Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesine değindi.
Lula, ABD'nin Venezuela'nın toprak bütünlüğüne saygısızlık yaptığını vurgulayarak, "Hala öfkeliyim. Buna inanamıyorum, Maduro, Karayip Denizi'nde 15 bin ABD askerinin bulunduğunu biliyordu, her gün bir tehdit olduğunu da biliyordu." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze için oluşturduğu "Barış Kurulu"nun yöntemini eleştiren Lula da Silva, "Ben 2003'ten bu yana yeni ülkelerin katılımıyla BM'nin düzeltilmesini savunurken, Başkan Trump, tek başına sahibi olduğu yeni bir BM yaratmayı öneriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Lula, Trump'ın Barış Kurulu hakkındaki Davos'ta yaptığı açıklamalara da tepki göstererek, "70 binden fazla insanı öldürdüler, şimdi de Gazze'yi yeniden inşa edip lüks bir otel yapacaklarını söylüyorlar, peki ölen halk ne olacak?" diye konuştu.
Çok taraflılığın savunulması için Çin ve Meksika liderleriyle telefon görüşmeleri yaptığını belirten Lula da Silva, dünya siyasetinin kritik bir dönemden geçtiğini ifade etti.
Ne olmuştu? Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta yerel saatle 02.00 sularında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu. Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı. Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken açıklamalarıyla ABD'ye destek verenler de olmuştu.





