Son haftalarda Ege Denizi üzerindeki barışçıl hava, yeniden sert rüzgarlarla çalkalanıyor. Uzun süredir durağan seyreden ve 'sakin sular' olarak adlandırılan yeni Türk-Yunan ilişkileri, hem karada hem de havada artan askeri ve diplomatik gerilimlerle farklı bir sürece evrilmeye başladı. Bu süreçte Yunanistan’ın uluslararası adımları, Kudüs zirvesi sonrası İsrail ile yakınlaşması Türkiye tarafından “sakin suların aleyhine” adımlar olarak değerlendirildi. Son dönemde Ege'deki sakin suları çalkalandırılan Yunanistan kaynaklı ihlaller, iki ülke arasındaki iyi ilişkilerin geleceğini riske atıyor. İşte Atina'nın o tartışma yaratan adımları.
ASKERİ AKTİVİTELER
Ege semalarında uzun süredir devam eden gerilim, Aralık 2025’te tırmanışa geçti. Milli Savunma Bakanlığı, Türk uçuşlarının uluslararası hava sahasında yapıldığını ve sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini yineledi. Ege’deki gerginliği körükleyen bir diğer unsur ise, Yunanistan’ın savunma doktrininde yaptığı değişiklikler oldu. Yunan medyası ve uluslararası haberlerde, Atina’nın İsrail’den satın aldığı PULS ve benzeri sistemleri Ege adalarına konuşlandırma planları yer aldı. Bu planlar, Lozan ve diğer uluslararası anlaşmalarla "demilitarize" edilen adalarla ilgili hassas dengeleri yeniden gündeme getirdi. Türkiye bu adımları, bölgedeki statükoyu bozma ve daha geniş savunma iş birlikleri için “kullanılan bir bahane” olarak yorumladı.
KUDÜS BARDAĞI TAŞIRDI
2025’in son aylarında Kudüs’te düzenlenen Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs üçlü zirvesi sonrası Atina ile Tel Aviv arasında askeri iş birliği adımları dikkat çekti. Ankara açısından bu toplantı, Ege ve Doğu Akdeniz’deki stratejik denklemi değiştirmeye yönelik bir hamle olarak değerlendirildi. Yunanistan’ın, İsrail ile artan savunma bağlantıları; ortak tatbikatlar, eğitimler ve operasyonel hazırlıklar; Türkiye tarafından “bölgede Türk çıkarlarına karşı Batı eksenli bir yakınlaşma” olarak görülüyor. Türkiye'nin tepkisini çeken adımlar arasında Atina-Tel Aviv arasında ortak güç oluşturma planı da var. İsrail ve Yunan basınında kriz durumlarına müdahale için yaklaşık 2 bin 500 kişilik ortak bir askeri gücün gündemde olabileceği öne sürüldü. Buna göre İsrail ve Yunanistan ortak güce 1000, Güney Kıbrıs ise 500 asker sağlayacak.
KARŞILIKLI NAVTEX'LER
Hava sahası gerilimlerinin yanı sıra karada ve denizde de yeni gerilim işaretleri ortaya çıktı. Daha önceki dönemlerde olduğu gibi, Ege’de Navtex ilanları, araştırma gemisi faaliyetleri ve askeri tatbikatlar iki taraf arasında karşılıklı hamlelere yol açtı. 2025’in son çeyreğinde yine benzer şekilde hem Türkiye hem Yunanistan askeri varlığını artırdı, tatbikatlar ve deniz gözetimi yoğunlaştı. Bu gelişmeler, yıllardır görece durağan seyreden Türk-Yunan ilişkilerindeki kırılgan dengeyi yeniden sarsarken Yunan basınında "Ege’deki sakin sular algısı yerini dış politikada yeni gerilimlere bırakmaya başladı" yorumları yapıldı.






