ve baskılarla karşılaştı; bağımsızlık yanlısı kalemler susturuldu veya sürgüne gönderildi. Ancak, milli basın geleneği özellikle yurt dışındaki Azerbaycan diasporasında devam etti. 1991'de bağımsızlığını yeniden ilan eden Azerbaycan'da basın, çok partili hayata geçişin dinamiklerinden biri haline geldi. 1. Karabağ Savaşı'nda cepheden haber yapan gazeteciler, ulusal birlik duygusunu pekiştirdi.

Günümüzde Azerbaycan'ın medya kuruluşları, hem yurtta hem dünyada ülkenin sesi olmaya devam ediyor. 2020'de 2. Karabağ Savaşı sırasında medya, kamuoyunu bilgilendirme ve uluslararası platformlarda haklı davayı anlatma konusunda kritik rol oynadı. Azerbaycan basını, 150 yıllık tarihinde sadece haber vermekle kalmadı, fikir üretti, yön verdi, direndi ve yol gösterdi. Bu gelenek, yeni nesil gazetecilerle dijital mecralarda da sürüyor.

Yeni Müsavat Gazetesi İmtiyaz Sahibi Rauf Arifoğlu, Azerbaycan basınının bağımsızlık mücadelesindeki rolünü vurgulayarak, "Basın, Azerbaycan'ın bağımsızlığı uğruna her zaman mücadele verdi. Her zaman bağımsızlığı savundu." dedi. Türkistan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Agil Camal ise, Azerbaycan basınının Ermenistan işgali dönemindeki rolüne dikkat çekerek, "Basın, devletin, diplomasinin ve halkın özgürlük mücadelesinde aktif rol oynadı." ifadelerini kullandı.