Fatsa ilçesinin Kurtuluş Mahallesi'ndeki Aziz Konstantin ve Helena Manastırı'nın tamamının gün yüzüne çıkarılmasına yönelik kazıların üçüncü dönemine geçildi. Ordu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçkin Evcim'in bilimsel sorumluluğunda gerçekleştirilen kazı, arkeoloji öğrencilerinin de aralarında bulunduğu 15 kişilik ekiple yürütülüyor.
Geçen yıl gerçekleştirilen kazılarda Bizans dönemine ait "in-situ zemin mozaiği" bulunan Aziz Konstantin ve Helena Manastırı'nın, turizme kazandırılması planlanıyor. Kazıda bu dönem yeni bulgulara ulaşılması hedefleniyor. Ordu Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak, AA muhabirine, kentte Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ile yürütülen üç arkeolojik kazı olduğunu söyledi. Kazılardan birinin de üçüncü derece sit alanı üzerindeki Aziz Konstantin ve Helena Manastırı'nda sürdüğünü belirten Toparlak, yol genişletme çalışması sırasında bazı eserlerin ortaya çıkması sonrası başlatılan arkeolojik kazının, titizlikle devam ettiğini aktardı.
Toparlak, "Bu alanda birçok eser gün yüzüne çıkarıldı. Moloz kaldırma işlemi sonrasında tabana ulaşılarak yeni tarihi eserlere ve bulgulara ulaşmayı umuyoruz. Geçen yıl bulunan Bizans dönemine ait 'in-situ zemin mozaiği'nin devamına ulaşmayı umuyoruz. Bununla birlikte birçok eser burada gün yüzüne çıkarılmış olacak. Aziz Konstantin ve Helena Manastırı'nın gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla aslına uygun şekilde restorasyonuna başlanacak" dedi.
Kazı yapılan bölgenin değişik noktalarında araştırma ve sondaj çalışmalarının da sürdüğünü vurgulayan Toparlak, "Yeni kazı alanı, yeni eserler ve mimari yapılar bulmayı hedefliyoruz. Eğer bu alanda yeni eserler ve mimari yapılar bulabilirsek, kazı çalışmalarımızı daha geniş alana yaymış olacağız" diye konuştu.
Toparlak, Aziz Konstantin ve Helena Manastırı'nın tarihine ilişkin olarak, "Burası Bizans dönemine ait sekizgen şeklinde bir yapı. Dünyada bu özelliğe sahip çok az sayıda yapı var. Bunun için burası çok kıymetli bir yer" ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Seçkin Evcim ise Bizans döneminde inşa edilen sekizgen planlı yapıdan çok azının bugüne ulaştığını belirterek, "Özellikle Anadolu'da çok az sayıda böyle bir yapı bulunuyor. Bu arkeolojik kazı bizim açımızdan çok büyük bir şans oldu" dedi. Alanda en az üç sezon daha çalışma yapılması öngörülüyor ve sonrasında yapı üzerinde sağlamlaştırma ve restorasyon yapılacağı kaydedildi.






