Dr. Hakan Sezgin Erkan, Çin bağlantılı bir tanker geçişine ABD’nin müdahale etmemesini, Washington’un caydırıcılık gücünün ve yaptırım kapasitesinin test edilmesi olarak değerlendirdi. ABD’nin artık “seçici uygulama” dönemine girdiğini, tek kutuplu düzenin zayıflayarak çok kutuplu bir sisteme evrildiğini belirtti. Müdahale maliyetlerinin yüksekliği, tırmanma riski ve küresel kriz ihtimali nedeniyle ABD’nin doğrudan çatışmadan kaçındığını ifade etti. İran ve diğer bölgesel aktörlerin etkisinin artabileceği uyarısında bulundu.
Dr. Hakan Sezgin Erkan, Çin bağlantılı bir tankerin ABD müdahalesi olmadan geçiş yapmasını değerlendirdi. Erkan, bunun yalnızca bir gemi geçişi olmadığını, ABD’nin yaptırım ve caydırıcılık kapasitesinin test edildiğini belirterek uluslararası sistemde “çok kutuplu düzene geçiş” yaşandığını ifade etti.
"ÇİN, ABD’NİN UYGULAMA KAPASİTESİNİ TEST ETTİ"
Dr. Erkan, operasyonel seviyedeki gelişmeyi şu sözlerle değerlendirdi:
"Birincisi operasyonel seviyemiz. Şimdi Çin bağlantılı tanker geçti, ABD müdahale etmedi. Yaptırım delinmiş oldu diye okuyoruz biz bunu ama bu bir gemi geçti olayı değil sadece. Burada aslında Çin ABD’nin uygulama kapasitesinin sınırlarını test etti. Operasyonel seviyede durumumuz bu."
"ABD CAYDIRICILIĞI ZAYIFLIYOR"
Erkan, stratejik düzeyde bir kırılma yaşandığını vurguladı:
"Stratejik seviyeye bakarsak, caydırıcılık zayıflıyor. ABD’nin caydırıcılığı burada ciddi manada zayıflıyor. ABD tehdidi var ama uygulanmıyor durumuna geçtik. Burada bir inandırıcılık boşluğu doğar. Bu boşluk başka aktörlerin de ABD’nin zorlayıcı diplomasisini test etmesine yol açar."
"SEÇİCİ UYGULAMA DÖNEMİ BAŞLADI"
Erkan, uluslararası sistemde yeni bir döneme girildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Sonra seçici uygulama dönemi başlamış demektir aslında. ABD artık herkese aynı kuralı uygulamıyor, kuralı seçerek uyguluyor. Çin’e de seçerek uyguluyor. Bundan sonra başka aktörlere de bunu seçerek uygulayacaktır."
"TEK KUTUPLU DÜNYADAN ÇOK KUTUPLU DÜZENE GEÇİŞ"
Küresel sistemin dönüşümüne dikkat çeken Erkan şöyle devam etti:
"Aslında çok tarihi zamanlara denk geliyoruz. Soğuk savaş sonrası ABD’nin tek hegemon olduğu dünyadan artık çok kutuplu bir dünyaya geçiş var. Fukuyama’nın ‘tarih bitti’ dediği dönemden farklı bir döneme giriyoruz."
"NORM AŞINMASI YAŞANIYOR"
Erkan, uluslararası kuralların zayıfladığına işaret etti:
"Burada aynı zamanda norm aşınmamız da var. Yaptırımlar delinirse diğer aktörler de bunu deneyecektir. ABD’nin koyduğu normları bölgesel ve büyük güçler yavaş yavaş delmeye başlayacaktır."
"İHLAL ARTIK CEZA DEĞİL, PAZARLIK KONUSU OLABİLİR"
Sistemsel değişime dikkat çeken Erkan şu değerlendirmeyi yaptı:
"Eskiden ihlal ceza manasına geliyordu. Şimdi ihlal ceza olabilir ama aynı zamanda bir pazarlık konusu da olabilir. Eskiden hegemonya vardı, şimdi dağınık bir güç durumu var."
"ABD NEDEN MÜDAHALE ETMİYOR?"
ABD’nin dış politika hesaplamalarına değinen Erkan şöyle konuştu:
"Bir gemiyi durdurmanın maliyeti askeri risk, piyasa etkisi ve diplomatik krizdir. ABD dış politikası fayda-maliyet üzerinden gider. Bu gemiyi durdurmak yeterince maliyetli ama yeterince fayda sağlamıyor."
"EMPERYAL AŞIRI YAYILMADAN KAÇINMA STRATEJİSİ"
Erkan, ABD’nin aynı anda birçok krizle uğraştığını belirtti:
"ABD Ukrayna, İran, Husi bölgesi ve Tayvan hattında aynı anda karşı karşıya kalmak istemiyor. Bu emperyal aşırı yayılma riskidir ve ABD bundan kaçınmaya çalışıyor."
"TIRMANMA RİSKİ VE KÜRESEL GERİLİM"
Erkan, olası bir müdahalenin zincirleme etki yaratabileceğini vurguladı:
"Tanker durdurulursa Çin tepki verir, askeri gerilim artar ve ticaret savaşları yeniden alevlenir. ABD bu tırmanma riskini de almak istemiyor."
"İRAN’IN ETKİSİ ARTABİLİR"
Bölgesel dengelere de değinen Erkan, İran’ın etkisinin artabileceğini ifade etti:
"İran’ın yeni askeri ve deniz üsleri kurma yönündeki açıklamaları, bölgede etkinliğinin daha da artacağını gösteriyor. Bu bölgede İran’ın etkisi daha belirgin hale gelebilir."






