Yürürlüğe 9 Ocak 1961'de giren 195 sayılı Basın İlan Kanunu ile faaliyetlerine başlayan BİK, yerel ve ulusal basın kuruluşlarına sağladığı resmi ilan ve reklam desteğiyle özellikle yerel medyaya "can suyu" olurken, son yıllarda hayata geçirilen dijital düzenlemelerle internet haber sitelerini de destek kapsamına aldı.
BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 9 Ocak'ta İstanbul'da düzenleyecekleri "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" panelinin, kurumun misyonunu daha geniş camialara anlatma fırsatı sunacağını söyledi. BİK'in kurulduğu günden bugüne basın kuruluşlarının gözbebeği mahiyetinde bulunduğunu ve onları resmi ilanlar ve reklamlar yayımlamak suretiyle düzenli ve sürekli destekleyen bir kamu kuruluşu olduğunu belirten Çay, gerek ulusal gerekse yerel düzeyde basın kuruluşlarının bu desteklerden istifade ettiğini dile getirdi.
Çay, "Bu desteklerin onların açısından kimi zaman can suyu mahiyetinde destekler olduğunun farkındayız. Dolayısıyla kurumumuzun destekleyici yönünün daha da güçlendirilmesi için elimizden gelen çalışmayı 65. yıl itibarıyla daha da güçlendirerek sürdürmeye gayret edeceğiz." dedi.
Çay, dijitalleşmenin tüm sektörleri etkileyen bir süreç olduğunu ve basının da bundan etkilendiğini ifade ederek, "Dijitalleşme sürecinin hızlanmasıyla tüm basın kuruluşları, yazılı basın işlerini internet haberciliğiyle çeşitlendirme yoluna gitti. Bizler de Basın İlan Kurumu olarak bu süreçleri yakından takip ederek, yapılan yeni düzenlemelerle internet haber sitelerinde de ilan yayımlanma sürecini başlatmış olduk." diye konuştu.
Kurum açısından sürece uyum sağlama noktasında birtakım yazılım geliştirme çalışmaları yapıldığını anımsatan Çay, "BİK Analitik markamız bu dönemde hayata geçirildi. Kurumumuz sürecin gerisinde kalmamak adına gerekli düzenlemeleri, çalışmaları, yazılımları da ortaya koymuş oldu. Yine benzer şekilde 'ilan.gov.tr' web sayfası çalışmaları tamamlandı ve aynı dönemde hayata geçirildi." dedi.
Çay, 9 Ocak'taki etkinlikte, yapay zekanın sektöre etkilerini analiz etmeye ve BİK'e bu süreçte ne tür görevler düştüğünü değerlendirmeye ihtiyaç olduğu belirterek, konunun uzmanı akademisyenlerle düzenlenecek panellerle, yeni dönemde üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde değerlendireceklerini söyledi.
BİK'in desteklerinin özellikle yerel medya açısından "can suyu" mahiyetinde olduğuna dikkati çeken Çay, "Arzumuz şu, bu desteklerin bir yapılandırıcı mahiyette olduğunun düşünülmesi. Zira bu destekleri verirken, bir taraftan basın kuruluşlarımızın ileriye dönük olarak kendi açısından bunu bir fırsat olarak görüp, üzerlerine düşen görevleri beraberinde yerine getirmeleri, bunu bir tamamlayıcı, destek unsuru olarak görüp, yapılandırma fırsatını kaçırmadan kendi vazifelerini de en iyi şekilde idrak ederek, basın çalışanlarının haklarını, hukuklarını koruyarak, bu anlamda görevlerini de yerine getirerek devam ettirmeleri arzusundayız. Böyle olursa, yapmış olduğumuz bu çalışmaların, destek mekanizmasının sonuçlarını daha iyi alırız kanaatindeyim."
Çay, ileriye dönük baktıklarında, kendileri açısından hem fırsatların hem de risklerin söz konusu olduğunu, çalışmalarını geç kalmadan hakkıyla yerine getirmeleri durumunda bu riskleri fırsata çevirebileceklerini söyledi. Yapay zeka meselesinin bu anlamda üzerinde en fazla çalışmaları gereken konulardan biri olduğuna işaret eden Çay, "Diğer tarafta içerik üretimi konusu ve haberin telifi meselesi var. Bu hepimizin üzerinde dikkatle çalışması gereken konu başlıklarından bir diğeri." ifadelerini kullandı.
Çay, 9 Ocak'taki programa tüm basın camiasını davet ettiklerini, hem dile getirecekleri konular, talepler ve sorunların çözümü hem de üzerinde çalıştıkları projelerin hayata geçirilmesi noktasında onlarla birlikte çalışmayı istediklerini belirtti.




