Politika Servisi
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB Davası’nda ikinci celsenin 35’inci günü dün tamamlandı. İmamoğlu, savunmasında üç günü geride bırakırken savunmasını bugün tamamlanması bekleniyor.
Şimdiye kadar yaptığı savunmada ekonomiden adalete, basın özgürlüğünden toplumsal yaşama birçok konuya değinen İmamoğlu, davanın siyasi olduğunu vurgulamıştı. Dünkü yaptığı savunmada da davaya ilgi yoğun oldu. İzleyiciler, Ekrem İmamoğlu çıkınca, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” diye slogan attı. Bazı yurttaşlar mesafeden dolayı dürbünle seyretmeye çalıştı.
İmamoğlu, “Türkiye’deki hükûmet yargı eliyle görevinizden almak için her şeyi yapacağım diyor. Muhalefet de sonuna kadar direneceğim diyor. Yani ortada bir yargı saldırısı var. Karşısında da milli iradenin dayanışması ve direnişi vardır. Artık bir arada durmak, demokrasiyi korumak ve yeniden var etme mücadelesidir” dedi. İmamoğlu savunmasında şu ifadelere yer verdi:
EVDEN ALINAN FONCU SİYASETÇİ VAR MI?
Bizden önceki yönetim tarafından bizzat siyasi kadrolarıyla da yönetilen rant ve yağma organizasyonu ağır bir kent suçudur. 10 milyarlarca dolarlık bu usulsüz uygulamaların her bir dosyası yargı konusudur. Ama ben bunları dediğimde iddia makamı duyar mı, savcılık duyar mı? Duymaz. Şu andaki dertleri muhalefet. Şu andaki dertleri muhalefet, Ekrem İmamoğlu. Başka bir dertleri yok. Muhalifler, Halk TV. Murat Ağırel ayağı kelepçeli, sabah gene gitmişler evinden, yok fonla ilgili gözaltına almışlar evden. Peki siz evinden alınan bir foncu siyasi duydunuz mu şu ana kadar? Evinden alınan, milyarları götüren bir foncu siyasi duydunuz mu? Bir foncu bürokrat duydunuz mu? Ama gariban Murat Ağırel’i hem kelepçeli eve koy hem de git sabahın köründe evinden gözaltına al. Aymazlık bu, aymazlık. Bu büyük bir mesele.
BİR SAAT ÇIKSAM TERS YÜZ OLURSUNUZ
Bu davaya kimseyi inandıramadınız, inandıramayacaksınız. Niçin naklen yayın istenmedi zannediyorsunuz? Hani şu kayda alınıyor değil mi, kayda? Yani SEGBİS kaydına ya. Yahu kendileri kırpsın, kırpsın. Ey Adalet Bakanlığı, kendiniz kırpın. Yani karşıma kimi getirmek istiyorlarsa getirsinler, bir saat ya, bir saat. Milletin huzuruna çıkalım. Bir saat. Ters düz olmazlarsa namerdim, ters düz.
Onun için tekrar ediyorum, ey muhalifler, ey toplumun yüzde 80’ini temsil eden sevgili halkım, birlik olun, bir araya gelin, omuz omuza olun, kalabalık olun, tepkinizi gösterin. Bu büyük bir aymazlık. Bu, her türlü hakkınıza, hukukunuza, bilgi alma hakkınıza, şehirlerdeki hakkınıza, her şeyinize, seçme ve seçilme hakkınıza, bir hükümeti değiştirme hakkınıza göz koyanların ortaya koyduğu tavırdır.
HAKKINDA AÇILAN SORUŞTURMAYA TEPKİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen İmamoğlu savunmasını şöyle sürdürdü: Bana suç örgütü lideri diyorsun sen ya, Bakan. Bir kul, Allah’ın kulu bu kadar korunmasız olur mu yasa önünde? Savunma hakkı müdahalesi bu salonda başlamadı. 19 Haziran 2025’te Mehmet Pehlivan’ın tutuklandığı gün başladı. Avukat ya. Kardeşim benim avukat. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı. Konusu açılmışken buradan bir parantez açmak isterim. Yani bu iddianamenin en çarpıcı özelliklerinden biri şudur: İddianameyi yazan ve yazdıran anlayış, istediği kişiyi sanık yapıyor ve tutukluyor. İstediği kişiyi de hiç görmüyor, buharlaştırıyor.
Bakın bu salonda neler oldu. Bu salon adliye değil. Bir cezaevi kampüsü içinde duruşma salonu kılığına sokulmuş, ne yazık ki ucube bir yapı. Neden en başından beri canlı yayın istedim? Olmadı. Daha doğrusu benden önce ben burada daha tutsakken ilk günlerinde Sayın Özgür Özel bunu söyledi. Millet her şeyi görsün dedi. Sonra biz buluştuk ben böyle bir şey dedim, "Tabii deyin Sayın Genel Başkanım, ben hiç endişe etmiyorum ki." Bunu konuştuğumuzda biz daha mart ayını bitirmemiştik. Ve o günden beri arkasındayız.
