Dünya'nın iklim sistemi üzerindeki baskı artıyor. BioScience dergisinde yayımlanan yıllık iklim raporuna göre karbondioksit, metan ve azot oksit seviyeleri 2026'da rekor düzeylere ulaştı. Bilim adamları, artan sıcaklıklar, buz kaybı ve aşırı hava olaylarının iklim sisteminde geri döndürülmesi son derece zor değişimlere yol açabileceği uyarısında bulundu.
Araştırmada atmosferdeki karbon miktarı, okyanus sıcaklıkları ve orman yangınlarında zarar gören alanlar dahil 16 temel iklim göstergesi değerlendirildi. Rapora göre fosil yakıt tüketimi 2025'te yüzde 0,9 artarken enerji kaynaklı karbondioksit emisyonları ilk kez 41 gigatonu aştı. Aynı yıl orman yangınlarında 10,8 milyon hektarlık alan yandı.
İklim sisteminde kritik eşik endişesi
Okyanuslar, atmosferde biriken fazla ısının önemli bir bölümünü emiyor. Ancak bu süreç okyanusların ısınmasına, buzulların ve kutuplardaki buz kütlelerinin azalmasına, deniz seviyelerinin yükselmesine neden oluyor.
Oregon Eyalet Üniversitesi'nden araştırmanın başyazarı William J. Ripple, bugün 30 yaşında olan kişilerin yaşamları boyunca iklim sistemindeki kritik eşiklerin aşılmasıyla bağlantılı büyük değişimlere tanık olabileceğini belirtti.
Ripple'ın endişe duyduğu konular arasında Grönland ve Antarktika'daki buz tabakaları, Amazon yağmur ormanları ve Atlantik Okyanusu'ndaki akıntı sistemi bulunuyor.
Devrilme noktaları neden önemli?
İklim biliminde 'devrilme noktası' olarak adlandırılan eşikler, bir sistemin kendi kendini güçlendiren değişimlerle farklı bir duruma geçebileceği kritik seviyeleri ifade ediyor.
Yenilenebilir enerji umut veriyor
Raporda, iklim kriziyle mücadelede olumlu gelişmelere de yer verildi. 2025'te yenilenebilir enerji, bir asırdan uzun süre sonra ilk kez küresel elektrik üretiminde kömürü geride bıraktı. Düşük karbonlu kaynaklar, dünya genelindeki elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 43'ünü karşıladı. Elektrikli otomobillerin satışlardaki payı da yükselmeyi sürdürdü.
Bilim adamları, mangrov ormanlarının kıyıları fırtına kabarmalarına karşı korurken karbon depolayabildiğini, dağıtık güneş enerjisi sistemlerinin ise aşırı hava olayları sırasında elektrik arzının devam etmesine katkı sağlayabildiğini vurguladı.
Ripple, iklim değişikliğiyle mücadelede kullanılabilecek araçların büyük bölümünün mevcut olduğunu ancak bunların yeterince hızlı devreye alınmadığını belirtti.




