D vitamini neden bu kadar önemli?
İngiltere'de yetişkinlerin %18'i D vitamini eksikliği yaşıyor. Kış aylarında bu oran %31'e kadar yükseliyor. Peki kemiklerin ve dişlerin sağlıklı kalmasında büyük rolü olan D vitaminini yeterince alıyor muyuz? Ve yeterli miktarda alabilmek için ne yapmalıyız?

D vitamini neden önemli?

Araştırmalar, çok düşük D vitamini seviyelerinin kemiklerimizin yumuşak ve zayıf hâle gelmesine yol açabileceğini gösteriyor. Buna çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde ise osteomalazi deniyor.
Ayrıca yeterli D vitamininin romatoid artrit (iltihaplı romatizma) gibi hastalıkların önlenmesine yardımcı olabileceğini ve akut solunum yolu enfeksiyonları riskini azaltabileceğini gösteren araştırmalar da var. Bu vitaminin bazı kanser türleri için daha düşük riskle bağlantılı olduğu da belirtiliyor.

D vitamini yalnızca az sayıda gıdada bulunuyor. Vücudumuz bu vitaminin büyük kısmını güneş ışığını kullanarak kendisi üretiyor. Bu nedenle bazı ülkelerde güneş ışığı daha düşük olduğu için kış aylarında eksiklik oranları artıyor.
Örneğin İngiltere'de Ekim ile Mart ayları arasında, güneş yeterince güçlü olmadığı için burada yaşayan insanların önerilen günlük 10 mikrogramı (mcg) üretmesi neredeyse imkânsız hale geliyor.

D vitamini eksikliği belirtileri

İngiltere'nin Bristol kentinde yaşayan Kay Niknam kemik ağrıları ve kas güçsüzlüğü başladığında yardım aramayı düşünmemiş. Niknam, aylar boyunca eklem ağrısı çektikten sonra aile hekimine gittiğini anlatıyor. Muayenenin ardından Niknam'ın D vitamini seviyelerinin çok düşük olduğu ortaya çıkmış ve aile hekimi yüksek doz D vitamini kapsülleri reçete etmiş. Niknam bunun ardından ilk haftada iyileşme fark ettiğini, birkaç hafta sonra da tüm normal aktivitelerini yeniden yapabilir hale geldiğini söylüyor.

D vitamini takviyesi almalı mıyız?

Bazı gıdalar doğal olarak D vitamini içerir:

  • Yağlı balık (D vitamininin başlıca besinsel kaynağı)
  • Yumurta sarısı
  • Et ve sakatat
    Üretim aşamalarında içeriklerine D vitamini eklenerek zenginleştirilen gıda ve içecekler de var. Bunlar arasında bebek mamaları, bazı kahvaltılık gevrekler, bitki bazlı sütler ve meyve suları yer alıyor. Ancak ne yazık ki, yalnızca yiyecek ve içeceklerden yeterli D vitamini almak çok zor. Bu nedenle İngiltere'de Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS), beş yaş üzerindeki herkesin kış aylarında günlük takviye almasını öneriyor. Beş yaş altındaki çocukların ve eksiklik riski taşıyan kişilerin ise yıl boyunca takviye almasını tavsiye ediyor.

Buna karşılık bazı uzmanlar, özellikle aşırı miktarlarda alındığında, düzenli D vitamini takviyesi kullanımı konusunda endişelerini dile getiriyor. NHS, günde 100 mcg'dan fazla D vitamini almanın zararlı olabileceğini söylüyor. D vitamininin yağda çözünen bir vitamin olması nedeniyle vücutta birikebilir ve bu durum D vitamini zehirlenmesine yol açabilir. Bu nedenle takviye almayı seçerseniz, dozajı kontrol edin; zira birçok D vitamini takviyesi ihtiyacınızdan fazlasını içerir.

D vitamini eksikliği açısından kimler daha fazla risk altında?

Bazı kişiler D vitamini eksikliği açısından daha yüksek risk taşıyor. Risk faktörleri şunları içeriyor:

  • Koyu cilt pigmentasyonu
  • Obezite
  • İleri yaş
  • Kısa aralıklarla birden fazla gebelik
  • Vücudun her tarafını örten kıyafetler giymek
  • Emilim bozukluğu
  • Güneşe yeterince maruz kalmamak

Doğru D vitamini takviyesini seçmek

Takviyeler genellikle D vitamini D3 ya da D2 içerir. Diyetisyen Bahee Van de Bor, "Araştırmalar D3 vitamininin daha iyi emildiğini gösteriyor; ancak hem D2 hem de D3 vücut tarafından iyi emilir" diyor. D3 vitamini, yağlı balık gibi hayvansal kaynaklardan gelirken, D2 bitkisel formudur. Hangi tür D vitamini takviyesini aldığınızdan daha önemli olabilecek şey, nasıl aldığınızdır. Van de Bor, "Yağ içeren bir öğünle birlikte alındığında en iyi şekilde emilir" diyor. Bu nedenle yemekle birlikte almak en iyisidir.

Bu makaledeki tüm içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve doktorunuzun ya da başka bir sağlık uzmanının tıbbi tavsiyesinin yerine geçmemelidir. Sağlığınızla ilgili endişeleriniz varsa mutlaka bir hekime danışın.