Orta Doğu'daki İsrail vahşetine Çin'den tepkiler yükselmeye başladı. Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına karşı çıkarak “Gazze, Filistinlilere aittir” derken, Pekin yönetimi, İran ve Rusya ile birlikte Umman Körfezi'nde çok sayıda savaş gemisinin dahil olduğu büyük bir askeri tatbikat da düzenledi.
Çin'in, Orta Doğu ve Filistin meselesine yönelik yeni stratejilerini Haber Global Web Özel'e değerlendiren ülkenin önde gelen uluslararası ilişkiler uzmanlarından Nanjing Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hong Youshen'e göre Pekin bölgedeki yüz milyarlarca dolarlık yatırımlarını koruyor. Çin'in Orta Doğu'da aktif diplomatik ve askeri politika yürütebileceğini de iddia eden Prof. Dr. Youshen'e göre “Bu gerçekleşirse bölgedeki dengeler gerçekten değişmeye başlayacak.”
İsrail ordusu Filistinlilerin yerlerinden kalıcı olarak sürülmesini öngören bir harita paylaşırken, hükümetin rehine iddiası da bütünüyle boşta kalıyor. Görünen o ki İsrail, ABD'nin koşulsuz desteğini de alarak Gazze'nin yeniden idari bölünümüne ilişkin bir plan hazırladı ve şimdi bu planı hayata geçiriyor.
BM'nin de protesto ettiği işgal planı, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarına ilişkin bir strateji ve Çin bu uluslararası kanunsuzluğa sessiz kalmayacaktır. Profesör Youshen'e göre Çin ticari gücünü koruyabilmek amacıyla bölgede aktif politik ve askeri rol oynamayı seçebilir: “Eğer bu gerçekleşirse bölgedeki dengeler gerçekten değişmeye başlar.”
Çin, başta Filistin olmak üzere bölge ülkelerine doğrudan politik destek, hibe ve kredi sağlama yoluna da gidebilir. Eğer bu gerçekleşirse bölgedeki dengeler gerçekten değişmeye başlar çünkü bu durumda Çin'in aktif diplomatik ve askeri rol oynayacağı anlamına gelir.
İsrail'in göz ardı ettiği iki önemli nokta daha var: Orta Doğu, İsrail'in ulusal kanunları ile yönetilmiyor ve bölgede ticari politik çıkarlarını düşünüp hareket edebilecek tek güç de ABD değil. Bu gerçekliğin dışında masum insanların ölümü, ülkelerin yıkımı gibi aralıksız şiddet eylemlerinin barış sağlayacağını düşünmek de büyük bir yanılgı olacaktır. Bölge ülkeleri er ya da geç güvenlik kaygıları dolayısıyla blok halinde tepki vermeye başlayabilir.




