ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Fordo, Natanz ve İsfahan’daki üç nükleer tesisine hava saldırısı düzenlendiğini duyurdu. Saldırıların ardından, İran yönetimini ülkeyi geri bırakan bir engel olarak nitelendirip "rejim değişikliği" fikrini gündeme getirdi.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, İran’da rejim değişikliğine sıcak baktığını belirtti. "Rejim değişikliği lafı politik doğruculuktan uzak, ama mevcut İran rejimi ülkeyi büyüklüğe taşımıyor. Öyleyse neden bir rejim değişikliği olmasın?" ifadelerini kullandı.

Milliyet’ten Didem Özel Tümer, Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Caner’e İran’da rejim değişikliği olasılığını sordu. Caner, muhalif grupların çok dağınık ve birbirleriyle kavgalı olduğunu, Pehlevi’nin İran içinde destek bulamadığını belirtti. Ayrıca, İran-Irak savaşında Saddam’ın yanında savaşan Halkın Mücahitleri Örgütü’nün de bir gücü olmadığını ifade etti.

Caner, muhaliflerin İsrail ile bağlantılı olmasına rağmen, İran içerisindeki topluluğun bu gruplara destek vermediğini vurguladı. Dış müdahaleye karşı olan bazı muhalif grupların, dönüşümün İranlılar tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini söylediklerini aktardı.

İsrail’in saldırılarının hükümeti hedef alacak bir kıpırdanma yaratmasının, muhalefetin güçlenmesine neden olabileceğini belirten Caner, kaos durumunda bazı örgütlerin harekete geçebileceğini ifade etti. Ancak, bu tür bir durumun çok uç bir senaryo olduğunu ve İran’ın köklü bir devlet yapısına sahip olduğunu vurguladı.

Sonuç olarak, İran’ın direneceğini ve ABD’nin olmadığı bir senaryoda İsrail’in başarısız olma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.