CHP’nin yükseköğretim programı, demokrasi, özerklik, eşitlik, toplumsal cinsiyet ve kamusallık gibi değerler açısından güçlü bir duruş ortaya koymaktadır. Türkiye’nin artık niceliksel büyümeyi aşmış, niteliksel dönüşüme odaklanan, standartları tanımlanmış, ölçülebilir ve hesap verebilir bir yükseköğretim reformuna ihtiyacı vardır.
İstanbul Aydın Üniversitesi, STEM Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Devrim Akgündüz ile CHP’nin yeni yükseköğretim programını konuştuk.
CHP’nin yükseköğretim programı hangi temel omurgaya dayanıyor ve bu omurga çağın üniversite anlayışını karşılıyor mu?
CHP’nin yükseköğretim programı, omurgasını “demokratik, özerk, kamu yararı güden ve fırsat eşitliğini önceliklendiren üniversite” yaklaşımına dayandırıyor. Programda “üniversitelerin siyasi baskılardan arındırılacağı, yönetim ve atama süreçlerinin liyakat esasına göre yeniden düzenleneceği” yönündeki ifadeler güçlü bir demokratikleşme iradesi taşımaktadır. Ancak eleştirel bir gözle bakıldığında bu ilkelerin henüz bir sistem mimarisine dönüşmediği görülmektedir.
Program beceriler, yetkinlikler ve akademik içerik açısından nasıl bir yükseköğretim anlayışı sunuyor?
Programda “çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve yetkinlikleri kazandıran bir yükseköğretim hedeflenecektir” ifadesi yer almakta, ancak bu dönüşümün araçları açık biçimde tanımlanmamaktadır.
Dijital dönüşüm, yapay zekâ entegrasyonu ve teknoloji transferi açısından program nasıl bir çerçeve çiziyor?
CHP programında “dijital teknolojilerin eğitime entegre edileceği” ifadesi bulunsa da yükseköğretimde dijitalleşme artık yalnızca bir araç değil, üniversitenin yeniden inşa edilmesini gerektiren kurucu bir paradigmadır.
Araştırma üniversiteleri, akademik insan kaynağı ve uluslararasılaşma açısından program yeterli midir?
Programda “araştırma kapasitesinin artırılacağı” ve “bilimsel üretimin destekleneceği” yönündeki ifadeler ilk bakışta olumlu görünmektedir. Ancak Türkiye’nin yükseköğretimdeki en temel sorunu, niceliksel büyümeyi aşarak nitelikli araştırma kapasitesine erişememektir.
Fırsat eşitliği, toplumsal dönüşüm, kampüs yaşamı ve sürdürülebilirlik açısından program nasıl değerlendirilebilir?
CHP’nin yükseköğretim programı, sosyal devlet perspektifini güçlü şekilde yansıtan yönlere sahiptir. Ancak program bu alanlarda da mekanizma eksikliği taşımaktadır.
Son söz: CHP’nin yükseköğretim programı geleceğin üniversitesini kurabilir mi?
Genel olarak bakıldığında CHP’nin yükseköğretim programı, demokrasi, özerklik, eşitlik, toplumsal cinsiyet ve kamusallık gibi değerler açısından güçlü bir duruş ortaya koymaktadır. Ancak çağımız yükseköğretimi yalnızca değerlerden değil aynı zamanda dijital dönüşüm, araştırma kapasitesi, uluslararası ağlar, yönetişim mimarisi, akademik insan kaynağı modeli ve inovasyon ekosisteminden oluşmaktadır. Programın en önemli eksikliği burada ortaya çıkmaktadır: Yükseköğretimin geleceğini belirleyecek kurumsal ve teknolojik altyapı henüz ayrıntılı biçimde tanımlanmamıştır.






