İngiltere'nin Halifax kasabasında 1938 Kasım'ında yüzlerce saldırı ihbarı yapıldı. Sokaklarda gönüllü devriyeler dolaşmaya başladı, işletmeler kapandı, hatta Scotland Yard bile devreye girdi. Ancak tüm kasabayı esir alan bu korkunun ardındaki gerçek günler sonra ortaya çıktı ve herkes aynı soruyla baş başa kaldı: Ortada gerçekten bir katil var mıydı?
Kasım 1938’de İngiltere’nin kuzeyindeki Halifax’ta başlayan bir dizi saldırı iddiası, kısa sürede kitlesel paniğe dönüştü. ‘’Halifax Katili’’ adı verilen gizemli bir saldırganın kasabada dolaştığına inanıldı. Polis seferber oldu, halk sokaklara indi, gazeteler manşetler attı. Ancak kısa süre sonra ortaya çıkan gerçek, kasabayı saran korkudan bile daha sarsıcıydı: Ortada hiç katil yoktu.
Olaylar 21 Kasım 1938 Pazartesi günü başladı. Şeker fabrikasında çalışan Mary Sutcliffe, vardiya çıkışı evine dönerken bir adamın saldırısına uğradığını söyledi. Kendini korumaya çalışırken bileğinden yaralandı. Kalabalık ve aydınlık bir bölgede yaşanmasına rağmen bu olay uzun süre ‘’gerçek’’ kabul edildi.
Sadece üç gün sonra, 24 Kasım’da bir kilise bekçisi olan Clayton Aspinall, benzer bir saldırıya uğradığını bildirdi. Başından darbe aldığını, elinde kesikler oluştuğunu söyledi. Bu saldırı sonrası yerel gazeteler hemen devreye girdi. ‘’Halifax’taki ‘Bıçaklı Katil’in yakalanması için 10 sterlinlik polis ödülü’’ başlığını manşete taşıdı. Polis hızlı bir şekilde harekete geçti.
Clayton’a yapılan saldırının ertesi gecesi 4 yeni saldırı ihbarı geldi. Hilda Lodge, 25 Kasım’da bir bıçaklı saldırı ihbarında bulundu. Ancak yardım etmek için olay yerine giden yerel sakin Clifford Edwards, bir anda kalabalığın hedefi haline geldi. Polis, suçsuz adamı ‘’saldırgan’’ ilan edilip linç edilmekten son anda kurtarabildi.
Saldırı haberlerinin artmasıyla birlikte gönüllü gruplar sokaklarda devriye gezdi ve polis, saldırganın bulunmasına yardımcı olmak üzere 80 kişiyi görevlendirdi. Ancak, saldırıların sayısı arttıkça ve olay basında yer buldukça, ülke genelinde bıçaklı saldırı vakaları bildirilmeye başlandı.
29 Kasım’da Mary Sutcliffe ikinci kez saldırıya uğradığını iddia etti. Ancak olay yerinde kimse saldırganı görmemişti. Toplam ihbar sayısı 200 ila 400 arasına ulaştı. Scotland Yard, 30 Kasım Salı günü olaya müdahil oldu.
Soruşturma için 112 polis memuru görev yaptı. 2.069 saat harcandı. Daha da önemlisi, masum insanlar hedef haline geldi. 1938 Halifax vakası, tarihe ‘’toplumsal histeri’’nin en çarpıcı örneklerinden biri olarak geçti. Başlangıçta tek bir gerçek saldırı ihtimali varken, söylentiler, medya etkisi ve psikolojik baskı birleşerek hayali bir katil yarattı. Ve bu hayali katil, gerçek birinden çok daha büyük bir kaosa neden oldu.




