İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen "Yolsuzluk" soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi.
İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
DURUŞMALARDA İKİNCİ HAFTA
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Geçen haftaki duruşmalarda tutuklu sanık Aykut Erdoğdu, Sırrı Küçük, Ümit Polat, Bulut Aydöner savunma yaptı.
Cuma günü duruşma görülmezken, haftanın 4 gün devam eden duruşmalarda ikinci hafta bugün başlıyor.
19 MART PERŞEMBE GÜNÜ DURUŞMA OLMAYACAK
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek beşinci duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.
Diğer yandan 19 Mart Perşembe günü Ramazan Bayramı arifesi olması nedeniyle duruşma yapılmayacak.
İBB DAVASI’NDA TURKUAZ BASIN KARTI ENGELİ
İBB davasının ikinci haftasının ilk günü de gergin başladı. Duruşma öncesinde, salona yalnızca turkuaz basın kartı bulunan gazetecilerin alınacağı bildirildi.
Geçen hafta kurum kartlarıyla içeri giren çok sayıda basın mensubu bu kez salona alınmadı. Turkuaz basın kartı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından veriliyor. Birçok gazeteci başvuru süreci devam ettiği için henüz fiziki karta sahip değil.
Bu durum, gazetecilerin fiilen “turkuaz” kartı olanlar ve olmayanlar şeklinde ayrıldığı eleştirilerine yol açtı.





