Haber Merkezi
AKP iktidarının basına yönelik saldırıları hız kesmeden sürüyor. Gazeteci Derya Okatan, Tuğba Tekerek’in tutuklanması, Halk TV’ye kayyum atanması, Kısa Dalga, T24, Mezopotamya Ajansı’na getirilen erişim engelinin ardından T24’ün Basın İlan Kurumu (BİK) ilanlarının kesilmesiyle basına verilen gözdağı devam ederken, gazeteci Murat Ağırel’in ev hapsindeyken şafak operasyonuyla gözaltına alınması, bu saldırıların son halkası oldu.
İktidarın hoşuna gitmeyen haberleri yapan, yolsuzlukları ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını ortaya çıkaran gazeteciler hedef alınırken, basın kuruluşlarının ekonomik ve idari yollarla kuşatılması da sürüyor. Medyaya yönelik müdahaleler, halkın haber alma hakkını da doğrudan tehdit ediyor. Gazetecilere yönelik gözaltı ve soruşturmalarla birlikte basın kuruluşlarına dönük baskılar, iktidarın eleştirel sesleri susturma çabasını bir kez daha gözler önüne seriyor.
T24’E İLAN ENGELİ
Mahkeme kararıyla yaklaşık 3 hafta önce erişime engellenen T24’ün Genel Koordinatörü Sertuğ Çiçek, kuruma verilen Basın İlan Kurumu (BİK) ilanlarının kesildiğini açıkladı. Gazeteciliğin baskı altında olduğuna dikkat çeken Çiçek, saldırının aynı zamanda gazeteci ile okur arasındaki ilişkiye de yönelik olduğunu belirtti. Çiçek, “Okurla gazeteci arasındaki bağ koparılmaya çalışılıyor ve bu bağın korunması çok önemli. Biz umuyoruz ki, bu hukuksuz karar geri alınacak ve T24 yayınlarına devam edecek. Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararı bekliyoruz. Mahkemenin vereceği karardan ben kendi adıma umutluyum. Gazetecilik sadece gazetecilerin sorunu değil. Aslında bütün toplumun sorunu, demokrasinin sorunu” dedi.
Öte yandan T24, internet sitesi ve X hesabına getirilen erişim engelini Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı. 118 içerik gerekçe gösterilerek 4 milyonu aşkın içeriğin engellendiği başvuruda, ifade ve basın özgürlüğü dahil dört temel hakkın ihlal edildiği belirtildi. Mahkemeye yapılan başvuruda, 118 içerik gerekçe gösterilerek 4 milyonu aşkın içeriğe erişimin engellenmesinin ifade ve basın özgürlüğü, çalışma hürriyeti, mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği belirtildi. Mahkemenin gerekçesinde 118 içeriğin “son bir yıl içinde yayımlandığının” öne sürülmesine de itiraz edildi.
Erişim engelinin yalnızca okurların haber alma hakkını değil, gazetecilerin çalışma koşullarını da etkilediği belirtildi. T24 bünyesinde basın emekçisi 43 kadrolu muhabir ve editörün, ülke genelinde yaklaşık 30 telifli muhabirin ve 166’sı düzenli olmak üzere toplam 377 yazar, analist, yorumcu ve çizerin bulunduğu aktarıldı.
AĞIREL GÖZALTINDA
Önceki gün gözaltına alınan gazeteci Murat Ağırel’in emniyetteki işlemleri dün de devam etti. Ağırel’in yarın ifadesinin alınmasının beklendiği aktarıldı.
Fon soruşturmasını haberleştirdiği için ev hapsinde bulunan Ağırel, evinde yapılan aramanın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüştü. Gazeteci Timur Soykan ise Ağırel'in Sarıgül ailesi hakkındaki iddiaları araştırdığını, ailenin avukatıyla görüştüğünü ancak elindeki belgeleri yeterli bulmadığı için haberi beklemeye aldığını belirtmişti.
Aynı zamanda önceki gün gözaltına alınan ardından adli kontrolle serbest bırakılan gazeteci Bahadır Özgür, “Gözaltındayken destek ve dayanışmasını gösteren herkese tek tek teşekkür ederim. Nezaretten ayrılırken, 'Seni çıkardık, Murat Ağırel’i aldık' dediler. Türkiye'de halkın bilme hakkı artık böyle savunulabiliyor ancak: Nöbetleşe gazetecilik! Umarım tutuklu tüm gazeteciler serbest kalır" dedi.
KAYYUM İDARESİNE RET
Kayyum atanan ve 100’ü aşkın kişinin çalıştığı Halk TV’de çalışanların içinde bulunduğu belirsizlik sürerken istifalar da devam ediyor. Kayyum yönetimi altında çalışmayı reddeden Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş önceki gün akşam saatlerinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda istifa ettiğini duyurdu. Halk TV Program Koordinatörü Kürşad Oğuz da sosyal medya üzerinden Halk TV'deki görevlerinden istifa ettiğini duyurdu. Oğuz yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Baskın günü kayyuma kendileriyle çalışmayacağımı açıkça söylemiştim. Size söylemediğimi fark ettim. Halk TV’deki tüm görevlerimden ayrıldım. Üç yıl özgürce çalıştım. Bunu sağlayanların hakkını ödeyemem. Darısı gelecek güzel günlere. Üç yıl öncesinden bir de anı kalsın burada. "
Öte yandan YENİ Parti Ankara Milletvekili Aylin Yaman, Sincan Cezaevi’nde İlksen Özalper, Tuğba Tekerek, Nedime Erdoğan ve bazı belediye meclis üyelerini ziyaret etti. Yaman, “Gazetecilik suç değildir, tutuklama bir cezalandırma aracına dönüştürülemez” dedi.
TOPLUM GERÇEĞİ KAYBEDECEK
Basına yönelik saldırılara basın meslek örgütleri de tepki gösterdi. MA’ya konuşan DİSK Basın İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, sansürün zamanla tüm toplumu kapsayan bir politikaya dönüştüğünü söyledi. Dedeoğlu, sansürün yanı sıra otosansürün de yaygınlaştığını belirterek, gazetecilerin yapmadıkları haberler nedeniyle dahi yargılanabildiğine dikkat çekti. Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise basına yönelik son müdahalelerin “fon krizi” tartışmalarını bastırmayı amaçladığını savundu. Basın örgütlerinin tek başına mücadele edemeyeceğini vurgulayan Durmuş, halkın da haber alma hakkını savunması gerektiğini belirterek, “Aksi halde bizim kaybettiğimizden daha çok toplum, gerçeği kaybedecek.” ifadelerini kullandı.
HALK TV’DE 4 KİŞİ TUTUKLANDI
Halk TV patronu Cafer Mahiroğlu hakkında başlatılan, Halk TV’ye de kayyum atanan “rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarının bulunduğu soruşturma kapsamında 4 kişi tutuklandı. Tutuklanan isimlerin Mehmet Necati Yağcı, Harika Akkaya, Murat Koçak ve Süleyman Özen olduğu öğrenildi. 8 kişi ise adli kontrolle serbest bırakıldı.




