Edirne'de son aylarda etkili olan şiddetli kuraklık Meriç ve Tunca nehirlerinin su seviyesini etkiledi. Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, iklim değişimi ve beraberindeki kuraklığın etkilerinin bölgede ciddi şekilde hissedildiğini belirterek, "Son yılları değerlendirdiğimizde Edirne önceki dönemlere göre bu yıl çok daha kurak ve sıcak bir süreç yaşadı. Meriç ve Tunca nehirlerinde su seviyesi dibi gördü, ciddi bir kuraklık söz konusu. Bölgemiz kurak bir dönemden geçiyor, bu sürecin 5-6 yıl daha sürmesi öngörülüyor" dedi.
Yetersiz yağışlar, aşırı sıcaklara bağlı buharlaşmanın artması ve tarımsal sulama nedeniyle nehirlerin bazı bölümlerinde su akışı durdu. Su seviyesinin azalmasıyla özellikle Tunca Nehri yatağında kum adacıkları oluştu, akışın durduğu bölümler geniş ot öbekleri ve sazlarla kaplandı.
Devlet Su İşleri (DSİ) Suakacağı İstasyonu'nda son kayıtlara göre Tunca'nın debisi saniyede 2 metreküp, Meriç'in debisi ise Kirişhane istasyonunda saniyede 35 metreküp olarak ölçüldü.
Uludağ, kuraklığın Meriç ve Tunca nehirlerini bu yıl daha fazla olumsuz etkilediğini söyledi. İklim değişikliği, kuraklık, seller ve taşkınlar üzerine çalışmalar yapan Doç. Dr. Uludağ, iklim değişiminin etkilerinin bölgede ciddi şekilde hissedildiğini ifade etti.
Uludağ, Edirne'deki hidrolojik verilerin uzun yıllara yayılan inişli çıkışlı bir tablo sergilediğini ancak kurak dönemlerin artık daha sık ve sert yaşandığını vurguladı. "1926'dan günümüze Edirne'nin hidrolojik verilerine baktığımızda kurak ve nemli dönemler bulunuyor. Bu bazı yıl 400 milimetreye kadar düşer, bazı yıllar 700 milimetreye kadar çıkar. Ancak son yıllarda kurak süreç etkisini daha da artırarak sürdürüyor" dedi.
Son yıllar değerlendirildiğinde Edirne'nin önceki dönemlere göre bu yıl çok daha kurak ve sıcak bir süreç yaşadığını kaydeden Musa Uludağ, "Kuraklık ve aşırı sıcaklara bağlı buharlaşma bu yıl nehirleri daha fazla etkiledi. Nehirlerde son yıllarda yaşanan kuraklığa bağlı yaşanan su azlığı, su yönetimindeki eksiklikler bu seneki olumsuz tabloyu ortaya çıkardı. Meriç ve Tunca nehirlerinde su seviyesi dibi gördü, ciddi bir kuraklık söz konusu. Bölgemiz kurak bir dönemden geçiyor, bu sürecin 5-6 yıl daha sürmesi öngörülüyor. Gelmesi beklenen nemli dönemin de su kaynakları üzerinde ne kadar etkili olacağını şimdiden söylemek zor" şeklinde konuştu.
Uludağ, Edirne'de bu yıl mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklar yaşandığını anımsatarak, "Bu durum buharlaşmayı beraberinde getiriyor. Aynı zamanda yağış yok. Bir de su yönetiminde sorunlar oluşunca ciddi su sorunlarını yaşıyoruz ve yaşayacağız" dedi.
Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, "Bunun yanında Bulgaristan'ın bu nehirler üzerinde 24 tane barajı var. Kışın normalde akması gereken suyu depolayıp yazın kullanıyor. Tüm bu nedenler tarımsal üretimi etkiliyor. Bunun en açık örneğini ayçiçeğinde gözlüyoruz. Kuraklık nedeniyle gerekli gelişim sağlanamadı verim çok düştü" ifadelerini kullandı.
Uludağ, Edirne'nin karasal iklimin en şiddetli hissedildiği kentlerin başında geldiğini ve çevresindeki illere göre sıcaklık değerlerinin her zaman daha yüksek olduğunu sözlerine ekledi.



