Penis sinirlerinin haritalanmasından on yıllar sonra, henüz hakem onayından geçmemiş yeni bir çalışmada klitoris sinirleri nihayet haritalandı. Hollanda'daki Amsterdam Üniversitesinde (İng: "Amsterdam University") görev yapan araştırmacılar, iki kadının klitoral sinirlerinin üç boyutlu bir haritasını oluşturmak için özel X-ışını görüntüleme teknikleri kullandılar.
Anatomi ve İşlev Arasındaki İlişki
Amsterdam Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünde doktora sonrası araştırmacı olan çalışmanın başyazarı Dr. Ju Young Lee, bu yeni araştırmanın klitorisin nasıl çalıştığını anlamamıza temelden yardımcı olabileceğini belirtti. Dr. Lee, süreci şu sözlerle açıkladı:
"Tüm Reklamları Kapat"
Anatominin bilinmesi, işlevin anlaşılması için bir ön koşuldur. Artık anatomi hakkında daha iyi bir fikrimiz olduğuna göre, fizyolojisi hakkında daha fazla soru sormaya başlayabiliriz. Bu çalışma, bir bilim insanı olarak benim için bu yüzden çok heyecan verici. Yazarlar ayrıca, bu çalışmanın cerrahların pelvik cerrahi sırasında klitorise zarar vermekten kaçınmalarına yardımcı olabileceğini ifade ettiler. Örneğin doğum sırasında, cinsiyet doğrulama ameliyatlarında veya kadın genital mutilasyonu (kadın sünneti) sonrası yapılan rekonstrüksiyon ameliyatlarında bu anatomik haritanın yol gösterici olacağı düşünülüyor.
Görülmemiş Hassasiyette Bir Harita
Söz konusu haritalar, vefat ettikten sonra bedenlerini Amsterdam Üniversitesine bağışlayan iki kadının pelvislerinden alınan özel görüntüler kullanılarak oluşturuldu. Dr. Lee'nin ekibi, pelvislerden ekstra parlak X-ışınları geçirmek için bilgisayarlı tomografi (İng: "computed tomography", CT) taramaları kullandı. Bu sayede, klitoral sinirlerin izlediği yolları daha önce hiç görülmemiş bir doğrulukla, bir milimetrenin binde biri hassasiyetle takip edebildiler.
Araştırmacılar, uyguladıkları bu yöntem sayesinde klitorisin dorsal siniri (İng: "dorsal nerve of the clitoris", DNC) olarak adlandırılan ana duyusal sinirin, klitorisin dış kısmına doğru ilerlerken ağaç benzeri bir düzende dallandığını ortaya çıkardılar. Daha önceleri bu sinirin giderek incelip kaybolduğu varsayılıyordu; ancak bu çalışma durumun böyle olmadığını gösteriyor. Hatta bilim insanları, sinirin klitoral başlığa (Lat: preputium clitoridis) ve üzerindeki deriye doğru uzandığını bile buldular.
Klitoris Biliminin Geleceği
Ancak yeni araştırma, menopoz sonrası (postmenopozal) dönemdeki yalnızca iki kadının anatomisini incelediği için, elde edilen bulgular her klitorisin sinir yapısını tam olarak yansıtmayabilir. Yine de bu araştırma, bir araya geldiğinde kadın cinsel organlarına dair anlayışımızı yeniden şekillendiren diğer yenilikçi çalışmaların izinden gidiyor. Örneğin bilim insanları, yakın zamanda klitorisin anatomi ders kitaplarında tasvir edilenden en az iki kat daha büyük olduğunu ve sinir yoğunluğunun penise kıyasla 15 kata kadar daha yüksek olduğunu keşfettiler. Dr. Lee, kendi araştırmasının, "klitoris biliminin başlangıç noktası" olduğuna ve henüz çözülmemiş pek çok gizem bulunduğuna dikkat çekti. Yakın zamana kadar klitoris bilimsel olarak ne yazık ki çok az dikkat çekmişti. Lee, bu eşitsizliği şu sözlerle dile getirdi:
"Penisin baş kısmı hakkında yazılmış bilimsel makale sayısı, klitorisin baş kısmı hakkında yazılanlardan yirmi kat daha fazladır. Bu durum, klitorise ne kadar az dikkat edildiğinin iyi bir göstergesidir. Glans, penis veya klitorisin sinir uçları açısından zengin olan, son derece hassas baş kısmını ifade eder. Klitoris bilimi alanının gelecekte daha da genişlemesini umduğunu belirten Lee, okuyuculara yönelik şu tavsiyelerde bulundu:
Ayrıca okuyucuların kendi vücutlarını incelemelerini umuyorum. Sadece aşağıya bakarak görebileceğiniz penisin aksine, klitorise düzgün bir şekilde bakabilmek için bir aynaya ihtiyacınız var. Vücudunuzun neye benzediğini görmek için bunu yapmanızı tavsiye ederim.





