Market raflarında "füme", "isli", "barbekü" ya da "odun ateşi lezzeti" ifadeleriyle satılan ürünlerdeki lezzet her zaman geleneksel tütsüleme yöntemiyle elde edilmiyor. Bazı ürünlerde aynı etkiyi oluşturmak amacıyla tütsü aroma vericileri kullanılıyor.

EFSA'nın sekiz tütsü aroma vericisi üzerinde yaptığı değerlendirmelerde, söz konusu maddeler açısından genotoksisite endişesinin tamamen dışlanamadığı belirtildi. Genotoksisite, bir maddenin hücrelerin genetik materyali DNA'ya zarar verme potansiyelini ifade ediyor. Bunun ardından Avrupa Komisyonu SF-001 ile SF-010 arasındaki 10 birincil tütsü aroma vericisini izin verilen ürünler listesinden çıkardı.

TÜRKİYE'DE YASAK TAKVİMİ BAŞLADI
Türkiye de Avrupa Birliği'ndeki düzenlemeleri referans alarak tütsü aroma vericilerinin piyasadan kaldırılmasına ilişkin geçiş takvimini belirledi.
Et ve et ürünleri, peynir ve peynir ürünleri ile işlenmiş balık ve su ürünlerinde söz konusu aroma vericilerinin ithalatı ve piyasaya arzı 1 Haziran 2028'e kadar devam edebilecek. Bu ürünlerin üretimi, ithalatı ve piyasaya arzı için son tarih ise 1 Ağustos 2028 olacak.
Cips, sos ve diğer gıda kategorilerinde süreç çok daha erken başlayacak. Tütsü aroma vericilerinin ithalatı ve piyasaya arzı 1 Ekim 2026'da, işletmeler arasındaki satışı ise 1 Aralık 2026'da sona erecek. Bu aromaları içeren gıdaların üretimi, ithalatı ve piyasaya arzına 1 Ocak 2027'den itibaren izin verilmeyecek.

RAFLARDAN HEMEN KAYBOLMAYACAK
Düzenleme, bu ürünlerin belirtilen tarihlerde marketlerden tamamen kaybolacağı anlamına gelmiyor. Son tarihlerden önce piyasaya sunulan ürünler raf ömürleri sona erene kadar satılabilecek.
Bu nedenle tüketicilerin alışveriş sırasında ambalajın yalnızca ön yüzündeki "füme", "isli" veya "barbekü" ifadelerine değil, içindekiler listesine de bakması önem taşıyor. Özellikle "tütsü aroma vericisi" ifadesinin bulunup bulunmadığı kontrol edilebilir. Geleneksel yöntemle tütsülenmiş bir ürün ile tütsü aroma vericisi kullanılmış ürünün aynı olmadığı belirtiliyor.