İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alındığı soruşturma sonrasında CHP yönetimi İstanbul Büyükşehir Belediye binası, parti örgütleri ve Genel Merkez'de "demokrasi" nöbeti başlattı. İmamoğlu ile birlikte Şişli ve Beylikdüzü belediye başkanlarının da bulunduğu 106 kişiyi kapsayan operasyonun ardından CHP'de, İBB'nin yanı sıra 2023'te yapılan kurultayın iptal edilmesi ve partiye de kayyum atanması olasılığı tartışılıyor. Partililerce "yargı kuşatması" diye tanımlanan gelişmelere karşı birçok seçenek değerlendirilirken, önemli kararlardan biri İmamoğlu'nun tek aday olduğu cumhurbaşkanı adayının belirleneceği ön seçimin 23 Mart'ta yapılmasındaki kararlılık oldu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: İstanbul'un iradesine saldırdılar

İBB'ye yönelik operasyon ve İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilme olasılığı günlerdir Ankara kulislerinde konuşuluyordu. Ancak "söylenti, kulis haber" niteliğindeki bu olasılıkların arka arkaya gerçekleşmesinin, en iyimser CHP'lilerde bile bir karamsarlık yarattığını söylemek mümkün. Diploma iptalinin ardından İmamoğlu'nun çok geniş kapsamlı bir operasyonla gözaltına alınması, en azından "hemen beklenen" bir durum değildi. O nedenle parti kulislerinde "daha ileri" operasyon ihtimalleri de konuşulmaya başlandı. Son operasyona kadar İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına "cesaret edilemeyeceğini" savunan parti kurmayları bile "Neyi yapamazlar dediysek, oldu. O nedenle artık söylenti, iddia, dedikodu denilen her şey hayata geçebilir. Çünkü hukuki değil, hiçbir sınır tanımayan siyasi bir operasyonla karşı karşıyayız" yorumu yapıyor.

CHP'de, İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından "en kötü senaryoya" göre mücadele seçenekleri tartışılıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, İmamoğlu hem "yolsuzluk" hem de yerel seçimlerde yapılan "kent uzlaşısı" nedeniyle "terör" suçlamalarıyla karşı karşıya. Gözaltı için 4 günlük süre verilen İmamoğlu'nun "terör suçlamasıyla" tutuklanması halinde İBB'ye "kayyum atanmasının" sürpriz olmayacağı ifade ediliyor. İmamoğlu'nun önseçimin yapılacağı 23 Mart'ta tutuklanabileceği de konuşulan olasılıklar arasında.

İmamoğlu'na gözaltının ardından çeşitli illerde protestolar düzenleniyor. CHP'de "daha ileri ve kötü senaryo" olarak ise Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultay'ın iptal edilmesi ve partiye "kayyum atanması" görülüyor. Kayyum atanması halinde, partinin 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gitmesi gerekiyor. Kayyum atanması halinde bunun tüm CHP'lileri konsolide edeceği düşünülüyor. Yani parti içi muhalefetin de partiye sahip çıkacağına dikkat çekiliyor. CHP'de parti yönetimine muhalif isimler de böyle bir durumda herkesin birlikte hareket edeceğini ve partiye sahip çıkacaklarını dile getiriyor. Operasyonların "tamamen hukuksuz olduğunu" savunan CHP yönetimi, mevcut delegelerin oy hakkının elinden alınması halinde durumun daha karmaşıklaşacağı değerlendirmesi yapıyor.

İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından, sosyal medyada ve kamuoyunda "Sine-i millet" talepleri dile getirilmeye başlandı. Geçmişte de partide İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından benzer tartışmalar yaşanmıştı. Son gelişmelerin ardından gündeme gelen bu seçenek parti yönetiminde kabul görmedi. CHP Lideri Özel bu kararın sakıncasını, iktidar partisini kast ederek, "Sizin yerinize o koltukların yarısını bile, ki fazlasını doldurur, muhalefet girmezse, tamamını doldururlar. Alanlar, anayasayı referandumsuz değiştirme çoğunluğunu elde eder" sözleriyle dile getirdi. CHP'de sine-i millet kararına karşı çıkışın bir diğer nedeni olarak ise milletvekilleri istifa etse dahi, bunun TBMM Genel Kurul kararına bağlı olması gösteriliyor. Sine-i millet kararının bu nedenle bir "erken seçim" sonucu doğurmayacağına dikkat çekiliyor.

Önseçimde iki sandık kurulacak CHP, İmamoğlu'nun diploma iptali kararını da, son gözaltı operasyonlarının en önemli nedenlerinden birinin Pazar günü yapılacak olan önseçimi engelleme girişimi olarak görüyor. Her ne kadar bu önseçim, resmi olarak bir "eğilim yoklaması" olsa da, CHP yöneticileri, İmamoğlu'nun geniş üye desteğiyle meşruiyet kazanmasının iktidar tarafından istenmediğini, bu nedenle önseçimin engellenmeye çalışıldığını savunuyor. Bu nedenle Genel Başkan Özgür Özel, gerekse parti yöneticileri, gözaltında olsa da İmamoğlu için önseçim sandığını kurdurmakta kararlı. CHP il, ilçe örgüt binaları, belediyelerin sosyal tesisleri, kapalı pazar yerleri oy kullanma yeri olarak belirlendi. Partili tüm üyelere oy kullanma yerleri de mesajla bildirilecek.

Muhalefet dayanışması büyütülecek CHP yönetimi partiyi de hedef alabilecek olan operasyonlar karşısında hem protesto eylemlerini, hem de muhalefetle dayanışmayı büyütmeyi hedefliyor. Gerek İmamoğlu'na destek için, gerekse CHP kurumsal kimliğini hedef alan operasyonlar karşısında muhalefetin birlikte hareket etmesinin caydırıcı olacağı düşünülüyor. Ekrem İmamoğlu hakkında hangi dava ve soruşturmalar var? Partinin başlattığı "demokrasi nöbeti" ve "dayanışma sandığı" da bunun önemli adımları olarak görülüyor. Parti kaynakları, muhalefet ve toplumsal desteği büyütmeye dönük adımlara ilişkin önümüzdeki günlerde kapsamlı çalışma yapılacağını belirtiliyor. İmamoğlu dışında aday tartışılmayacak. CHP yönetimi, önseçimden cumhurbaşkanı adayı çıkması beklenen İmamoğlu'nun "tutuklanma" ihtimaline karşın, yeni bir aday tartışmasına şimdilik girmeyecek.