Kul olayım kalem tutan ellere
Katip arzuhalım yaz Şah’a böyle
Şekerler ezeyim şirin dillere
Katip arzuhalım yaz Şah’a böyle

Pir Sultan Abdal

Bir dostumdan, bir insan hakları aktivistinden, bir sanatçıdan yeni bir ileti aldım. Okudum, duygulandım, etkilendim… Bu bir yakarıştı. Bu yakarış laik demokratik bir Türkiye yaratma sevdalısı olan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e… Duygu yüklü, yüreğinde yanan ateşle bu dizeleri kaleme aldığını biliyorum. Suriye toprakları Kerbela olmuş. Her yer kan, gözyaşı… Sokak ortasında, yol kenarlarında insan cesetleri…

Vücudu hançerle parçalanan masum insanlar… Cihatçı, İslamcı, Selefi caniler dünyanın gözü önünde Hakk diyen, Muhammed diyen, Şahı Merdan Ali diyen, Seyyid Nesimi diyen, Şah İsmail Hatayi diyen, Hacı Bektaş Veli diyen canlara soykırım gerçekleştiriyor. IŞİD teröristleri kadınları haraç mezat satıyorlar. Çocukları, körpe yavruları hiç acımadan katlediyorlar. Bu vahşete daha da duyarlı olmaya davet var. Elçiye zeval olmaz! Bu içtenlikli mektubu sahibine iletmeyi görev bildim. Sevgili dostum Necati Şahin’in Sayın Özgür Özel’e yazdığı mektubunu köşemde yer vererek hakkı sahibine teslim ediyorum.

Necati Şahin’in mektubu:
"Sayın Genel Başkanım Özel... Sevgili Kardeşim Özgür... Genel Başkan olmanın yolu Kurultay'dan geçer... Geçtin... Kutluyorum... Lider olmanın yolu Halkın gönlünden geçer... Geçiyorsun... Kutluyorum..."

"Özgür" Kardeşim... Hiçbir Kübalı Fidel Castro'ya "Sayın Castro" demez... "Fidel" der... Diktatör Batista'nın sonu olmuştur. Lider ile Halk arasında mesafe bitmiştir. Perde arada kalkmıştır, sıcak samimidir... Castro öyle "FİDEL" olmuştur... Şimdi dilerim ki, Ülkemizin gençleri ile kurduğun sıcak samimi muhabbetin ile ülkemizde de bu yolu açasın, Gençler, "Özgürce" sana "ÖZGÜR" diyebilesin... Sıcak, samimi... "Özgür"ce...

Asıl arzuhalime gelince Özgür Kardeşim:
Suriye'deki ALEVİ Katliamı... Katliam ötesi ALEVİ Soykırımı... Özellikle, Alevi Kadınlarına yapılan vahşet: öyle korkunç, öyle onur kırıcı, öyle vahim ki, kalem utanır yazamaz... Dil laldır söyleyemez, yürek susar atamaz... Lider odur ki, O kadın düşmanı coğrafyaya da "Laiklik" diye haykıra... Haykırdın... Eyvallah...

Lider odur ki, Bin gözü ola, Biri mazlumu göre... Lider odur ki, Bin eli ola, Birini mazluma uzata... Sofra paylaştık... Muhabbet eyledik... "Abi" dedin bana, "Kardeşim" dedim sana... Şimdi "Derdi Can Derdi" olan bir büyüğün olarak önünde diz çöküyor, yalvarıyorum: "Suriye'deki zorda 'dar'da Alevileri unutma! Ne olur unutma! Gözün üstünde, Elin ellerinde ola... Ülkemizdeki bu zorlu sürecin Suriye ile de bağlantılı olduğunu unutma! Ne olur unutma! Hatay, Mersin, Adana, Antep Mitinglerini öne al... Suriye'deki mazlumların yüreğine umut ol... Canilerin yüreğine korku... Soykırım suçunu, uluslararası mahkemeye götürmek için 'Devlet' gerekli..." O Devlet, bizim başında olacağımız Devlet olacak" diye HAYKIR...

Dünya'nın en köklü partisi CHP'nin lideri olarak, meydanlarda Birleşmiş Milletler'e HAYKIR: "Alevi Katliamı devam ediyor, Barış Gücü gönderin..." "Aleviler, ormanlarda aç susuz, yardım koridoru açın, İnsanı yardım gönderin..." "Alevilerin malına mülküne, tapusuna tarlasına çöküyorlar engelleyin..." Ekrem Başkanımız da mapus damından, zindandan haykırsın... Çünkü "SES KARANLIKTA IŞIKTIR..."

Sen, yiğit Kardeşim... Sen de dışarıda, Güneş'te haykır... "Çünkü, Güneş tanıktır..." Oturduğun koltukta ilk oturan Lider, "Hatay benim şahsi meselem" demişti, Mustafa Kemal... O koltukta oturun şimdiki Lider, "Lazkiye, Tartus, Hama, Humus'daki Alevilerin dramı benim şahsi meselemdir" desin Özgür Özel... Bu Dram, Mezopotamya, Anadolu, Trakya, Bakanlar ve Dünya'da onlarca ülkede, milyonlarca Alevi’nin de dramıdır Özgür Kardeşim... Şam'da, Emevi Cami'sinde namaz kılmak kolaydır. Kıldılar da... Hakk kabul ede... Lazkiye'de Alevi Anası'nın Ağıdı'nı dinlemek yiğit işidir... Hakk sana nasip ede... Sevgiyle... Minnetle...