Sınırlarımı öğrendim. Fiziksel ve duygusal açıdan, ayrıca ülkenin koşulları bakımından tam bir meydan okumaydı. İtalya’ya göçebe gibi, sabit bir üssüm olmadan yaşamaya gitmiştim; dizi için ise bir başka ülkeye, Macaristan’a gitmem ve orada tek başına yaşamam gerekti.
Deneyimin nasıldı? Çok soğuktu, çalışma saatleri ve mantalite farklıydı. Bir hafta sabah, bir hafta gece çekim yapıyorduk; bu yüzden antrenman yapmak için gece saat ikide uyanıyor, üçte kahvaltı ediyordum.
Dövüş sahneleri zor muydu? Sadece aksiyon sahnesi çektiğimiz günler oluyordu ve yönetmen bana sürekli "Baştan" diyordu. Sürekli hareket halindesiniz, bu fiziksel olarak yıpratıcı. Darbelere ve soğuğa dayanmak gerekiyordu. Ayrıca bu, tamamen İngilizce olan ilk işimdi.
Ayrıca çok yoğun bir kurgu... Altı bölümden oluşuyor, bu yüzden her şeyi çok kompakt bir şekilde yerleştirdiler. Boş bir sahnemiz yoktu. Sevdiğim birini, bir arkadaşımı veya bir çocuğu kaybettiğim pek çok sahne var, bu insanı yıpratan bir şey. Bir sahne için 10 saat boyunca ağladığınızda bu çok yorucu oluyor. Bu diziyi çektikten sonra, bir oyuncu olarak her şeyi yapabileceğimi düşündüm.




