AKP iktidara geldiği günden beri kamunun elinde ne varsa sattı. Cumhuriyetin birikimi olan kurumları özelleştirme adı altında elinden çıkardı. Özelleştirmelerin yüzde 80’e yakını AKP döneminde yapıldı. 65 milyar dolar gelir elde ettiler. Çimento fabrikalarını sattılar, kağıt fabrikalarını sattılar, eti madenciliği sattılar, limanları sattılar, marinaları sattılar, elektrik dağıtım şirketlerini sattılar, TÜBRAŞ’ı sattılar, Türk Telekom’u sattılar (sonra geri aldılar), kamu arazilerini sattılar, koyları ya sattılar ya da uzun süreli kiraladılar, tarım arazilerini sattılar.
Kısaca ne bulurlarsa sattılar. En son iki köprü ile otoyollara gözlerini diktiler. Köprülerden biri 53 yıllık, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü. Diğeri 38 yıllık, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü. Birini rahmetli Demirel yaptı, diğerini rahmetli Özal. Geçiş ücreti 59 lira. Erdoğan’ın da yaptırdığı köprü var ama onun farkı var. O kamu kaynaklarıyla yapılmadı, geçiş ücreti 95 TL.
İktidar Demirel ve Özal’ın yaptırdığı köprüleri neden satmak istiyor? Zarar ettikleri için mi? Yoo. İki köprünün 2025 yılı karı 23,5 milyar lira. Bu yıl bekledikleri 27 milyar 158 milyar lira. O halde niye satıyorlar? Birkaç nedeni var; birilerine kıyak çekmek istiyorlardır, bütçe tam takır kuru bakırdır acil paraya ihtiyaç vardır veya ilk seçimde iktidardan gideceklerini bildikleri için başkasına yar olmasın parayı biz kapalım diye düşünmüşlerdir. Bu sebeple tarihi iki köprüyü ve otoyolları satmak istiyorlar.
Yeni gelen iktidarın eli kolu bağlı kalsın diye düşünülüyor. 25 yıl borç ödesin, faizle boğuşsun dursun. Madem bir şeyleri satıp kasaya dolar koyma ihtiyaçları var, Yavuz Sultan Selim köprüsünü satsalardı. Yap işlet devret modeli 2024 yılında doldu, köprünün kamuya geçmesi gerekirdi, bilinmeyen nedenlerle süre 2028 yılına kadar uzatıldı. Muhalefetin yerinde olsam, CHP’nin yerinde olsam İstanbul’un bütün billboardlarını şu afişlerle donatırdım: Demirel’in köprüsünü sattırmam, Özal’ın köprüsünü sattırmam.






