Yunanistan’ın Türkiye’ye yaklaşık 90 kilometre mesafedeki Kerpe Adası’na Patriot hava savunma sistemi konuşlandırması Ankara’nın tepkisine neden oldu. Dışişleri Bakanlığı, Lozan ve Paris Antlaşmaları gereği Doğu Ege ve Oniki Adalar’ın gayriaskerî statüde olduğunu vurgulayarak adımın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti. Uzmanlar ise Yunanistan’ın bölgede fiilî durum oluşturmaya çalıştığını, ancak Türkiye’nin hem uluslararası hukuk hem de savunma kapasitesi açısından buna karşı gerekli adımları atabileceğini ifade etti.

Yunanistan’ın Orta Doğu’daki çatışmaları gerekçe göstererek Türkiye’ye yaklaşık 90 kilometre mesafedeki Kerpe Adası’na Patriot hava savunma sistemi konuşlandırması Ankara’nın tepkisine yol açtı. Türkiye, söz konusu adaların uluslararası anlaşmalar gereği gayriaskeri statüde olduğunu vurgulayarak bu adımı uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirdi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli yaptığı açıklamada, 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması’na atıfta bulundu. Keçeli, Doğu Ege adaları ile Oniki Adalar’ın statüsünün açık olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Gayriaskeri statü altına alınan Doğu Ege adaları ve Oniki Adalar’ın objektif hukuki statüsünde tartışmaya açık bir husus bulunmamaktadır.”

Keçeli ayrıca bazı çevrelerin bölgedeki gelişmeleri fırsata çevirmeye çalıştığını söyledi: “Hal böyleyken, bölgemizde yaşanan son gelişmeleri fırsata çevirmek isteyen ve her vesileyle NATO müttefikimiz Yunanistan’la ikili ilişkilerimizi zehirlemeye gayret gösteren bazı çevrelerin yeni bir oldubitti teşebbüsünde bulunmaları esasen şaşırtıcı değildir.”

Dışişleri Sözcüsü Keçeli, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Türk askeri varlığına ilişkin açıklamalarına da değindi. Keçeli açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’yi revizyonizmle suçlayan bu çevrelerin uluslararası hukuk hilafına atacakları her adım yok hükmündedir. Geçmişte Kıbrıs Adası’nın ortak sahibi olan Kıbrıslı Türkleri toplu hâlde yok etmek isterken bugün onları da koruyacaklarını iddia etmeleridir.”

Açıklamada ayrıca şu değerlendirmeye yer verildi: “Kıbrıslı Türkler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, anavatan ve garantör Türkiye’nin de desteğiyle kendi güvenliğini sağlamaya muktedir olup başka hiç kimseye muhtaç değildir.”

Türkiye’nin bölgede oldu-bitti girişimlerine izin vermeyeceği de vurgulandı.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan KKTC mesajı

Milli Savunma Bakanlığı da Kıbrıs konusunda net mesaj verdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de KKTC’nin yanında ve destekçisidir. Türkiye olarak Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı garantörlüğün bize vermiş olduğu yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz.”

Hukukçu Zeki Arıtürk, Ege’deki adaların statüsünün uluslararası anlaşmalarla belirlendiğini söyledi: “Öncelikle Ege, kıta sahanlığı bizim baktığımızda hem Lozan’ı ilgilendiren hem de 1947 Paris Antlaşması’nı ilgilendiren bir konu. Yunanistan her defasında maalesef aramızdaki 6 mil olan deniz sınırını 12 mile çıkarmak gibi bir niyetle hareket ediyor. Askerî bölgeler olmayan adaları, özellikle Oniki Adalar’ı silahlandırmaya çalışıyor ve Patriot konuşlandırıyor. Bu durum hem Lozan Antlaşması hem de 1947 Paris Antlaşması açısından uluslararası hukuka aykırı bir işlemdir.

Akademisyen Dr. Zekeriya Şahin, Yunanistan’ın politikalarının arkasında uluslararası dengelerin bulunduğunu ifade etti: “Yunanistan’ın böyle şımarıkça tavırlarına neden olan temel unsurlardan biri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin artık işlevini yerine getirememesidir.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü bir ülke olduğunu belirten Şahin, “Türkiye Cumhuriyeti, size bir karış toprak dahi vermeyeceği gibi en ufak yanlış senaryoda ağır cevaplar verir.” şeklinde konuştu.

Sonuç olarak, Yunanistan’ın bu adımının uluslararası hukuka aykırı olduğu ve Türkiye’nin bu duruma karşı gerekli önlemleri alacağı vurgulanmıştır.