Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genç İstihdam Hamlesi – Güç Tanıtım Programı kapsamında Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört temel sütun üzerinde güçlendirildiğini söyledi. Erdoğan, kurulan bu ekonomik yapının hem büyümeyi desteklediğini hem de 'küresel ve bölgesel şoklara karşı daha dirençli hale geldiğini' belirtti.

Toplumun tüm kesimlerini kapsayan ekonomik sistem inşa ettiklerini belirten Erdoğan, esnaftan çiftçiye, memurdan işçiye kadar herkesin geleceğe güvenle bakabildiği bir yapının hayata geçirildiğini ifade etti.

"Gençler iş beğenmiyor' söylemi gerçek dışı"
Son yıllarda ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençlerin oranında kayda değer bir düşüş yaşandığını söyleyen Erdoğan, bunun önemli bir kazanım olduğunu ancak kalıcı hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Gençlere yönelik olumsuz genellemelere de tepki gösteren Erdoğan, “Gençler iş beğenmiyor” gibi söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ve gençlere haksızlık olduğunu ifade etti. Erdoğan ayrıca, "ev genci" gibi 'incitici' tanımlamaların gençlerin potansiyelini görmezden gelmekle eşdeğer olduğunu belirtti.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekide:
“Şayet alın teri dökerseniz, azminizi sebatla, çabanızı ihlasla besleyip büyütürseniz, tevfike yani başarıya da Allah’ın izniyle erişirsiniz; yani rahmet, zahmetin neticesidir, meyvesidir, Allah’ın lütfu ve keremidir. Unutmayın, zahmetsiz rahmet olmaz; bu atasözümüzde işte bu gerçeğin çağlardan süzülüp gelen bir başka ifadesidir.”

"Türkiye ekonomisi şoklara karşı dirençli"
Kıymetli kardeşlerim, sevgili gençler; milletin emanetini devraldığımız günden beri bilhassa emeğe hak ettiği değerin verilmesi noktasında büyük bir hassasiyetle hareket ettik; diğer pek çok alanda olduğu gibi işçi ve işveren arasındaki ilişkiyi de hakkaniyet penceresinden bakarak teşhis ettik. Esnafından çiftçisine, memurundan işçisine, girişimcisinden ihracatçısına kadar kimsenin mağdur olmadığı, herkesin geleceğe güvenle baktığı bir sistemi hamdolsun hayata geçirdik; üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört taşıyıcı sütun üzerinde yükselttiğimiz Türkiye ekonomisini hem büyüttük hem de şoklara karşı dirençli hâle getirdik.

"Ekonomik kalkınmayı sosyal kalkınmayla birlikte sürdürdük"
Toplumun tüm kesimlerinin refah ve istikrardan azami ölçüde istifade ettiği, kimsenin geride bırakılmadığı bir düzeni milletimizin desteğiyle inşa ettik; ekonomik kalkınmayı sosyal kalkınmayla birlikte sürdürdük, sistemi bir bütün olarak ele aldık ve kalıcı istihdam odaklı çalışmalarımızı ekonominin her bir paydaşının faydasına olacak şekilde tasarladık. Bunu yaparken özellikle gençlerimizi sisteme doğrudan dâhil eden uygulanma metotlarıyla teşvik ve destek paketlerini de devreye aldık.

Ülkenin 23 yıldır devam eden kalkınma maratonu bütün hızıyla sürüyor; muhalefetin başını çektiği marjinal çevreler bu ülkenin gençlerine sokağı adres gösterirken, biz ekonomideki hedeflerimize gençlerimizle birlikte yürüyoruz. Boğazlarına kadar battıkları rüşvet ve yolsuzluk çamurundan kurtulmaya çalışanlara rağmen, biz gençlerimizi el üstünde tutuyor, onlara destek oluyoruz.

“Gençlerimizin bilgisinden faydanmak istiyoruz”
Vizyonlarına her zaman inandığımız gençlerimizin bilgisinden, dinamizminden ve kabiliyetlerinden istifade etmeye önem veriyoruz; bununla birlikte eğitim ve istihdam arasındaki kopukluğu giderecek, sistemin aksayan yanlarını tamir edecek adımlar atmayı da sürdürüyoruz. Gençliğin Üretim Çağı Güç Programı ile her gencimizin yeteneklerini geliştirebildiği, kabiliyetlerini iş gücü piyasasına aktarabildiği bir sistem kurmayı hedefliyoruz; Güç Programı ile staj imkânlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine, eğitim ve istihdamda yer almayan gençlerimize yönelik yenilikçi modellere kadar çok geniş bir yelpazede yeni destekler sunacağız.

Projeye 27 milyar liralık bütçe ayırdık; mevcut staj kapasitesine ilave olarak üç yılda 800 bin gencimizin daha staj süreçlerine destek sunacağız. Staj başvurularını bugün itibarıyla İŞKUR üzerinden almaya başlıyoruz; şimdiden tüm gençlerimiz için hayırlı, uğurlu olsun diyorum.

"Gençler iş beğenmiyor" diyenlere tepki!"
Zaman zaman “gençler iş beğenmiyor” denildiğini görüyoruz; oysa bu tarz genellemelerin gençlerimize haksızlık ettiğini görüyoruz. Bunun da ötesinde “ev genci” gibi incitici ifadelerle gençlerimizin hedef alındığına şahit oluyoruz; bu ülkenin aydınlık yüzlerini edilgen bir konuma iten, onların potansiyelini yok sayan hiçbir yaklaşımı bugüne kadar kabul etmedik, etmeyeceğiz. İşverenlerimizin haklarını nasıl gözetiyorsak, gençlerimizin taleplerine de büyük bir hassasiyetle kulak vermemiz gerekiyor. İş hayatına ilk adımını atmaya hazırlanan gençlerimizi niteliklerine uygun işlerde istihdam etmeli, adil ücret, gelişim imkânı ve öngörülebilir çalışma koşullarını kendilerine sağlamak mecburiyetindeyiz.

Programa katılan her gencimize günlük 1.375 lira cep harçlığı vereceğiz, iş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası primlerini de İŞKUR üzerinden devlet olarak biz üstleneceğiz. Bu suretle önümüzdeki üç yıl boyunca her sene 150 bin, üç yılın sonunda ise toplam 450 bin gencimize eğitim vereceğiz; 108 milyar lira kaynak ayırdığımız bu programla eğitim ve istihdamın dışında kalmış gençlerimizi üretim sürecine yeniden dâhil etmiş olacağız.