Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK 38. Olağan Mali Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"DEİK, Türk iş dünyasının uluslararası alandaki lokomotif kuruluşu olarak bu yıl 40. yaşını kutluyoruz. 40 sene önce dikilen fidanın, bugün 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluş ve 5000'e yakın üye sayısıyla kolları dünyanın dört bir yanına uzanan devasa bir çınara dönüştüğünü görüyoruz. Biraz evvel Nail Bey, 40 sayısının kültürümüzdeki yerini ve anlamını son derece veciz bir şekilde ifade etti. DEİK'in 40 yaşın birikimiyle, tecrübesiyle, olgunluğuyla inşallah yoluna çok daha güçlü devam edeceğine inanıyorum. DEİK ailesine başarılarla dolu daha nice 40 yıllar geliyor.

İŞ DÜNYAMIZIN YURT DIŞINDA ÖNÜNÜ AÇMAK İÇİN MÜCADELE ETTİK
Burada sizlerin de çok iyi bildiği şu gerçeğin altını çizmek istiyorum. Rahmetli Özal'ın yadigarı olan DEİK'i hem başbakanlığımız döneminde hem de cumhurbaşkanlığımız süresince güçlü biçimde destekledik. İş dünyamızın yurt dışında önünü açmak, karşılaştığınız sorunları çözmek, sıkıntılarınızı gidermek için samimiyetle mücadele ettik.

TÜRKİYE'NİN EKONOMİK TİCARİ VE ÜRETİM GÜCÜNE GÜÇ KATTIK
Afrika'nın daha önce kapısı çalınmamış ülkelerinden, kısıtlı varlığımızın olduğu Güney Amerika'ya, Asya'nın derinliklerinden, Orta Doğu'nun en sıkıntılı bölgelerine kadar her yerde sizlerin yanında yer aldık. Yurt dışı ziyaretlerimizde DEİK'in faaliyetlerine mutlaka vakit ayırın. Gümrüklerdeki sorunlarınızdan, tır şoförlerimizin meselelerine, bürokratik engellerden, teminat mektuplarına, bize ve bakanlarımıza ilettiğiniz her konuyla birebir ilgilendik. Kolay olanı değil, zor olanı seçtik. Elimizi taşın altına koyduk ve hamdolsun sizlerle birlikte Türkiye'nin ekonomik, ticari ve üretim gücüne güç kattık.

HASSASİYETLE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Dünyanın neresinde iş yaparsa yapsın iş adamlarımıza, sanayicilerimize, yatırımcılarımıza, ihracatçılarımıza, arkalarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin olduğunu çok yakından hissettirdik. Bundan sonra da aynı hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Gerek bölgemizdeki çatışmaların, gerekse küresel ekonomide süre giden belirsizliklerin, iş dünyamızda sebep olduğu tedirginliklerin farkındayız. Gazze'deki soykırımla başlayan, ardından İsrail'in Lübnan'a, Yemen'e, İran ve Suriye'ye saldırmasıyla artan jeopolitik riskleri de çok net okuyoruz. İş dünyamızın fırtınalı bir denizde yol almaya çalıştığı aşikardır. Türk iş dünyası, yeni durumlara adaptasyon kabiliyeti en yüksek kesimler arasında ilk sıradadır.

NE ZULME SESSİZ KALIYOR NE DE MACERA PEŞİNDE KOŞUYORUZ
İhracatçılarımız başta olmak üzere şirketlerimizin yeni pazarlar bularak, yeni ortaklıklar kurarak bu sancılık dönemi başarıyla yönettiğini görüyoruz. Biz de bütün bu gelişmeleri yakından takip ediyor, doğuracağı risklerle beraber potansiyel fırsatları da dikkate alarak yeniden şekillenen küresel sistemde ülkemizi en iyi şekilde konumlandırmaya çalışıyoruz. Bir başka hassasiyetimiz şudur değerli arkadaşlar. Vicdanı, adaleti, insan hayatı ve onurunu merkeze alan dış politikamızdan taviz vermeden Türkiye'yi çatışmaların ve gerilimlerin uzağında tutmak. Bunun için her adımı dikkatle hesap edilmiş ince bir siyaset izliyoruz. Ne zulme sessiz kalıyor ne de macera peşinde koşuyoruz. Ne pısırık davranıyor ne de muhalefetin kışkırtmalarına prim veriyoruz. Türkiye için seksen altı milyonun tamamı için yüzünü ülkemize çevirmiş mazlumlar için en doğrusu neyse onu kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Libya'dan Karabağ'a nerede bize ihtiyaç varsa orada yine biz bunu yaptık. Kendi ülkesini Batılı televizyon kanallarına şikayet eden eski siyasetçiler gibi değil, hadiselere Ankara merkezli bakarak politikalarımızı belirledik. Hepsinde de haklı çıkan biz olduk. Bugün hemen herkes Türkiye'nin meseleleri okuma biçimini takdir ediyor. Rakiplerimiz dahi ülkemizin dengeli, vicdanlı, ilkeli ve dirayetli duruşundan övgüyle bahsediyor.

REKORLARA İMZA ATTIK
Türkiye, barış masalarının aranan aktörü haline geliyor. Bugün Türkiye kendisine güveniyor, kendisine inanıyor, özgüvenli bir şekilde hedeflerine doğru sağlam adımlarla ilerliyor. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Sizlerle çok daha fazlasını başaracağız. Ölçek büyüterek yola hep beraber devam edeceğiz. Değerli dostlar, bakın, bütün bunları ben hamaset olsun diye söylemiyorum. DEİK'in potansiyelini çok iyi bildiğim için bunları ifade ediyorum. Sizlere inandığım için, sizlere güvendiğim için kendimden bu kadar emin konuşuyorum. Geçtiğimiz günlerde ekonomimize dair çok önemli veriler açıklandı. Özellikle dış ticarette yine rekorlara imza attık.

EN YÜKSEK AYLIK MAL İHRACATIMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK
Hatırlarsanız 28 Mart'ta 2 milyar 64 milyon dolar ile günlük mal ihracat rekoru kırmıştık. 2025 Temmuz ayında 25 milyar dolar ile cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık mal ihracatımızı gerçekleştirdik. Dış ticaret açığı son dokuz ayın en düşük seviyesine indi. Sadece bir ayda 25 milyar dolar ihracat yapan bir ülke haline getirdik.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Terörsüz Türkiye sürecimizde bu hafta yeni bir evreye daha geçildi. Sürece siyasi desteği ve katılımı artırma çağrılarımız olumlu mâkes buldu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kuruldu. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına başlamasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bölgemizde yeni oyunlar oynanırken Türkiye'nin bu oyunları bozacak adımları kararlılıkla atması devlet aklının bir gereğidir. Komisyona katılan siyasi partilerin temsilcilerinin ilk toplantıda verdikleri yapıcı mesajları takdirle karşıladık. Terörle hiçbir yere varılamayacağı, bölgemizin geleceğinde terörün hiçbir çeşidine yer olmadığı gün geçtikçe daha net görülüyor.