DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında yaptığı konuşmada devlete, muhalefete, Türkiye kamuoyuna ve Kürt halkına olmak üzere dört ayrı çağrıda bulundu. Kürt sorununun çözümü için demokratikleşme ve yasal adımlar istediğini söyleyen Bakırhan, iktidarı “barış hukuku” kurmaya, muhalefeti barışı desteklemeye, kamuoyunu “kucaklaşma ve helalleşme” sürecine sahip çıkmaya, Kürtleri ise demokratik birlik içinde hareket etmeye çağırdı.
Bakırhan, Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında, Kürt sorununun çözümü için demokratik siyasetin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin bu konuda tarihî bir fırsatla karşı karşıya olduğunu ifade eden Bakırhan, “Bugün özellikle Ankara’nın önünde tarihi bir fırsat var. Kürt meselesini çözen bir Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur. Bu fırsatı değerlendiren Ankara Türkiye’de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir. Kaybedecek zaman, harcanacak başka bir nesil yok. Yeterince gençlerimizi, yeterince nesillerimizi kaybettik. Unutmayalım, günü kurtarma derdinde olanlar geleceği kaybeder.” dedi.
Kürtlerin taleplerini açık biçimde sıralayan Bakırhan, “Kürtler Türkiye’de kimliğinin tanınmasını, ana dilinde eğitim, anayasal güvence, yerel demokrasi ve eşit yurttaşlık istiyor.” ifadelerini kullandı. Kürtlerin talebinin ayrılık değil ortaklık olduğunu vurgulayan Bakırhan, “Bu ülke birlikte kuruldu. Bedel birlikte ödendi. Felakette ve acıda ortak olduk. O halde sadette neden ortak olmayalım diyoruz. Bu sorunun ağırlığını gelecek nesillere bırakmak istemiyoruz. Bu kaderi artık değiştirmek istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Bakırhan, konuşmasında Öcalan’a da değinerek, “Sayın Öcalan, Kürt meselesini idam sefasından masaya isyandan inşaya taşındı. Söz olsun Sayın Öcalan; Bu inşa bir gün mutlaka barışla taşlanacaktır.” dedi. Sürecin artık yasal zemine taşınması gerektiğini savunan Bakırhan, “Şimdi sıra barış yasalarında. Şimdi sıra hukuki güvencede. Şimdi sıra devlette ve iktidardadır.” diye belirtti.
Cezaevindeki siyasetçiler, sürgündekiler ve kayyum uygulamalarına ilişkin de mesaj veren Bakırhan, “Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalı. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli. Sürgündekiler evlerine dönebilmelidir.” ifadelerini kullandı. Bakırhan, konuşmasının sonunda iktidara, muhalefete, kamuoyuna ve Kürtlere ayrı ayrı çağrıda bulunarak, “2025 silahların yakıldığı yıl oldu. 2026 özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olsun.” dedi. Konuşmasını Nevroz’un yeni bir dönemin başlangıcı olduğu vurgusuyla tamamladı.





