Bilimin toplumla buluşması, üniversitelerde üretilen bilginin toplumda anlaşılır ve erişilebilir hale gelmesi amacıyla, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) öncülüğünde başlatılan Bilim Kafe etkinlikleri, Düzce Üniversitesi tarafından devam ediyor.

Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle, Düzce Orhangazi Mahallesi Muhtarlığında gerçekleştirilen etkinliğe katılım yoğun oldu.

Bilgiyi halkla paylaşıyorlar
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörü Doç. Dr. Hande Bulut, üniversite olarak halkın yanında olduklarını ifade ederek, bilimsel bilgiyi halka paylaştıklarını söyledi. Çocuk ve ergenlerde şiddet eğilimi konusunu ele aldıklarını dile getiren Bulut, şiddet konusunun sadece ailelerin değil, tüm toplumun sorumluluğunda olduğuna işaret etti.

Dünyayı ilgilendiren mesele
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Meltem Küçükdağ, "Erken Çocukluk Döneminde Şiddet Eğilimi: Bilim Ne Söylüyor?" adlı sunumunu katılımcılarla paylaştı. Konunun ülkemizi ve dünyayı ilgilendiren bir mesele olduğunu belirten Küçükdağ, 2-6 yaş arasında beynin dürtü kontrolüne başladığını, erken yaşlarda dürtüleri kontrol edememenin normal olduğunu söyledi. Ailenin çocuğa sınır koyması ve kararlı davranmasının altını çizen Küçükdağ, ısrarcı ve insana veya hayvana zarar vermeyi amaçlayan davranışlarda ailenin önlem alması gerektiğini vurguladı.

Destek alınmalı
Çocuklara yaptığı yanlışın net biçimde söylenmesini ve sınır koymaya erken yaşlarda başlanması gerektiğini tavsiye eden Küçükdağ; çocuğun 6 yaşına geldiğinde ve şiddete devam ettiğinde öğretmenlerden, öğretmenlerin de sınır koymasına rağmen şiddet eğilimi değişmiyorsa çocuk psikiyatrisinden destek alınmasının gerekli olduğunu vurguladı. Terapiyle sonuç alınmadığında ilaç önerildiğini ve aileye de duygu düzenlemesi konusunda destek olunduğunu dile getiren Küçükdağ, ailelere destek almaktan korkmamalarını hatırlattı. Eğitimcilere de bu konuda çok iş düştüğünü dillendiren Küçükdağ, çocuklarla konuşmanın ve şiddet eğilimli çocukları spora yönlendirmenin faydalı olduğunu belirtti.

Programın sonunda Milletvekili Ayşe Keşir, sosyal medyanın çocuklara akıl hocası olması yönünden büyük sorun oluşturduğunu ifade ederek, ailenin çocuğa sosyal medyayı bilinçli kullanmayı öğretmesinin önemine vurgu yaptı. Milli Eğitim Müdürü Gülşen Özer de asıl tehdidin dijitalden geldiğini söyleyerek şiddet eğilimli çocuklar konusunda birlikte çözüm bulmanın önemini dile getirdi. Program günün anısına fotoğraf çekimiyle sona erdi.