AÜ Eğitim Fakültesi'nden Prof. Dr. Gökhan Deniz, Türkiye'nin floristik açıdan bir açık hava müzesi olduğunu, bu zenginliğin korunmasının yalnızca bilim insanlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. Prof. Dr. Deniz, “Bir yandan bu zenginlikle övünürken, diğer yandan gelecek nesilleri tehdit altında bırakacak ihmallerde bulunamayız" dedi.

BİYOKAÇAKÇILIK RİSKİ ARTIYOR
Türkiye'de yaklaşık 10 bin bitki türü bulunduğunu, bunların yaklaşık 3 bininin endemik olduğunu belirten Prof. Dr. Deniz, bazı türlerin yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığını söyledi. Prof. Dr. Deniz, “Biz doğada sadece birkaç yüz bireyini görebildiğimiz bir bitki türünün, aynı yıl Avrupa'daki bir internet sitesinde yumrusu ya da tohumu satılırken karşımıza çıkması son derece üzücü" dedi.

Arazi çalışmalarında özellikle yabancı uyruklu kişilerin bitki ya da hayvan toplarken görülmesi halinde kolluk kuvvetlerine haber verilmesini isteyen Prof. Dr. Deniz, “Bilimsel çalışma yapan akademisyenler bile bakanlık izinleri olmadan doğadan tek bir örnek alamaz. Vatandaşlarımız bu konuda duyarlı olmalı" diye konuştu.

KOORDİNAT BİLGİLERİ GİZLİ
Koruma altında bulunan türlerin net koordinat bilgilerinin biyokaçakçılık riski nedeniyle titizlikle korunduğunu kaydeden Prof. Dr. Deniz, “Zaman zaman yurt dışı menşeli araştırma gruplarından bu tür bilgileri paylaşmamız isteniyor. Ancak bu bilgileri kamu kurumları dışında hiçbir kişi ya da kuruluşla paylaşmıyoruz" dedi.