Prof. Dr. Tayfun Doğan, Hümanist psikolojinin kurucusu Abraham Maslow'un düşüncelerini ele alıyor. Maslow, 1930'larda psikolojinin hasta bireyler üzerinden tanımlanmasının yetersiz olduğunu savunmuş, insanın özünün iyi olduğunu ve saldırganlık gibi duyguların ihtiyaçların doyurulmaması sonucu ortaya çıktığını belirtmiştir.
Maslow, bireylerin ruh sağlığı sorunlarının doyurulmamış psikolojik ihtiyaçlardan kaynaklandığını ileri sürmüştür. Özellikle güvenlik, ait olma, sevgi ve saygı gibi temel ihtiyaçların eksikliği, nevroz gibi ruhsal hastalıklara yol açabilir. Ayrıca, kendini gerçekleştirme kavramını ihtiyaçlar hiyerarşisinin en üst sırasına yerleştirmiştir. Ona göre, sağlıklı bireyler potansiyellerini kullanarak kendilerini gerçekleştirenlerdir.
Maslow, kendini gerçekleştiren insanların ortak özelliklerini incelemiştir. Bu bireyler; kendilerini ve çevrelerini kabul eden, gerçekleri olduğu gibi görebilen, doğal ve samimi davranan, özerk karaktere sahip, derin ve anlamlı ilişkiler kurabilen, yaratıcı ve farklılıklara saygılı kişilerdir. Kendini gerçekleştirmenin bir yolculuk olduğunu vurgulayarak, önemli olanın yolun sonuna varmaktan ziyade iyi bir yolcu olmak olduğunu ifade etmiştir.



