Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul'da ekonomi basını ile bir araya gelerek, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcı Cevdet Yılmaz, uygulanan sıkı ekonomi politikalarının kesintisiz devam edeceği mesajını verirken, es vermenin söz konusu olmadığını ancak ince ayarların yapılabileceğini söyledi. Yılmaz, ekonomi programını kararlı bir şekilde uygulayacaklarını belirterek, zaman içinde finansal piyasalar rahatladıkça, belli mesafeler alındıkça düzenlemelerde normalleşmeye geçişin beklenmesi gereken bir durum olduğunu ifade etti. "Ancak bir es gibi bir şey söz konusu değil, es verme diye bir şey programımızda söz konusu değil" diyen Yılmaz, programların dinamik olduğunu ve ince ayarların her zaman yapılabileceğini kaydetti.

Yapacakları kalibrasyonların üretimi, yatırımı, ihracatı daha fazla destekleme, tüketimi bir miktar daha ılımlı hale getirme yönünde olabileceğini ifade eden Yılmaz, "Yoksa programın toplam büyüklüğü açısından bir gevşeme söz konusu olmaz."

Ekonomi yönetiminin sıkı para ve maliye politikasıyla birlikte, son iki yıldır kredi faizleri yüksek seyrederken, krediye erişimde de kısıtlar devam ediyor. Enflasyondaki uzun süreye yayılan düşüş tüketiciler üzerinde, yüksek kredi ve finansman maliyetleri ise hem KOBİ'ler hem de büyük şirketler üzerinde baskı yaratıyor.

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ise geçen ay, ekonomide uygulanan programın tek bir hedefe odaklanarak devam etmesinin çeşitli yan etkiler yaratabileceğine dikkat çekerek, program belirli bir noktaya geldiğinde "mola vermenin ve tekrar devam etmenin" sağlıklı olacağını söylemişti.

Yılmaz, enflasyonda ilk çeyrekte sağlayacakları iyileşmenin beklentilere de yansıyacağını beklediklerini ifade etti. Bu iyileşmenin piyasanın yüzde 23 olan sene sonu enflasyon beklentisine de yansıyacağını belirterek, "Dolayısıyla şu an itibariyle (OVP'de) bir güncelleme gündemimiz yok" dedi.

Ocak ayında enflasyonda beklentilerinin yüzde 20'li rakamlar olduğunu ifade eden Yılmaz, bu yıl için yüzde 16 olan OVP'deki enflasyon hedef aralığının yüzde 13-19 olduğunu hatırlattı. Yılmaz, "Dolayısıyla orada yüzde 16 dediğimiz oranın bir aralığı var, yüzde 19 ile 13 aralığında bir rakama ulaşabilirsek hedefi tam olarak tutturmuşuz demektir... Burada bir güncelleme ihtiyacı şu anda görmüyoruz doğrusu. Ocak ayında ve izleyen aylardaki eğilimler buradaki gidişatı daha netleştirecektir" diye konuştu.

OVP'de enflasyonun 2026 ve 2027 yıllarında sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 seviyesine düşeceği öngörülüyor. TCMB de enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 13 ile yüzde 19 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ediyor. Enflasyonla mücadele sürecinde 45 puana yakın bir düşüş olduğunu ve 2025 sonunda yüzde 20'li rakamlar hedeflenmesine karşılık yüzde 30'lu rakamların biraz üzerinde kalındığını kaydeden Yılmaz, bunda da tarım sektöründe yaşanan don ve kuraklığın etkisinin büyük olduğunu ifade etti.

Yılmaz geçen yılın aksine tarım sektörünün bu sene büyüme ve enflasyona olumlu bir katkısının olmasını beklediklerini de ifade ederek, beklentiler kanalıyla enflasyonda iyileşme sağlanmasının da yüzde 20'nin altına inişe destek sağlayacağını söyledi.

"Çok daha hızlı enflasyon düşürülemez mi? Büyümeyi, istihdamı, diğer sosyal dengeleri gözden çıkarıp sadece ve sadece hızla enflasyonu düşürelim derseniz, tabii ki bu mümkün" diyen Yılmaz, ancak bunun doğuracağı büyük sosyal ve ekonomik maliyetlerin olduğunu, bu yüzden süreci ekonomik ve sosyal etkileriyle birlikte ele aldıklarını kaydetti.

Yılmaz, faizlerdeki düşüşün TL'den çıkışa neden olup olmayacağı sorusuna ise, "Önemli olan burada reel faizler. Enflasyon düşüyorken faizleri de düşürmeniz reel faizi etkileyecek bir husus değil, dolayısıyla burada böyle bir etki beklemiyoruz" dedi. Sağlıklı bir şekilde enflasyonun düştüğü bir ortamda faizlerdeki düşüşün TL'den çıkışı beraberinde getirmeyeceğini ifade eden Yılmaz, böyle bir ortamda faizlerin düşmesiyle, dolara, altına bir yönelim beklemediklerini kaydetti.

Bütçe açığının milli gelire oranının 2025'te yüzde 3 seviyesinde olmasını beklediklerini kaydeden Yılmaz, bütçeyi BES'te devlet katkısının yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürülmesi varsayımı ile hazırladıklarını belirterek, "Dolayısıyla oradaki rakamlar çok değişmeyecek" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, vergi yapılandırmaya ilişkin bir soru üzerine, "Bu konular gündemimizde yok. Düzenli ödeme alışkanlığının toplumumuza yerleşmesi gerekiyor. Bir firma zora düştüyse bununla ilgili gerek bankacılık sisteminde, gerek vergisel konularda, gerek prim konularında uzlaşma mekanizmaları, yeniden yapılandırma mekanizmaları var. O mekanizmaların çalışmasının daha doğru olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Yılmaz TL mevduatta stopaj değişikliği gibi konuların da şu anda gündemlerinde olmadığını kaydetti. Yılmaz, tamamlayıcı emeklilikte ise olgunlaşmış bir çalışmanın şu an olmadığını söyledi. En düşük emekli aylığı konusunda da bir çalışma yapıldığını meclis grubuyla paylaşıldığını belirten Yılmaz, emeklilere duyarsız kalmadan ancak bütçe dengelerini de bozmadan optimum bir noktada bir karar oluşmasını beklediklerini söyledi.