ABD, Venezuela'ya saldırarak Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini kaçırdı. Dünyanın dört bir yanında ABD'ye karşı büyük bir tepki dalgası oluştu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olağanüstü toplandı ve başta Rusya ile Çin olmak üzere çok sayıda ülke ABD'nin eylemlerini silahlı saldırı olarak nitelendirdi. Şimdi ABD'nin tehdit dilini kullandığı Kolombiya ve Küba'ya karşı da benzer terör eylemleri gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve Latin Amerika coğrafyasının nasıl bir tepki vereceği de merak ediliyor. Latin Amerika coğrafyasının en saygın gazetecilerinden Arjantinli Carlos Aznarez, merak edilenleri Haber Global Web Özel için yorumladı: “ABD’nin terörizmi bir sınıf savaşıdır” ifadesini kullanan Aznarez'e göre Washington'ın küresel egemenliği çözüldükçe askeri müdahaleleri de artıyor. “Latin Amerika'nın sesi” lakaplı Aznarez, “insanlık bu barbarlığa boyun eğmeyecek” yorumunda bulundu. Eski Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'in de yakın dostu olan efsanevi gazeteci şu yorumlarda bulundu:

Latin Amerika'nın efsanevi gazetecisi Carlos Aznarez'e göre ABD saldırganlığının arkasında, Venezuela'nın doğal kaynaklarını kamusal denetim altında tutması, petrol gelirlerini küresel sermayeye açmaması ve Washington’un bölgesel hegemonya kaybı yatıyor.

VENEZUELA YAĞMAYA AÇILMADI
“ABD’nin Venezuela’ya yönelik haydutça müdahalesi Latin Amerika ve Karayip ülkelerinin egemenliği ve bağımsızlığına yönelik son derece ağır bir saldırıdır. ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi yalnızca egemen bir devlete karşı saldırganlık ya da bir lidere yönelik terörizmden ibaret değil. Bu saldırı temelinde bir sınıfın emperyalist terörizmidir dolayısıyla yaşanan bir sınıf savaşıdır. Trump yalnızca ABD Başkanı olarak değil çok uluslu sermaye odaklarının egemenlik ve çıkar amaçlarının aracı olarak da hareket ediyor. Kendisi de bu sınıfın üyesi durumunda. ABD Başkanları geçmişte bu güce boyun eğdiklerini birçok kez dile getirdiler. Venezuela’nın petrolünü ABD’nin satacağına ilişkin sözleri bu gerçeğin kendini göstermesidir. Venezuela’nın suçu, Bolivarcı bir devrimle halkın çıkarlarını savunması, petrolünü ve doğal kaynaklarını küresel sermayenin sınırsız yağmasına açmamasıdır. Emperyalizm, kendisine boyun eğmeyen her halk hareketini kriminalize eder. Bu, Latin Amerika’nın iki yüzyıldır yaşadığı bir gerçeklik.”

EMPERYALİZMİ ARTIK GİZLEMİYORLAR
“ABD emperyalizmi tarih boyunca darbeler, sabotajlar, suikastlar ve işgallerle ilerledi. Bugün ise artık gizleme ihtiyacı duymuyorlar. Trump, Amerikan sisteminin bir sapması değil, onun en çıplak halidir. Irkçılık, anti-Sosyalizm, Siyonizmle kurulan ittifak ve Ortadoğu’ya dönük saldırganlık, ABD’nin tarihsel DNA’sında vardır. İran’a yönelik tehditler de bu çerçeveden görülmeli. Direnen her güç hedef haline gelir. Deniz ablukası, askeri tehditler ve açık şantaj, emperyalizmin bu coğrafyada kriz anlarında başvurduğu belirgin araçlar oldu her zaman. Ancak unutulmamalı ki bu pervasızlık arttıkça Latin halklarının tepkisi de artıyor.”

Aznarez'e göre Latin Amerika’daki aşırı sağcı hükümetler, ABD müdahalesine verdikleri destekle, temsiliyet krizleri karşısında hızla meşruiyet sorunuyla yüzleşecekler.

ALKIŞLAYANLAR KRİZLE YÜZLEŞECEK
“Latin Amerika'da aşırı sağcı hükümetler, Washington’un yerel taşeronları durumunda ve yapılan müdahaleye alkış tuttular. Milei (Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei) gibi figürler, halkları değil efendilerini temsil ediyor. Ancak Latin tarihi açıkça gösterir ki halkların tepkisi kalıcı olarak bastırılamıyor. ABD saldırganlığı arttıkça, bu hükümetler hızla kendi meşruiyet krizleriyle yüzleşecekler. Bugün Filistin’le kurulan dayanışma, yarın Venezuela, Küba ve tüm Latin Amerika için ortak bir direniş bilincine dönüşecektir.”

KÜRESEL EGEMENLİĞİ ÇÖZÜLÜYOR
“ABD saldırganlığı yalnızca petrol, doğal kaynaklar ve bölgesel egemenliği amaçlamıyor. ABD, küresel hegemonyasının çözüldüğünün açıkça farkında. Çin’in yükselişi, çok-kutuplu dünya, direnen halklar ve tepki gösteren on milyonlarca insan. Bu tablo Washington’da panik yaratıyor. Şimdi tüm dünyanın acı şekilde yeniden hatırladığı bir gerçekle yüz yüzeyiz. Saldırgan emperyalizm kendi isteğiyle durmaz; durmak zorunda bırakılır. Bugün Trump, Netanyahu ya da benzeri figürler dünyayı daha tehlikeli bir noktaya sürüklüyor olabilir; ancak aynı zamanda karşılarında büyüyen bir direniş bloğu oluşuyor. Filistin, Venezuela, Küba, İran ve daha onlarca ülke… Bu tepkinin küresel bir dalga haline geleceğine inanıyorum. İnsanlık bu barbarlığa teslim olmayacaktır.