Ne dediler? Çıktı Cumhur İttifakı’nın ortağı Sayın Bahçeli, "Yayınlayın" dedi, "Her şey ortaya çıksın" dedi. Hani hem de hakaret de etti bana yani. Masumiyet karinemi çiğnedi. Ama "Canlı yayını gösterin ortaya çıksın" da dedi yani. Hakkını veriyorum yine de. Çıktı Sayın Cumhurbaşkanı "Hayırlı olur" dedi. Ne oldu hayırlı olur? Fos çıktı. Niye? Çünkü Ekrem konuşursa, bu duyulursa perişan oluruz diye gördüler. 87 milyon insan canlı izleseydi bu dava ilk hafta biterdi, ilk hafta. İlk hafta biterdi. Bu korkaklık unutulmasın.
DAVALARDA 23 HÂKİM GÖREVİNDEN ALINDI
Bakın, ben tarihin henüz şahit olmadığı en büyük yargı saldırısına muhatap bir kişiyim. Hakkımda açılan davalarda 23 hakim, görevinden alındı. 23 hakim. Ankara 2 No’lu Baro Başkanı ne demiş? Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı, iki sene içerisinde 70 tane baro üyesi arkadaşımızı hakim savcı yaptık dedi. 70 tane arkadaşımızı hakim savcı yaptık dedi. Vallahi billahi benim bildiğim, baro başkanımız burada, baroların böyle bir ayrıcalık hakkı yok. Adı ister iki nolu olsun ister bir nolu olsun, kaç no’lu olursa olsun yani. Sonradan istifa etmiş görevinden de falan filan. Bu dava için kurulmuş bir mahkemeye dönüştü. Buna göre atamalar yapıldı. O bakımdan bu ülkede benim hakkımda verilecek bir karar, kariyerlerini belirliyor.
KILIÇDAROĞLU’NA SESLENDİ: SENİN ALNINI KARIŞLARIM
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sanık olduğu zimmet dosyasında bir gün bile tutuklanmadığını belirten Ekrem İmamoğlu, “Kimse onu milletten, sandıktan koparmadı” dedi. “O da yargılandı ben de yargılamıyorum, yargılanmaktan kaçan yok ki, kaçan namerttir, şerefsizdir” diyen Ekrem İmamoğlu, “Baktı sandıkta yenemedi, tutuklayarak yenmeye çalıştı. Biz başardık, onun için bu dava var” ifadelerini de kullandı. İmamoğlu şu ifadelere yer verdi: “Biz artık İstanbul’da adama, kişiye, gruplara, cemaatlere, vakıflara, derneklere, yandaşlarımıza hizmet işi dönemini bitirdik dedik. Onun için buradayız. Onların yirmi beş yılda kurduğu düzeni altı yılda değiştirdiğimiz, bu değişime halk 2024’teki seçimlerde güçlü bir onay verdiği için buradayız. Artık bu şehir bir avuç imtiyazlının değil, 16 milyon kişinin oldu” İmamoğlu CHP’nin başına kayyum olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili de konuştu: “Bu dava siyasi değilmiş. Senin alnını karışlarım ya! İster kayyum ol ister ne olursan ol. Şu anda ben onurumla namusumla şerefimle ilgili konuşuyorum."
∗∗∗
İmamoğlu, AKP dönemindeki yolsuzlukları sıraladı. Öne çıkanlar şöyle:
• Yolsuzluklar işleme koyulmadı
AKP döneminde yani seçilmemden hemen önceki dönemde burada gördüğünüz bütün dosyalar belgeli tespitli, teftiş kurulumuzun somut bir şekilde tespit ettiği ve hakkında gerekli işlemi yaptığı dosyalardır. İçişleri Bakanlığı daha önce görülmemiş şekilde İBB Müfettişlerimizce yürütülen dosyalara el koydu. Bu tarihte görülmüş bir şey değil. 2 buçuk milyar dolarlık usulsüzleri ispat eden raporlar… Büyük bir kısmı zamanaşımına uğratılarak kovuşturmaya yer yok kararı vermesi çürümedir, keyfiliğin zirvesidir. Beni ve yol arkadaşlarımı da ifade ettiğim gibi hiçbir delil olmadan tutuklu yargılamaya devam ediyorlar. Milletliğimiz bu ikiyüzlülüğü görüyor.
• Kamu kasasından hırsızlık
Ekim 2016’da Başakşehir’de askeri alan niteliğinde bir özel mülk. Alt köşede yeşilin içerisinde (tablodan gösteriyor) arazi kamulaştırılıyor. Müfettiş raporunda söz konusu taşınmazın doğrudan temin yoluyla satın alındığı taşınmaz bedelinin doğrudan onun hesabına gönderildiği, söz konusu taşınmazın askeri strateji alan olarak fonksiyonlandırılmış olduğu, İBB hizmetlerinde kullanılmasının mümkün olmadığı…
Ben yedi yıldır başkanım, İBB’nin askeri bir birliği yok, gücü yok. Askeri strateji alan diye görünen yer kamulaştırılıyor. Ayrıca AK Parti İBB yönetimi hiçbir şekilde kullanamayacağı araziyi 13 buçuk milyona alıyor. 2021’de müfettiş arkadaşlar gayrimenkul değerlendirmesi yapıyor. 2 milyon dolar o günkü kurla. Özetle, 13 buçuk milyon dolara alınan arazinin gerçek değerinin beş yıl sonra 2 milyon dolar olduğu ortaya çıkıyor. Askeri bir yeri İBB neden alsın? İBB’nin hiçbir işine yaramaz bu. Stratejik askeri alan. Resmen kamunun kasasından hırsızlık yapılmış. Başka bir tarifi yok.
