Martin Scorsese’nin bu enerjik biyografisi, dolandırıcılık içeren “penny stock” yöntemleriyle büyük servet kazanan borsa komisyoncusu Jordan Belfort’un yükselişini ve çöküşünü konu alır. Leonardo DiCaprio, güç, para, uyuşturucu ve statüye bağımlı bir adamı çarpıcı bir şekilde canlandırır. Film, 1990’ların Wall Street’ini yönlendiren açgözlülük kültürünü gözler önüne sererken, finans suçlarının nasıl kapalı kapılar ardında büyüyebildiğini gösterir. Film zaman zaman komik olsa da ahlaki çöküşün kaçınılmaz sonuçlarını gösterir: Servet tek amaç hâline geldiğinde insanın kendisinden geriye ne kalır?
Oliver Stone’un ikonik filmi, yükselme hırsıyla dolu genç komisyoncu Bud Fox’un hikâyesini anlatır. Bud Fox'un (Charlie Sheen), acımasız bir şirket avcısı olan Gordon Gekko (Michael Douglas) ile tanışarak “Açgözlülük iyidir” felsefesinin çekimine kapılır. Film, 1980’lerin agresif kapitalist atmosferini çarpıcı biçimde yansıtır. Para ve güç hırsının etik değerleri nasıl hızla aşındırabileceğini gösteren yapım, kariyer ve ahlak dengesi üzerine güçlü bir uyarı niteliğindedir.
Gerçek olaylara dayanan bu film, 2008 konut balonunun çöküşünü ve krizi önceden öngören yatırımcıları konu alır. Christian Bale, Steve Carell, Ryan Gosling ve Brad Pitt gibi isimlerin yer aldığı film, karmaşık finansal kavramları mizah ve açıklayıcı anlatımlarla sadeleştirir. Açgözlülük, denetimsizlik ve kurumsal körlüğün nasıl küresel bir ekonomik felakete yol açtığını anlatır. Birkaç kişi kazanırken milyonlarca insanın kaybettiğini gösterir.
Film, 2008 krizinin ilk saatlerinde büyük bir yatırım bankasında geçen 24 saatlik gerilim dolu süreci anlatır. Riskli pozisyonların firmayı çöküşe sürüklediğinin keşfi üzerine yöneticiler ahlaki sorumluluk ile şirket çıkarı arasında sıkışır. Hızlı kararların insan hayatlarını ve dünya ekonomisini nasıl etkilediğini gösterir. Filmin oyuncuları arasında Kevin Spacey, Paul Bettany, Jeremy Irons, Zachary Quinto, Simon Baker, Demi Moore ve Stanley Tucci var.
Üniversiteyi bırakan Seth (Giovanni Ribisi), yüksek kazanç vaadiyle bir borsa aracı kurumunda işe başlar. Ancak şirketin şişirilmiş ve sahte hisseler sattığını fark eder. Film, hızlı para kazanma arzusunun bireysel ve toplumsal yıkıma nasıl yol açabileceğini işliyor. Etik değerlerle maddi hırs arasındaki çatışmayı öne çıkarıyor.
Eddie Murphy ve Dan Aykroyd’un rol aldığı bu komedi filmi; sınıf farkı, ayrıcalık ve finans manipülasyonunu hicvediyor. Zengin borsacıların bir insanın kaderi üzerinde deney yapması üzerine kurulu film, eğlenceli bir dille kapitalizmi eleştirir. Finaldeki emtia borsası sahnesi, sinema tarihinin en ünlü borsa sekanslarından biridir.
Gerçek hikâyeden uyarlanan film, Nick Leeson’ın Barings Bank’ı çökerten usulsüz işlemlerini anlatır. Bireysel kontrolsüz hırsın, küresel finans sistemini bile yıkabileceğinin dramatik bir örneği olan filmin başrollerini Ewan McGregor v Anna Friel paylaşıyor.
HBO yapımı bu film, ABD hükümeti ile bankacılık sektörünün 2008 krizini durdurma çabalarını konu alır. Ekonomik çöküşün soyut bir süreç değil, kapalı toplantılarda alınan kararların ürünü olduğunu gösterir. Filmde William Hurt, Edward Asner, Billy Crudup, Paul Giamatti, Topher Grace, Cynthia Nixon, Bill Pullman, Tony Shalhoub, James Woods gibi isimler rol alıyor.
Wall Street’i kadın bakış açısıyla ele alan Equity, bir teknoloji şirketinin halka arz sürecinde kadın yatırım bankacısının karşılaştığı güç mücadeleleri, baskılar ve etik ikilemleri konu alır. Filmin başrollerinde Anna Gunn, James Purefoy, Sarah Megan Thomas ve Alysia Reiner var.
Matt Damon’ın anlatımıyla ilerleyen Inside Job, finans sistemindeki etik çöküşü ve krizin köklerini inceler. Ekonomistlerle yapılan söyleşiler, krizin bir “kaza” değil, bilinçli politika ve açgözlülük sonucu olduğunu vurgular. Eleştirmenlerden olumlu değerlendirmeler alan Inside Job, temposu, araştırma kapsamı ve karmaşık bir konuyu sergilemesinden dolayı övgü topladı.