• 2016 yılındaki KİPTAŞ arsa alımı
Bir sonrakine geçelim. KİPTAŞ arsa alımı. Bu çok enteresan. Birilerinin cebine 37 milyon dolar para aktarılmış. Dört günde. Kör göze parmak mı soktu, kol mu soktu, bu nasıl yapıldı bilinmez. Bahçeşehir’deki bir firmadan 7 Ocak 2016’da 49 buçuk milyon TL bedelle İBB ile yani KİPTAŞ ile başka bir ilişkiye geçecek firmaya satılıyor. Sadece dört gün sonra 11 Ocak’ta tam 130 milyon liraya KİPTAŞ’a satıyor. Burada dikkatinizi çekmek istediğim şu: Satın alan aldırılan firma yalnızca dört gün sonra, tam 81 milyon lira kâr ediyor. O günün güncel kuruyla 27 milyon dolar. Yani bir firma araziyi alıyor, sadece dört gün sonra üç katına araziyi satıyor. Ve kime, İBB’ye. Yani kurnazlar göz göre göre kazık atıyor aradaki farkı cebe indiriyor. Süper ticari deha. Sonuç mu? Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer yok kararı veriyor. Ve çok enteresandır bu firma hemen o günlerde hükümete yakın bir vakfa yurt yapıyor. Başka şeyler de var. KİPTAŞ kazık atıyor.
• İçişleri Bakanı el koyuyor
Fatih Vatan Caddesi’ne gelelim… İBB, 2017 yılında 430 milyon TL’ye o zamanın kuruyla 119 milyon dolara Metal Yapı’dan satın alıyor burayı. Bu firmanın 2011’de burayı Fatih Belediyesi’nden alırken ödediği para 13 milyon dolar. Bu firma burayı belediyeden aldıktan sonra İstanbul Büyüşehir Belediyesi Meclisince imar planları değişikliği yapılarak arazinin değerlenmesi sağlanıyor. Sürecin planlı bir şekilde yürütüldüğünü, firmanın yönetim kurulu başkanının dilekçelerinden anlıyoruz. Bu dilekçelerde firmanın alacağı parayı nerelerde kullanacağı ve bu işlemlerin Cumhurbaşkanlığı nezdinde yapılan görüşmelerde kararlaştırılacağı belirtiliyor. Belgeyle anlatıyorum size. Bu dosyaya İçişleri Bakanlığı tak diye el koyuyor. Sayın Cumhurbaşkanı ne diyecek merak ediyorum. Bizzat onayıyla 106 milyon dolardan fazla İBB’nin kasasından para çıkıyor. Ne güzel hayat değil mi?
• İBB’nin yaklaşık 10 yıllık bütçesi
2007-2009'dan sonra 2019 arası geliştirilen projelerde, yapılan imar tadilatlarıyla, yani İstanbul halkına ait olan gökyüzüne sığdırdıkları binalarla, kamu binalarına fonksiyonlarını değiştirerek yaptıkları binalarla ekstra ne elde ettiler? Tam 85 milyar dolar. Tam o zamanki kurla, yine o kitabı hazırladığı kurla 3 trilyon 950 milyar lira 85 milyar dolar İBB'nin yaklaşık 10 yıllık bütçesi. Bakın o günkü imar değerlerini dolar olarak dönün, endeksleyin bugüne, eskalasyon edin, bir bakın bakalım kaç dolar yapıyor, hesapta zorlanacaksınız.
Mesela Şehrizar Konakları, hikâyesi çok ilginçtir yani. Karayollarından kamulaştırıldığı, Emlak Konut’a devredilen bu yer, 2005'ten itibaren önce İBB, sonra bakanlık, sit alanına ve boğaz silüetine rağmen yapılaşmaya açıldı. Mahkeme defalarca iptal etti ama yine de ısrarla yapıldı o konaklar. Çok meşhurdur o konaklar. Tapelerde ismi geçer. Meşhur tapelerde. Hattat Tower… Hani irtikâp diyoruz ya Sayın Başkan, Sayın heyet, irtikapın daniskası var evrakı, belgeli. Yani Büyükçekmece'de belediye başkanı evinin kıyılarındaki arsaların ondan nasıl alındığını vesaire gelip bana anlattı. Meşhur 16/9 kuleleri, hatırlayın. Tarihi silüetimiz rezil rüsva edildi. UNESCO uyarıldı. Sayın Cumhurbaşkanı kırılmış arkadaşına, kırılmış.




